2025_Mart

SONUN BAŞLANGICI Gold Guard bu iki kötü yarışı sonrası 1600 metre mesafeli Kocatepe ve Fatih Sultan Mehmet Koşuları’nı kazanırken eski günlerine dönmüş görünüyordu. Disneyland’in çok ciddi tempo verdiği Kocatepe Koşusu’nu 3 boy geride takip edip, düzlükteki “yarışa yeni başlamış gibi” sprinti ile 5 boy önde bitirdi. Koşunun 1.35.21’lik derecesi o günlerin yayımlarında “süper” olarak değerlendiriliyor. Fatih Sultan Mehmet Koşusu’nda da Chico ile girdiği mücadeleden bir kez daha galip ayrılıyordu. Demek ki Sait Akson ve Gazi sonrası, Kocatepe ve Fatih Sultan Mehmet Koşuları’nı sadece mesafe 1600 metre olduğu için değil, Cankılıç’ın deyimiyle hırlayan boğazına rağmen, “niteliğini de ortaya koyarak” kazanmış. Şampiyonlar işte bu farklarıyla, diğer rakiplerinden ayrılıyorlar… Şampiyonu Gazi Koşusu’na koşmak bir hata ise, devamındaki Cumhurbaşkanlığı, Türkiye Jokey Kulübü ve Başbakanlık Koşuları’na katılması da ikinci hata… Kısa ve orta mesafelerde başarılı olan taylarımızı “hak etti” diyerek Gazi’de koşuyoruz. Mesafeye yatkın mı, nefesi, gücü yeter mi? Bunlara da bakmak gerek. İki yaşında çok başarılıydı ya da “Erkek Tay Deneme Koşusu’nu kazandı, Gazi’de koşmayı hak etti” söylemleri yanlış. Gold Guard tüm bu badirelerden 8,5 ay sonra, 1988 yılı Haziran ayında KV8 Şadi Eliyeşil Koşusu ikinciliği ile pistlere döndü. Böyle demeyelim de, dönmeyi denedi ama olmadı… Atların korkulu rüyası diyebileceğimiz solunum yolu rahatsızlığı, onun da yarış hayatının sonu olmuştu… 1986 yılında yarış hayatına başlayıp, son startını 1988 yılı Ağustos ayında aldı. Ergin Talay da bundan çok kısa bir süre sonra, çiftliğine atlarını görmeye giderken siyah BMW’si ile maalesef ki trafik kazasında hayatını kaybetti. Sanki sözleşmiş gibi, ikisi birden aramızdan ayrıldı. HARADA DA ŞAMPİYON Gold Guard sadece sahada değil, harada da şampiyondu... Sağlıklı koştuğu dönemde, 1600 metreye kadar ona rakip çıkmadığı gibi böyle bir atın olabileceğini de hayal etmiyorduk. Eşkali, pedigrisi ve performansı aygır olarak denenmesi gereğini gösteriyordu. 1990 - 94 yılları arası doğan 27 yavrusundan biri sahaya gelmemiş, biri hiç koşmamış. Start alan 25 tayından, 24’ü koşu kazanmayı başarmış. Günümüzde olsa, kısrak sahipleri bu istatistiğe bakarak sıraya girerlerdi… Aşım sayısı çok az değil mi? Bunun nedenini en iyi bilecek kişi, Can Güven’e sordum: “O yıllarda TJK özel aygırlara hizmet vermiyordu. Yetiştiriciler ulaşıp kısraklarını nasıl çekecekler? Ergin Talay vefat etmişti. Bu sebeple Ergin’in Düzce’deki harasına götürüp, geçmiş gün, 1000 lira, 2000 lira gibi sembolik bir bedelle aygır yaptık. Atçılar kısraklarını oralara götürme zorluğundan dolayı tercih etmediler. Aynı sıkıntıyı İslambol ve Trapper da yaşadı.” Can Güven’in söyledikleri, Gold Guard’ın yanısıra o yıllardaki başka şampiyonların da neden az sayıda aşım yaptıklarını açıklıyor. Gold Guard’ın hara performansı sadece nicelik değil, nitelik yönünden de kusursuzdu... Johny Guitar gibi 6 G1 galibi bir şampiyon, 1997 Erkek Tay Deneme Koşusu birincisi ve 1996 yılının şampiyon 2 yaşlı tayı İslambol, 1993 yılında Dişi Tay Deneme Koşusu’nu kazanan Pırıl onun yavrularıydı. 1987 yılı Fatih Sultan Mehmet Koşusu kupa töreni. 37 Türkiye Jokey Kulübü • • O BİR EFSANE •

RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=