2025_Agustos

GAZİ KOŞUSU VE HEMEN SONRASI Erkek Tay Deneme Koşusu’nun sonlarında zorlanması, Sait Akson’da geçirdiği kaza, belki hepsinden de önemlisi Gazi Koşusu öncesi tam 8 gün idman yapmaması Uğurtay için “ciddi” soru işaretleri yaratıyordu. Excalibur ise, Sait Akson Koşusu’nda parlak bir birincilik elde ederken mesafeye yatkınlığını da kanıtladı. İşler karışmıştı… “Gazi’yi Excalibur kazanır… Uğurtay bu şartlarda kazanırsa, büyük iş başarmış olur.” diyenlerin sayısı gün geçtikçe artıyordu. Kuşkular vardı ama yine de favori Uğurtay’dı ve Gazi Koşusu’nu beklenenden de kolay kazandı… Startla birlikte Excalibur liderliği aldı ve son 600’e kadar 1.5 boy farkla önde, arkasında da Uğurtay, Payidar, Aslanım ve Jebrah sıralanmışlardı. Uğurtay, daha 1800’de ikinciliğe girdi. Düzlüğe Excalibur yarım boy önde, Uğurtay ikinci durumda çıktılar. Son 400’de liderliği alan Uğurtay, Excalibur’la olan farkı 4 boya kadar çıkararak potoya uzandı. Yaşamadığımız için bilemeyiz ama tahmin edebiliriz. Gazi Koşusu’nu kazanmak tarifsiz bir mutluluk olsa gerek. Hele bunca olay ve yaşanan şanssızlıklardan sonra… Fakat Yavuz Sarıkaya bunun tadını çıkaramamış; - Yarışın ertesi günü yazlığa gittim. Gazi Koşusu bana keyif vermedi. Neden keyif almadım? Çünkü jokey değişikliği yaptık… O koşuda Uğurtay’a binmek Ekrem’in hakkıydı. O bir hata yaptı ama yine de atı ona teklif etmemem yanlış oldu ve sinirlendiğim için haksızlık yaptım… Kızdığım zaman benim böyle fevri (birdenbire ve düşünmeksizin yapılan) hareketlerim vardır. Ekrem gibi bir adamın elinden atı aldım, hata ettim… Triple Crown artık Uğurtay’a çok yakındır… “Mesafe uzadıkça bu tayın işi zorlaşır” diyenler bile, onun Ankara Koşusu’nda geçilebileceğine ihtimal vermiyorlardı. Ankara Koşusu’nda da Excalibur yarışa tempo vermeye başladı. Bu kez biraz daha geride bekleyen Uğurtay, 1600’de üçüncülüğe girip, 600’de öndeki Excalibur’u yakaladı ve uzak farkla koşuyu kazandı. Şöyle birkaç ay geriye doğru dönerek, bakacak olursak… Bir tayın, bu koşullarda Triple Crown galibi olması… Uğurtay, hiç kuşku yok ki bunu başarabilecek niteliklere sahipti… Şampiyon 3 yaşlı döneminde 10 koşuya katıldı. Sait Akson dışındaki 9 koşudan 7’sini kazandı. 20 Haziran 1984’te kazandığı Maiden’dan, 21 Eylül 1985 günü koşulan Ankara Koşusu’na kadar, tam 1.5 yıl -Sait Akson dışında- 13 yarış, 13 birincilik… Karanimo - Seren I şeklinde sonuçlanan Cumhurbaşkanlığı Koşusu ve sonrasında da, Karanimo - Fethiyeli şeklinde sonuçlanan Fetih Koşuları’nda 3. kaldı. Sezonu Prens Halim Sait Koşusu birinciliği ile noktaladı. Cumhurbaşkanlığı Koşusu’nu izleyenler anımsayacaklar; potoyu Seren I önde geçti ama faul yaptığı gerekçesiyle sıra değişikliği olmuştu. ŞAMPİYONA YAKIŞAN BAŞLANGIÇ 1986 sezonuna iki şampiyonla başladık: Seren I ve Uğurtay… Hafız da “erkenden” onlara eklenince sayı üç oldu… Uğurtay sezona favori olarak girdiği KV8 Talha Dinçel ve G3 TSYD Koşuları birincilikleri ile başladı. Sıradaki İsmet İnönü Koşusu’nda iki şampiyon kozlarını paylaşacaktı. Seren I ve 1985’in şampiyon 2 yaşlı tayı Nur bu koşuyla sezonu açıyorlardı. Uğurtay koşuyu kazanırken Seren I ikincilikte kaldı. Yaklaşık 4 boy geriden gelip, Seren I’i geçmek, “bilenler, bilir” öyle kolay iş değildi. Ayrıca, 2000 metrelik koşu, o yıllar için 2:01.83 gibi çok iyi bir dereceyle sonuçlanmıştı. Uğurtay’ın 3’te 3 ile parlak bir başlangıç yaptığı ve onun için 4 yarış süren 1986 sezonunun “perde arkasını” Levent Sarıkaya’dan dinleyelim; - Uğurtay sezona harika bir şekilde başlamıştı. Atın tabanları sorunluydu ama Veliefendi çim pisti günümüze oranla daha yumuşak olduğu için, bir problem yaşanmıyordu. O yılın Cumhurbaşkanlığı Koşusu, sert ve kuru pistte koşuldu ve bu da Uğurtay’ın ciddi bir molet arızası yaşamasına sebep oldu. Atın 600’de şöyle bir sallandığını hissettik… Babam koşudan sonra, atın sakatlandığını ve bir daha koşmasının zor olduğunu söyledi. 46 • www.tjk.org • O BİR EFSANE •

RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=