İstanbul yarışları “var hızıyla” sürüyordu. Sağdan, soldan atların hastalandığı haberleri gelse de ilk 8 yarış günü tamamlandı. 3 yaşlı dönemine geçtiğimiz yıl kaldığı yerden başlayan Uğurtay, Triple Crown’nın ilk adımı olan Erkek Tay Deneme Koşusu’nu 5 Mayıs günü koştu. Yarışı ön grupta kabul ederek, 1400’de Gökhan ve Jebrah’ın arkasında üçüncü, 1000’de ikinci durumdaydı. 300’de liderliği aldı ama Aslanım ve Brune d’ Or güçlü ataklarla aradaki farkı kapattılar. Uğurtay bu mücadeleyi, Aslanım’ın yarım boy önünde kazanabildi. Onun için zor bir koşu olmuştu. Sadi Harmanbaşı Banko’daki yorumunda; “Uğurtay kazandı ama bu bir tehlike çanıdır. Rakiplerin Uğurtay’a bu kadar yaklaşması, mesafe uzadıkça işlerin daha da tehlikeli olacağının işaretidir. Bu yıl Uğurtay’ı galiba geçecekler…” diyordu. Yavuz Sarıkaya ise; - Tay Deneme’de bayağı sıkıştırdılar. Atta rahatsızlık başlamış ama biz bunu anlamadık.” Neyse ki Sait Akson Koşusu var; burada görüşler biraz daha netleşecek… 11 Mayıs Cumartesi günü, “kim bilir ne umutlarla” hipodroma vardığımızda, hastalık gerekçesiyle 11 atın o günkü koşulardan silinmesine anlam verememiştik. Hastalık olduğunu biliyorduk ama boyutunun farkında değildik. 12 Mayıs Pazar günü komiserler kurulunun yaptığı açıklama her şeyi anlatıyordu:“ Yarış atlarında bulaşıcı olarak seyreden at gribi (equine influenza) hastalığından halen 127 at hastalanmıştır. Hastalık koşuların seyrine engel teşkil etmektedir.” Bu açıklama ile birlikte, hastalığın sönüşüne kadar koşuların ertelenmesine karar verildi. Durum gerçekten de çok ciddiydi. Bir gün sonra, hastalanan at sayısının 258’e yükseldiği açıklandı. 1985 yılı yarış takvimi, önce İzmir, sonra da İstanbul’da baş gösteren at gribi nedeniyle “darmaduman” olmuş, örneğin; Gazi Koşusu 7 Temmuz Pazar gününe ertelenmişti. - Tay denemelerden sonra yarışlar durduruldu. Bakanlıktan gelen veterinerler, durumun çok ciddi olduğunu, değil yarış koşmak, atlarımızı idmana bile çıkarmayacağımızı söylediler. Tay Denemeden sonra 15 gün idman yapmadık, ondan sonra hazırlanıp Sait Akson Yarışı’nı koştuk. SONRASINDA YAŞANAN KAZA Yarış programındaki zorunlu değişiklik nedeniyle Sait Akson Koşusu, Erkek Tay Deneme’den 49 gün sonraya alınmıştı. Bu koşunun da büyük favorisi elbette ki Uğurtay’dı. Start verildi ve koşu başladı… O da ne? Uğurtay ve Ekrem Kurt, daha start çıkışında, kapaklanıp yıkıldılar. Bu ne büyük şanssızlık… Yaşananlar unutulmaz bir olaydı. Önce derin bir sessizlik, sonrasında da hafif bir uğultu. Ekrem Kurt kıpırdamadan yerde yatıyor… Bizim tribünden gözüken buydu. Yazgı mı dersiniz, kaderin önüne geçilmez mi dersiniz bilemem ama Yavuz Sarıkaya ile Ekrem Kurt, bu koşu öncesi, ilginç bir diyalog yaşıyorlar: - Yavuz acaba en dış startı mı istesek? - Ne gerek var. - Ya bize bir start çıkarsa… - Şansımıza, ne çıkarsa… - Sanki onun içine doğmuş gibi bir startı çektik. Ekrem, ya geç çıkıp kapanırsak diye telaş yapıyordu. Hızlı çıkmak için hamle yapınca, at arka ayaklarını ön ayaklarına yetiştirdi ve ikisi birden yıkıldılar… Nasıl yaptıysa, arka ayakları ile iki ön ayağının da zırh başlarını yarmış. At kaçtı, dizlerini falan yaralamış. Akşam Ekrem’e geçmiş olsuna gittim. Oturduk, konuştuk. Ertesi gün sahaya geleceğini söylemedi. 44 • www.tjk.org • O BİR EFSANE •
RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=