İşte Gold Guard’ın öyküsü de tam burada başlıyor… Smaranda’nın Hanedan’dan sonraki yavrusunun erkek olması Ergin Talay’ı mutlu etmişti. Bu tayın babası Home Guard 1974 yılında İrlanda’da aygırlığa başlayıp, 1981 yılında Fransa’ya transfer oldu. 1983 yılındaki aşım bedeli 60 bin Frank, bizim paramızla 2 milyon Lira… 1000 - 1600 metre aralığında İngiltere’de G2 koşular kazanıp, Fransa’da G1 Prix de L’ Abbaye ve İngiltere’de G1 St. James Palace Stakes’te ikinci olan Home Guard, mesafe limiti özelliğini birçok tayına olduğu gibi Gold Guard’a da aktarmıştı. Ergin Talay sahadaki renkli kişiliklerden biriydi… 1969 yılında at sahipliğine, 1973 yılında yetiştiriciliğe başladı ve 1982 yılında TYAYSD Başkanı oldu. Onun temel özellikliğini sahadaki en yakın arkadaşı Semiral Bilbaşar şöyle anlatıyordu: “Atları belki de bizlerden daha çok severdi. Hareketli ve heyecanlı bir yapıya sahipti. Bu yüzden olacak, ona ismiyle değil, telaşe lakabıyla hitap ederdik.” EVDEKİ HESAP Yeni sezona Preveze ve Erkek Tay Deneme Koşusu birincilikleri ile başlayan şampiyon, geçilmezliğini 8 koşuya çıkarıyordu. İzmir kum pistinde 3 Açık Koşu kazanarak İstanbul’a gelen Disneyland’i Preveze Koşusu’nda kolayca geride bıraktı. Maserati’nin liderlik yaptığı Erkek Tay Deneme Koşusu’nu 4. takip etti; yarışın hızlandığı yerde, Ertul Cankılıç da atının temposunu yükseltip, ikincilikteki Chico’nun yanına geldi. Disneyland bu iki atın arasına girince, Gold Guard savruldu ama hemen toparlanıp “hiçbir şey olmamış gibi” devam ederek koşuyu kazandı. Böylece bekleme yarışı yaptığı ve aksilikler yaşadığı koşuda da iyi bir sınav vermişti… Sırada “işlerin ters gitmeye başladığı” Sait Akson ve sonrasındaki Gazi Koşusu vardı. Hani sıkça söylediğimiz gibi, “telafisi olmayan maçlar”…Gold Guard 2200 metrelik Sait Akson Koşusu’nda tam bir hayal kırıklığı yaşattı. Ertul Cankılıç mücadeleyi son 1000 metrede kabul ederek koşuyu kısalttı ve düzlüğe Chico ile birlikte “ortak” lider olarak çıktılar. Onlara Masserati, Nurbey ve Disneyland da katılınca yarış renklendi diyebiliriz. Son 400’ü Masserati, Chico ve Gold Guard arasında“kıran kırana” geçen yarışın sonunda, tribünler şampiyonu alkışlamaya hazırlanırken, o gerilemeye başladı… Koşuyu kazanan Masserati’den tam 2 saniye sonra potoyu bulabilmişti. İlk bakışta “sorun mesafedir, Cankılıç baktı olmayacak, atı üzmek istemedi” dedik ama gerçekte sorun daha da büyüktü. Cankılıç olanları şöyle özetliyor; “Burada bir hata yaptım. Gold Guard’ın boğazı kornej gibi ötmeye başlamıştı. 21 gün sonra Gazi Koşusu var… Gold Guard’ın gelemeyeceğini adım gibi biliyordum ama o güne kadar hep ben binmiştim…” Gazi Koşusu’nun startı verilince, ekürinin baş atının Night Fever olduğu anlaşıldı. Gold Guard ekürisine tavşanlık yapıyordu. Ertul Cankılıç, taktik gereği her geçen metrede tempoyu biraz daha yükseltince, Şampiyon son virajı zor buldu… Belli ki düzlükte ekürisine bariyer dibinden yol vererek avantaj sağlaması planlanmış ama Night Fever dışa açılınca planlar çöpe… Gold Guard’ın bariyer dibinden verdiği yoldan Mehter I jokeyi Nedim Kandur ile yararlanarak, 1987 yılı Gazi Koşusu’nu 80 lira 55 kuruş ganyanla kazandı... İşin ilginç yanı, Basri Karabucak da Nedim Kandur’a yarış pistinin planını çizip, son düzlükte mutlaka dışa çıkmasını tembihlemiş. Bu gerçekleşmeyince de eşine; “Ganime ben göremiyorum, bizim at nerde?” diye soruyormuş… Hani “evdeki hesap, çarşıya uymaz” özdeyişi var ya, bunu kesin atçılarımızdan biri söylemiştir... 36 • www.tjk.org • O BİR EFSANE • Seren 1'in jenerasyonunda 2 yaşlı şampiyon tay Esmerim
RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=