2021_Mart
yapıp yapmadığına bakılır. Bol altlık serilmiş bir ahıra alınabilir. Bu arada ayakta durmasına çalışılmalıdır. Veteriner hekim gelene kadar, yedekte gezdirilebilir. Fakat yürüyüş yaparken yorulduğu zaman, dinlenmesine izin verildiğinde ayakta tutulmalıdır. Bu önlemler sayesinde yatıp yuvarlanarak kendini yaralamasının önüne geçilmiş olur. Sancı ne kadar şiddetli ise, veteriner hekimin muayenesi de o denli hızlı yapılıp bitirilmelidir. Atlarda sancıya yol açan bazı patolojik değişiklikler şunlardır: Bağırsak duvarının aşırı biriken gaz, sıvı veya kısmen sindirilmiş besinler ile daralarak gerginleşmesi. Bölgedeki dokuların gerilmesi ile bağırsakların normal pozisyonlarının dışında hareket etmesi. Mide yangısı (gastrit), ince bağırsak yangısı (enterit) ve kalın bağırsak yangısı (kolit). Ayrıca mide veya bağırsaklardaki ülserler. Fıtık veya bağırsağın kendi ekseni etrafında dönmesi sonucu, bağırsak dokularının bir bölümüne yeterince kan gidememesi ve kısmi doku ölümleri. Bağırsak dışındaki yangıların bağırsak duvarının içine veya üzerine yayılması. Bağırsağın ve / veya kan dolaşımının yiyecek, parazit, toprak kumlu ise yerde yiyen atlarda kum veya başka yabancı maddeler ile tıkanması veya geçişin engellenmesi. Genital organlarda veya idrar yollarında spazm. Bağırsak taşlarının bağırsak içinde büyümesi. Doğum sonrasında dışarıya atılamayan yavru zarları. Açıklanamayan veya bilinemeyen diğer olaylar. Sancının çeşitleri gibi klinik belirtileri de çoktur ve bu belirtiler sancıya özel değil, genel belirtilerdir. Sancılanan atlarda bunların birkaçı bir arada görülebilir. En çok dikkat çeken belirtiler ön ayakları ile yeri eşelemesi, başını çevirerek karın boşluğuna bakması, ön ayaklarını ileri, arka ayaklarını geriye uzatarak bedenini gergin pozisyona alması, karnını ısırmaya veya arka ayakları ile tekmelemeye çalışması, yaralanma pahasına bilinçsizce kendisini yere atması, köpek oturuşu denilen arka ayakları üzerine oturması, sık sık yatıp kalkması, yattığı yerde yuvarlanması, ve kuyruğunu bir kırbaç gibi sağa sola sallaması gibidir. Üst dudağını yukarıya kaldırıp bir süre öylece tutar. Solunum ve nabız sayısı artmıştır. İştahı kesilmiştir. Tüm bedeni terleyebilir. Aşırı tedirgin ve huysuzdur. Gözleri kan çanağına dönmüş, diş etleri ve dudak iç kısımları koyu kırmızıdır. Durgun ve halsiz görünür. Mide ve bağırsak harekelleri yavaşladığı için bu hareketler muayenede duyulmayabilir. Dışkılama ve idrar yapamayabilir. İleri olaylarda karın bölgesindeki şişkinlik dışarıdan fark edilebilir. İdrar pozisyonu alır ama idrar yapmaz. Bazı atlar sancılanmaya daha meyillidir. Bu konuda bakım ve beslenme alışkanlıklarının yanı sıra bazı olumsuz davranışlar ve ahır yönetiminden kaynaklanan hatalar, sancı olaylarının meydana gelmesi için hazırlayıcı nedenlerdendir. Atın rasyonundaki ani değişiklikler ve alışkın olmadığı yemler sancılanması için büyük risklerdir. Bu gruba küflü ve bozuk besinleri tüketmesini de dahil edebiliriz. Rasyonları ağırlıklı olarak lifli (sellülozlu) yemleri içermelidir. Fakat bu yemler de sindirilebilir boyutlarda olmalıdır. Çok büyük ve çok kaba olmamalıdır. Sert yapılı ve kart saman gibi maddeler sancıya neden olurlar. Bir öğünde çok miktarda taneli yem verilmemelidir. Günlük tüketmesi istenen yem tutarı, en az üç seferde verilmeli, taneli yem gibi konsantre besinleri azar azar ve sık sık yemeleri sağlanmalıdır. Pek çok sancı olayı fazla miktarda taneli yem verilip, kaba yemin az tüketilmesi sonucunda ortaya çıkmaktadır. Diş bakımına ve ağız sağlığına özen gösterilmeyen atlar, özellikle taneli yemleri ağızlarında tam olarak çiğnemeden yutarlar. Bu yemlerin sindirim sisteminin alt