Bir yarışı kaybettiğinizde, neler hissediyorsunuz, ne yapıyorsunuz? Şöyle diyebilirim, gerçekten kazanacağını düşündüğüm bir atın, o gün performansından dolayı kaybetmesi durumunda, bunu açıkça atın ilgililerine söylüyorum. Ancak kendi hatam nedeniyle yarışı kaybettiysem, bu benim gerçekten çok zoruma gidiyor ve içten içe kendime çok kızıyorum. Nasıl bu hatayı yaptım diye kendimi sorguluyorum. Tabi bazı yarışların da gidişatları istediğiniz gibi olmuyor, farklılık gösterebiliyor, bazen iki at kaçar diyorsunuz kaçmıyor yarış çok yavaş gidiyor ya da hızlı gider diyorsunuz bir anda yarış yavaşlıyor, yavaş gider diyorsunuz hızlanıyor, orada kendi hatam olduğunda bu durum içten içe beni sinirlendiriyor. Sizin için en anlamlı zaferiniz hangisi? Ben hiçbir yarışı ayırt etmiyorum. Bana göre kazanılan her yarış bir başarıdır. Bu Maiden da olsa, Şartlı 1 de olsa, Grup 1 de olsa ayırt etmiyorum. Ancak tabi Grup 1 koşuları kazanabilmek o yarışlarda başarı sağlayabilmenin çok önemli olduğunu düşünüyorum. Başarılı jokeylerimizden, bu yıl en parlak sezonlarından bir tanesini yaşayan Ayhan Kurşun ile bir araya gelerek merak edilenleri konuştuk. Jokey olmaya nasıl karar verdiniz? Ertul Cankılıç sayesinde jokeylik kariyerime başladım. Kendisi akrabam oluyor. Çocukluğumda yarışlarını yakından takip ederdim. Onun yarışlarından heveslenerek bu yolculuğa başladım. Başlama sebebimin Ertul Cankılıç olduğunu söyleyebilirim. Boy dezavantajınıza rağmen, 20 yılı aşkın süredir üst seviyede kalmanızın sırrı sizce nedir? Boyun aslında bana çok bir zararı olduğunu düşünmüyorum. Burada asıl önemli olan bence kiloyu korumak. Bunu da açıkçası çok zorlanarak yapıyorum diyemem. Sadece biraz dikkat ediyorum kiloma. Boy tabii ki jokeylikte önemli ancak daha da önemli olan bence kemik yapısı, kalın veya benim gibi ince kemikli olduğunuz zaman kilo sorununu bir nebze de olsa atlatabiliyorsunuz. Kariyerinizin başındaki Ayhan Kurşun ile bugünkü Ayhan Kurşun arasında ne gibi değişiklikler oldu? Tabi ki ilk başladığınız zamandaki gibi olmuyor. Dediğiniz gibi 20 sene geçti, tecrübeleniyorsunuz, kaybederken kazanıyorsunuz, nasıl kaybettiğinizi analiz ettikten sonra daha iyisini nasıl yaparım düşüncesiyle kendinizi geliştiriyorsunuz. Tabi ki bu istemekle alakalı, arzulamakla alakalı bir durum. Şimdi bir işi yaparken, en iyisini yapmak istersiniz, ne olursa olsun ben de elimden geldiğince en iyisini yapmaya çalışıyorum, gençlik yıllarımda biraz daha agresiftim, şimdi kendimi baskılamayı öğrendim. Yılların da getirdiği tecrübeler oluyor, çalıştığımız ekiplerle sürekli çalışma taraftarıyım. Ben atçılıkta ekip olmanın çok büyük bir önem arz ettiğine inanıyorum. Bu şekilde de ilerliyorum. 43 Türkiye Jokey Kulübü • • RÖPORTAJ •
RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=