2024_Haziran

81 Türkiye Jokey Kulübü • • TARİH • SAKAĞI Atlarda meydana gelen öksürük. SALLABAŞ Yürürken başını sallayan (at). SARAÇ - SERRÂC 1. Eyer ve başka at takımı yapan ve satan adam; saraç dükkânı; saraçlar çarşısı. 2. Meşin ve sahtiyan üzerine sırma ve ipekle işleyerek çeşitli eşya yapan esnaf. SER-HAYL 1. Bir atlı bölüğünün veya bir kervanın başı, ileri geçeni, reisi. 2. Mecaz: Baş, reis, en ileride bulunan, güzide: Serhayl-i üdebâ. SUVARIM Sulamak tarz ve usulü ve araziye bir kerede verilen su miktarı: “Bir suvarım.” SUNTIRAŞ - SONTIRAŞ yahut SONTIRAÇ Tırnak kesen] Hayvanların tırnağını kesip düzeltmeye mahsus nalbant aleti. SÜMPÂRE [Türkçede yaygın söylenişi: zımpara.] Hayvan tırnağı ve buna benzer şeyleri aşındıran sert şey; zımpara kâğıdı: Madenî ve tahta vesaireyi eğelemeye mahsus üstüne sert bir toz yapıştırılmış kâğıt veya bez. Osmanlıca kaleme alınan Kâmûs - ı Türkî’nin “Yeni harflere” çevirisini yapan Turan M. Türkmenoğlu’nun kıymetli çalışmasında yer alan sözcükleri seçerek okuyucularımıza aktarmaya devam ediyoruz. At ve atçılık ile ilgili ilk lügat olma özelliğini taşıyan bu kıymetli kaynağı ve Türkiye Jokey Kulübü’nün katkılarıyla, tam yüz yıl sonra okuyucular ile buluşan İhsan Abidin Akıncı’nın kaleme almış olduğu, “Osmanlı Atları” adlı eseri TJK Yayınları’ndan temin edebileceğinizi de ayrıca hatırlatmak isteriz. Keyifli okumalar dileriz... 1. (Hayvanlara)su vermek, (araziye) su koyuvermek, iskâ, irvâ etmek: Beygirleri, inekleri, tarlayı, bahçeyi suvardınız mı? 2. Demiri kızdırıp sertleştirmek için suya daldırmak. SUVARMAK • Hasan Ali Say

RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=