Demirkır ve Mustafa Demir Demirkır’ın babası Yozgatlı... Bendeniz sahaya geldikten hemen sonra, Satvet’le tanışıp herkes gibi ona hayranlık duyanlardan birisi olmuştum… Bir yıl sonra da Yozgatlı I sahaya geldi, 8 yaşının sonuna kadar koştu. Aralarında Satvet de olmak üzere ne atlarla mücadele etti, bir bilseniz… Devlet harasında yetişip, Satvet’i geçen iki safkandan biri… 1973 altın yılı olmuştu. Satvet’le birlikte koştuğu Açık Koşulardan birinde ganyanının 20 Lira 55 Kuruş, diğerinde 62 Lira 15 Kuruş verdiğini görüyoruz. Bu iki yarışta da 4 at koşmuşlar... Yozgatlı I de aynı Satvet gibi “boyundan büyük işlere kalkışıp”, geçemeyeceklerini bildikleri, “merdiven altı yetiştiricilik imalatı” diyebileceğimiz rakiplerle mücadele ettikleri için bizlere sempatik geliyordu. O dönemlerde müşterek bahisle fazlaca (!) ilgileniyorduk… Devlet haralarında yetişen kahramanlarımız, özel haralardan gelen rakipleriyle koştukları zaman, bahislerdeki ilk tercihimiz genellikle özel hara atları olurdu. Koşuyu sessiz sedasız izler, Satvet, Yozgatlı I ya da devlet harasında yetişen bir başka at “kazara” kazanırsa, inanın sevinirdik… Para kaybedip, sevinmek… Buna akıl kıtlığı diyebilirsiniz. Bizlerin tesellisi ise, mazlumdan yana olmaktı... ŞAMPİYONUN AYAK SESLERİ 1984 yılından söz ediyoruz, günümüzün iletişim olanakları yok. Yeni yarış sezonları Adana ve İzmir’de açılıyor, Arap tayları ilk yarışlarını orada koşuyorlar. Demirkır da Adana’da hazırlanıp, yarış yaşamına orada başlıyor. Sahibini söylemiştik, Mustafa Demir. Tayı sahanın sevilen isimlerinden Nuh (Yıldız) Baba çalıştırıyor, antrenörlüğünü Ali Güneş yapıyordu. Adana’daki atçılar, tay yarışları yaklaştıkça; “Burada onu geçecek tay yok” diyerek Demirkır’ı şampiyonluğun en güçlü adayı olarak ilan ediyorlardı. Adana - İzmir rekabeti yüzünden, bazı yıllar şampiyon orada mı, burada mı tartışmaları da çıkardı… Bu iddialaşmalar, İstanbul’da yaşayan bizlere kadar ulaşıyordu ama bazen o günlerde yapılan “tatlı” atçılık sohbetlerinden de öteye geçmiyordu. Ben kendi adıma, duyduklarımı o il sınırları içinde değerlendiriyordum… Örneğin 1984’te, Adana’daki atçılar şampiyon tayın orada olduğunu söylerken, İstanbul ya da İzmir’deki tayları “enine boyuna” bilmiyorlar, belki de hiç görmemişlerdi. Bu nedenle söyledikleri Adana için geçerli olabilirdi. 70 • www.tjk.org • O BİR EFSANE •
RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=