Barbaros 6 ile Şartlı 1 koşuda yarış yaşamına birlikte başlıyorlar ve Köroğlu 4 kazanıyor. Aynı sezonun sonundaki 800 metrelik Açık Koşuyu da 0:57.00 ile kazanırken Ersoylu ve Barbaros 6’yı yine geçmiş. Ersoylu, sahada da, harada da unutulmaz şampiyonlarımızdandı. Bu arada, 800 metrelik koşuların Adana kum pistinde 2001 yılı sonuna kadar sürdüğünü ve en iyi derecenin 0.56.68 olduğunu da anımsatmak isterim. Niye bunları anlatıyorum? Mustafa Demir’in satın aldığı 1977 doğumlu Köroğlu 4; Hilalüzzaman 6 - Neame 23 / Kuruş 8 orijinli. Sultansuyu Harası’nın bundan 4 yıl sonra, angajmanlı tay satışlarına getirdiği, 23 Neame’nin Yozgatlı I’den olan yavrusunu da Mustafa Demir satın aldı. 2 milyon Lira verdiği bu erkek tayın ismi Demirkır… 23 Neame yavrularının alımında “ilk göz ağrısı” Köroğlu 4’ün etkili olduğunu düşünenlerdenim. Demirkır, 1983 yılı satışlarında, Sultansuyu Harası’nın en pahalı ikinci tayıydı. Mehmet Şimşek, bu fiyattan 5 bin Lira fazlasını Gaziantepli’ye ödemiş. Çifteler ve Karacabey’in aynı yıl sattığı taylara bakacak olursak da, “sudan ucuz”... Çifteler Harası’nın 3 tayı 7 milyon ve üzerine gitmiş. İNANCIN ZAFERİ Burada bir parantez açalım… 23 Neame ile Yozgatlı I eşleşmesini 1980 yılında başlatıp, buna inanarak altı yıl aralıksız biçimde sürdürenlere de teşekkür etmek gerek. Arap atı yetiştiriciliğimizin gelişmesinde önemli payı olan Mehmet Ali Kiper de bu yöndeki çalışmalara şöyle dikkat çekiyor; “Ülke safkan Arap atı yetiştiriciliğinin ana planı, seleksiyona önem verilerek bilinçli bir şekilde yetiştirme metotlarını kullanmak ve bilhassa bunlar arasından kan yakınlığı sistemine belli ölçüde yer vermek suretiyle safkan yetiştiriciliğinin bu düzeye ulaştığını görmekteyiz.” Neame 23’ün koşan ilk erkek yavrusu 1974 doğumlu Atabey; 4 yıl süren yarış yaşamı boyunca 14 koşu kazanmış. Daha sonra Köroğlu 4, Demirkır ve Demirkır’ın ana - baba kardeşi, 1985 doğumlu Balık. Besim Balık’ın sahibi olduğu bu atın adını en azından duymuşsunuzdur. Demek ki bu anadan doğan taya, sahibinin soyadı da eklenince, bir başka koşuyorlar… Neame 23’ün dişi yavrularının kadro fazlası olarak ayrılarak satılmamasın olumlu sonuçları sonraki yıllarda görüldü. “Nereden biliyorsun, sahaya gelseler belki de şampiyon olacaklardı” diyebilirsiniz. Elbette ki böyle bir olasılık var ama ben “Dimyat’a pirince giderken, evdeki bulgurdan olmak” atasözüne inananlardanım… Neame 23’ün Demirkır’dan sonraki yavrusu Neame 38’i ısrarla Volga II’ye çekmişler. Doğan erkek yavruları: Hastay, Sertay, Sezenbey, Dost Karaca… Bir yıl sonra doğan Neame 39’un erkek yavruları: Başta Halid ve Özgünhan olmak üzere, Dinçerbey, Don Juan, Evren I, Sam-Ay, Kadirhan ve Yavuzca… 43 Neame’ye gelince; Devirhan, Veziroğlu, Talimhaneli… Bu yavrulara bakınca, evdekinin bulgur değil, “Tosya Pirinci” olduğunu düşünüyorum. Mehmet Ali Kiper, 3 yaşlı Arap taylarını anlattığı 1984 Yarış ve Yetiştiricilik yıllığında daha da gerilere giderek şöyle diyor; “Neamelere gelince; bu familyanın toplandığı yer Sultansuyu Harasıdır. 1969 yılı itibariyle 29 familya numarası alanlar arasında Mesut, Küheylan I, Berk, Hedban, Seklavi, Küheylandabi, Gandi II, Kuruş, Alkuruş, Sa’ad, Hilalüzzaman kanlarının çok ahenkli ve verimli bir şekilde yer aldığı görülmüştür. Büyük lider aygır Ersoylu ve yılın genç süper yıldızı Demirkır bu familyanın ürünüdür.” 1985 yılı Cumhuriyet Koşusu kupa töreni. 69 Türkiye Jokey Kulübü • • O BİR EFSANE •
RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=