2020_Mart
Aknasip’in benim bildiğim hikayesi 1983 yılının Şubat ayında başlar. Çocukluğundan beri atların içinde olan, Adıyaman’ın en geniş ailelerinden birisi olan Emre’lerin reisi babasından “Kapında her zaman at olsun” nasihatı almış olan kadim dostum Ercan Emre Beyefendi, Dame De Sion’ da okuyan ve Voleybol takımında olan, bugünün profesör adayı büyük kızının maçları için yanına küçük kızını da alarak Eskişehir’e gider. Turnuva 3 - 4 gün sürecektir. Arada boş bir gün de vardır. At sevdalısı Ercan Emre’nin o boş günde yapacağı tek bir iş vardır. Mahmudiye’ye Çifteler Harası’na gidip, o sene satılacak tayları görmek... O da aynen öyle yapar. Kızlarını alır ve doğruca haraya gider. Muzaffer (Can) ve Hüseyin Çavuşları bulur. Boksları dolaşmaya başlarlar. Maşallah ikili tayların hepsi birbirinden güzeldirler… Gezi sırasında kızlar babalarına seslenir. “Baba burada çok güzel bir tay var” ve Ercan Emre tayı görür. Çok beğenir. “Ah bu tayı keşke ben alabilsem” der A UNUTAMADIKLARIM HASAN SAYDAM AKNASIP 10 YAŞINDA BiLE 3 KOŞU KAZANMIŞTI 48 TJK’NIN SESİ MART 2020
Made with FlippingBook
RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=