bölgelerinde parçalanamaması sonucunda bağırsaklarda tıkanma veya içeriğin sıkışması ile sancıya yol açar. Düzenli olarak parazit kontrol ve koruma programı uygulanmayan atların bağırsaklarında çoğalan iç parazitler (özellikle kızıl kurtlar) sancı meydana getirirler. Daha çok ilkbahar aylarında olmak üzere, haralarda atlar günün büyük bir bölümünü yeşil otlarla kaplı padoklarda geçirirler. Çok miktarda yeşil çayır otu tüketimi sancı olaylarının görülme oranını arttırmaktadır. Otlarla birlikte yutulan toprak ve kum parçaları da sancıyı oluşturan büyük risklerden birisidir. Ayrıca ahır kapısı, padok çiti ve benzeri ahşap cisimleri sürekli ısırma alışkanlığına sahip olan atlarda da sancı olaylarına sıklıkla rastlanmaktadır. Uzun yolculuklarda ve sonrasında yem ve ortam değişikliklerinde de atlar sancılanabilirler. Yeterli miktarda su içmeyen atlarda bağırsak içeriği tam olarak yumuşak değildir. Bu sert kitle tıkanmalara ve sancıya neden olur. Çoğunlukla 5’inci, 6’ncı aylarda olmak üzere doğumdan sonraki aylar içinde kısraklarda sancı olaylarının görülmesi sıkça rastlanan bir durumdur. Uzun süre ağrı kesici ve yangı giderici ilaç kullanımı ve stres de sancıya neden olur. Bunlardan başka nedeni anlaşılamayan veya açıklanamayan sancı olayları ile de karşı karşıya kalmak her zaman mümkündür. Karın boşluğundaki organlarda boğulma, düğümlenme, tıkanma veya yangısal olaylardan dolayı ağrı (sancı) meydana gelir. Sindirim sistemindeki organların bir kısmının boğulması, düğümlenmesi veya bükülmesi ile bu bölgenin kan damarları tarafından beslenmesi aksar. Cerrahi müdahale yapılmazsa sonu iyi değildir. İnce bağırsağın orta kısmının (jejunum) veya bazen de son kısmının (ileum) bir bölümü kendi ekseni etrafında dönerek adeta sosis gibi bükülür. Karın duvarı ile bağlantısı bulunan kalın bağırsağın bir bölümü aynı ince bağırsak gibi kendi ekseni etrafında dönebilir. Kısraklarda doğumdan sonra görülen bir rahatsızlıktır. Fizyolojik bakım veya beslenmeye bağlı olabildiği gibi, kısrağın egzersiz yapması ve bağırsaklardaki mikroorganizmalar ile ilgili olduğu düşünülmektedir. Çok ender olarak ince veya kalın bağırsaklar katlanmış çorap gibi içiçe geçebilir. Sıkışıp boğulan kısım, kansız kalır ve beslenemez. Bağırsakları karın duvarına bağlayan ve üzerinde kan damarları taşıyan mezenter denilen periton kıvrımı yapısındaki organ bir çeşit askı görevi görür. Mezenter üzerinde gelişen ve ince bağırsakları sarıp baskılayan lipoma denilen yağ tümörleri bağırsakların boğulmasına neden olur. Genellikle iğdiş ve yaşlı atlarda görülür. Kalın bağırsağın karın duvarının üst kısmına bağlanarak asılmış durumda olması ona hareket olanağı sağlar. Çok ender durumlarda sağa veya sola yer değiştirdiği zaman, diğer organların sıkıştırması sonucu kapana kısılmış gibi hareketsiz kalır. İşlevi bozulur ve bağırsak içeriğinin arka kısımlara geçişi engellenir. Mide, ince bağırsakların genellikle orta ve son kısımları ile kalın bağırsaklarda sindirilemeyen katı yiyecekler, kum gibi yabancı maddeler ve daha çok taylarda görülen ascarid gibi parazitler tıkanmalara ve sancılara neden olur. Ayrıca ince ve kalın bağırsaklarda enterolith denilen mineral taşları büyüyerek içerik geçişini engeller. Bu taşların operasyonla dışarıya alınmaları gerekir. Bakteri, virüs ve mantar etkenlerinin neden olduğu yangısal olaylarda da ağrı (sancı) vardır. Ateş ve ishal gibi belirtilerle kendini belli eder. Enfekte atlar tarafından çevreye saçılan hastalık etkenlerinin diğer atlara da bulaşma tehlikesi vardır. İnsan iki küçük et parçası ile ölçülür. Kalbi ve dili... Gazali 49 TJK’NIN SESİ MART 2021
Made with FlippingBook
RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=