2020_Aralik

denilen kemik sorunları görülmektedir. Genel olarak her iki rahatsızlığı da tayların gelişimi sırasında değişik beden ağırlıklarına ve boya sahip taylarda rastlanılmaktadır. OCD’nin saptandığı eklemlerde, kıkırdak normal yapı ve şekilde değildir. Kıkırdak ve kemik gelişmesi düzensizdir. Zayıf olan kıkırdak ve kemik kopmaları meydana gelebilir. Kopan parçalar eklem sıvısı içinde yüzerler. Gevşek yapıdaki serbest kalan parçalar ile normal yapıdan uzaklaşmış kıkırdak ve kemik dokuları eklemde yangıya neden olurlar. Sonuçta arthritis dediğimiz eklem yangısı şekillenir. OCD, genel olarak bir çok etkenin bir arada olması sonucu meydana gelir. Bunların arasında genetik yatkınlık başta gelir. Bazı kan hatlarında OCD görülme riski fazladır. Tayların rasyonları yüksek oranda enerji içeriyor ve özellikle bakır eksikliği gibi bazı iz elementler arasında dengesizlik varsa, insulin ve tiroid hormonları gibi hormonların yetersizlik veya dengesizlik durumlarında söz konusu tay, olması gerekenden hızlı büyümüş ve normalden daha büyük beden yapısına sahipse, aşırı egzersiz sonrasında travma ve zorlanmalara maruz kaldıysa, eklem veya eklemlerinde OCD oluşabilir. Büyüme sırasında ortaya çıkan OCD ve benzeri sorunlarda en yaygın klinik belirti, tayların eklemlerinde görülen şişkinliklerdir. En erken görülme dönemi 4. & 5. aylar olmasına rağmen çalışan veya koşan yarış atlarında eklem şişkinlikleri görülmeyebilir. Olayın şekillendiği bölgeye ve şiddetine göre farklı derecelerde topallık ortaya çıkar. Tayların çoğunluğu yürüyüş sırasında belirti göstermeseler de, hızları arttıkça ve en belirgin şekilde koşarken topalladıkları dikkati çeker. OCD rahatsızlığına tüm eklemlerde rastlamak mümkündür. Bununla birlikte daha çok arka bacakta tarsal (karakuş), gerçek diz eklemi (patellanın da içinde bulunduğu arka bacaktaki genu eklemi) ve ön ile arka ayaklarda topuk (molet) ekleminde görülür. İleri derecede topallık gösteren ve eklem şişkinliğine sahip taylardaki sorunlar çok ciddi olabilir. Fiziksel muayene ve topallık muayenesinin ardından çekilen röntgen filmleri OCD tanısına yardımcı olur. Özellikle yandan (lateral) çekilmiş röntgen filmlerinde sorunlu eklem bölgesi çok net olarak ortaya çıkar. Bazen eklemlerde şişkinlik olmasa bile satış veya kontrol amaçlı çekilen röntgenlerde hasarlı alan görülebilir. Eğer eklem içinde kemik değil de kıkırdak kopması söz konusu ise radyolojik olarak görülmesi mümkün olamayabilir. Böyle olaylarda sadece esas kemikten kopan parçaları röntgen filmi ile açığa çıkarılabilir. Hiçbir klinik belirti göstermeden yarış koşan veya haradaki yaşlı atların röntgen filmlerinde OCD gibi patolojik durumlar tesadüf eseri ortaya çıkabilmektedir. OCD tanısı konulduktan sonra, en ideal ve radikal sağıtım şekli anormal kemik ve kıkırdak parçalarının operasyon ile çıkarılmasıdır. Artroskopi yöntemi ile eklem üzerinde deriye iki küçük kesi yapılarak ekleme girilir. Fiber optik kamera yardımıyla ana kemik ve kıkırdaktan kopmuş olan parçalar dışarı alınır. Genel anestezi altında yapılan bu işlemde ekleme ulaşmak için dokulara fazla zarar verilmez. Bu sayede operasyon sonrası iyileşme klasik artrotomi operasyonuna göre daha çabuk gerçekleşir. Son zamanlarda değişik sakinleştirici ve lokal anestezik ilaçları ile at ayakta iken eklem operasyonu yapılıyorsa da bu tür uygulamalar genel anestezi altında yapılan operasyonlardan daha çok risk taşır. Operasyondan sonra ahır istirahati ve kademeli olarak artan egzersiz programı önerilmektedir. Erişkin atlarda atın sahaya dönerek eskiden olduğu gibi yarış antrenmanlarına başlaması ve start alması birkaç ayı bulabilmektedir. Pek çok OCD’li tayda operatif sağıtım ile olumlu sonuç alındığı ve tayın uzun ve sağlıklı yarış hayatı geçirdiği bilinmektedir. Operasyon dışı sağıtım yöntemlerinin şiddetli olaylarda başarı şansı azdır. Ön ve arka ayaklarda, her topuk ekleminin arka tarafında üçgen şeklinde ikişer adet proksimal sesamoid (susam) kemikleri bulunur. Eklemi oluşturan büyük kemiklere eklenmiş gibi durmalarına karşın önemli görevleri vardır. Atın hareketi sırasında özellikle koşarken bölgedeki tendonlara ve ligamentlere gelen baskıyı dağıtırlar. Adeta birer amörtisör gibi ekleme katkı sağlarlar. Sesamoiditis denilen susam kemiklerinin yangısının pek çok nedeni vardır. Bölgesel kan damarlarının yeterince kan taşıyamayıp kemikleri besleyememesi, hızlı koşu ve atlama sırasında topuk eklemine aşırı yük binmesi özellikle taylarda normalden fazla beden ağırlığı ve 1. Falanks (parmak) kemiğinin doğuştan uzun, topuk ekleminin yere yatık olması gibi genetik etkenler sayılabilir. Safkan İngiliz taylarında yapılan araştırma sonuçlarına göre, Kuzey yarımkürede Ocak & Şubat ayında doğanlar, yaşamlarının ilk birkaç ayında yavaş büyümektedirler. Gerek iklim koşulları, gerekse padoklarda yeterince taze ot bulunamaması buna neden olarak gösterilmektedir. Ocak - Şubat doğumluların sütten kesildikten sonra büyüme hızları artmaktadır. Buna karşın Nisan ve Mayıs aylarında doğan taylar ise annelerinin yanındayken diğer taylara oranla daha hızlı büyümekteler ve dolayısıyla OCD gibi gelişmeye bağlı sorunlara daha sık yakalanmaktadırlar. Nisan – Mayıs doğumlu tayların sütten kesildikten sonra kendilerinden daha erken doğanlara göre daha yavaş büyüme hızına sahip oldukları gözlemlenmiştir. Sevgi ve kardeşlik duygularının yokluğudur dünyamızı hasta eden... Hermann Hesse 47 TJK’NIN SESİ ARALIK 2020

RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=