Yapılan çalışmalar, binicilik ve atla terapi seanslarının, spesifik olmayan sırt ağrılarına, kısaca MS olarak adlandırılan bağışıklık sisteminin beyne ve sinirlere saldırması sonucu kol veya bacak hareketleri, görme, duyu ve denge sorunlarına yol açan merkezi sinir sisteminin kronik hastalığı olan Multiple Skleroz’a ve de halk arasında kireçlenme olarak da bilinen, dayanılmaz ağrılara neden olabilen Osteoarthritis (eklem iltihabı) hastalığında hastanın ağrılarını azalttığını gösteriyor. Dünya çapında insanların %20'si kronik ağrıdan yakınmakta [1], nüfusun bazı alt gruplarında ise insanların %40'a varan oranda bu sorunla mücadele ettiği bilinmektedir [2]. Kalp durması, felç veya kanserden daha az hayati tehlike arz ediyor gibi görünse de hastanın hayatını çekilmez hale getirdiği için tıbbi yardım aramayla sonuçlanan en yaygın sorunlardan biri de kronik ağrılardır. Sadece Amerika Birleşik Devletleri'nde sağlık hizmetleri, hastalık izinleri ve engellilik ödeneklerini içeren kronik ağrı maliyetinin yıllık 560 milyar Amerikan Doları olduğu tahmin edilmektedir [2]. Hippoterapi, serebral palsi, dikkat eksikliği, otizm ve geriatrik popülasyondaki hastalar için potansiyel bir tedavi takviyesi olarak başlamıştır. Atın ritmik yürüyüşü, yürüme sırasında pelvisin hareketini taklit edebilen, tekrarlayan duyusal ve motor uyarılardır [3]. Binicilik sırasında atların çok yönlü hareketleri binicinin leğen kemiğine ve omurgasına iletilerek hastanın hareket aralığı genişletilir, çekirdek kasları güçlendirilir ve stabilizasyonu ile dengesi iyileşir. [4, 5, 6]. At destekli terapi genellikle hastalar tarafından çok faydalı algılanır, hastalar sürece dahil olurlar, uyumları daha yüksektir [3]. Hatta hippoterapinin hormon düzeylerini etkileyerek serotonini arttırıp kortizolü azaltabileceğine dair göstergeler vardır [7]. Hippoterapi ilk başta uygulanabilir görünmeyen ancak sonunda faydalı sayılabilecek sonuçlar veren felç rehabilitasyonu [8], yaşlı diyabetiklerde insülin duyarlılığının iyileştirilmesi [9], geriatride düşmelerin önlenmesi [9] gibi durumlar da dahil olmak üzere çok sayıda koşulda test edilmiştir. Birazdan sonuçlarını paylaşacağımız çalışmaların bazılarında terapi maliyetini azaltmak ve normalde atların ihtiyaç duyacağı dinlenme süresi dezavantajını ve lojistik konusundaki problemleri ortadan kaldırarak terapi süresini kısaltmak, sert hava koşulları, hastaların alerjileri, olası kazalar ve ata binme kaygısının üstesinden gelememe gibi dezavantajları ortadan kaldırmak için binicilik simülatörleri kullanılmış olsa da bu simülatörlerin at sırtındaki hareketleri mümkün olan en gerçekçi şekilde taklit edecek biçimde tasarlanmış olması önemlidir. 47 Türkiye Jokey Kulübü • • ARAŞTIRMA •
RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=