2026_Ekim

O YILLARDA ATÇILIK; “KARŞILIKSIZ SEVGI” GIBI Basri Karabucak’ın sahaya gelişi, tam da atçılığımızın kargaşa dönemi. Haklı haksız herkes birbirinden şikâyetçi.“- Yarış ve Islah Encümeni’nin keyfi uygulamalarından bıktık” diyen atçılar, kuralların gelişigüzel uygulanmasını, otoritenin sağlanamamasını, il özel idarelerinin at yarışlarını “gelir kapısı” olarak değerlendirip patronluk taslamasını eleştiriyorlardı. Yarışseverler de sürekli yaşanan hatalı startlar, kazançlı biletlere yapılan ödemelerin “makaslandığı”, koşu sonuçlarının önceden belirlendiği gibi söylentilerle otoriteye olan güvenlerini yitirmişlerdi. Yarışçılığımıza o yıllarda kuşkuyla bakıldığı için, dönemin büyük gazeteleri de aralarında anlaşarak, at yarışlarına yer vermez olmuşlardı. Bu sürdürülebilir bir durum değildi… Türkiye Yarış Atı Yetiştiricileri ve Sahipleri Derneği yönetimi de, sorunlara köklü çözümler üretebilmek için, Onursal Başkanları, Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’ye başvurdu. Aralarında Fikret Yüzatlı, Ahmet Atman, Fehmi Simsaroğlu’nun da yer aldığı bir grup atçı, kendi sermayeleri kuracakları “ATYAR” adlı şirketle yarışları düzenlemek istiyorlardı. İsmet İnönü, ülkenin buna hazır olmadığını söyleyerek öneriye sıcak bakmadı. Zaten özerk bir yarış otoritesine bizde hiç sıcak bakılmadı ki… İnönü buna karşın eleştirileri haklı bulup, Yarış ve Islah Encümeni’nin görevine son verdi. Yeni bir yapılanma sağlanana kadar da İntikal Devresi Muvakkat Yarış Komitesi kuruldu. Komitenin hayata geçen ilk uygulaması, Adana ve Urfa yarışlarını yıllık programlardan çıkartmak oldu… Tüm bu olumsuz gelişmelere, 1949 yılının 31 Temmuz Pazar günü, bir koşunun startını protesto edenlerin neden olduğu Veliefendi Hipodromu yangını da eklenince, at yarışlarının saygınlığı artık “yerle yeksan” olmuştu… Ayağa kalkmak güçtü ama atçılık camiası bunu başardı. Biz konumuza dönelim… Komitenin Adana yarışlarını yıllık programdan çıkarttığını söylemiştik. Adanalı atçılar “üvey evlat” muamelesi gördüklerine inanarak, 1951 yılında “Adana At Sevenler Cemiyeti”ni kurdu. Amaçları, Adana’da at yarışları düzenlemek ve illerinin resmi yarış programına yeniden alınmasını sağlamaktı. Derneğin kurucuları arasında; Şadi Eliyeşil, Mehmet Kemal Karamehmet, Yasin Milli, İzzettin Özgiray, Mustafa ve Mahmut Karabucak kardeşler gibi Adanalı ünlü iş insanları ve atçılar yer alıyordu. Hemen bir yarış programı oluşturup,1951 yılının 8-15-22 ve 29 Nisan tarihlerinde yarışları düzenlediler.“Yarış ikramiyeleri nasıl ödendi?” derseniz, onu da atçılar ceplerinden karşıladı… Çoğunun atları Ankara’da koşuyordu ama onlar için daha da önemlisi, kentlerindeki yarışlara olan ilgiyi soğutmamak ve Adana’da resmi yarışların yeniden başlaması gereğini gündemden düşürmemekti. Çok uğraşıp, amaçlarına ulaştılar. İşte atçılık böyle bir şey… İşin sırrı Basri Karabucak’ın şu sözlerinde değil mi? “Yalnız şunu arz edeyim ki, bir şeyi sevmek şart. Atla çok uğraşmanız, atla konuşmanız lazım. Aslolan bir şeyi sevmektir. Bir arkadaş vardır para bağlar, ben bundan para kazanacağım diye bekler. Para beklemek için atçılık yapılmaz. Benim felsefem budur…” 49 Türkiye Jokey Kulübü • • O BİR EFSANE •

RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=