2020_Aralik

tarafından çekilen taşıtlar ile karıştıkları kazalar sebebiyle hayatlarını kaybettiğini görüyoruz. Türkiye İstatistik Kurumu’nun yayınlamış olduğu, Karayolu Trafik Kaza İstatistikleri - 2019’u incelediğimizde, 81 ilimizin yalnızca 5’inde (Ankara, Antalya, İstanbul, İzmir, Konya) yılda 200’ün üzerinde ölümlü trafik kazası yaşandığını görüyoruz. Bu rakamları, artan nüfus ve trafikteki araç sayısını da göz önünde bulundurarak oranlarsak, geçmişte trafik kazalarındaki ölüm oranının çok daha yüksek olduğunu görebiliriz. Bunun sebebi de atlar yardımı ile hareket ettirilen araçların bilinci olan motorlara sahip olmasıdır. Şehirlerdeki nüfus arttıkça, atları ürkütebilecek ve istenilenin dışında davranmalarına sebep olabilecek birçok etken de ortaya çıkıyordu. Farklı cins, cinsiyet ve karakterdeki birçok at, şehir planlaması yapılmadığı veya nüfusun bu kadar artacağı tahmin edilemediği için dar ve dolambaçlı olan yollarda bir araya geliyorlardı. Genişleyen ticaret ağı sayesinde ithal edilen ürünlerin atları rahatsız eden kokuları, farklı coğrafyaların geleneksel kıyafetlerini giymiş atlar için korkutucu olan insanlar, atların ilk defa işittikleri sesler ve atların doğal habitatlarında ancak bir tehlike anında karşı karşıya geldikleri âni hareketler istenilmeyen sonuçlara sebebiyet veriyordu. Acil durumlara müdahale etmek de çok zordu. Şehirde bir yangın çıktığında, yüzlerce litre suyu çeken atlı itfaiyelerin zamanla yarışarak dar sokaklarda hızla ilerlemesi gerekiyor, bu durum da tüm trafik unsurları için büyük bir tehlike arz ediyordu. ATLAR, HAYATIMIZIN BİR PARÇASI Özellikle de omnibuslar çok tehlikeliydi. Kontrolden çıktıklarında, bir ulaşım aracından insan canına kast eden felakete dönüşüyorlardı. Sahip oldukları kütle nedeniyle hareket ettirilmesi zor olan omnibusların bir defa hareket ettirildikten sonra durdurulması da çok zordu. Üstüne üstlük, bu büyük ve ağır araçların hareket ettirilebilmesi için sürtünme kuvvetini azaltacak büyük tekerlekler gerekiyordu. Tekerlek boyutunun büyümesi de kütlenin artmasına ve her an alabora olmaya meyilli olan frenlemesi zor araçların kışın donup kayganlaşan, yağışlı havalarda ise ıslanıp çamur ile kaplanan yollarda tehlike saçmalarına neden oluyordu. Bu ayki yazımın sonuna gelirken karşılaştığım ilginç bir bilgiyi de sizlerle paylaşmak istiyorum. Emniyet Genel Müdürlüğü Trafik Başkanlığı’nın yayımlamış olduğu Ülke Geneli Trafik İstatistik Bülteni’ni incelediğim sırada, Eylül ayında 14, geçtiğimiz ay 6, 2020 yılının ilk 11 ayında ise toplamda 60 at arabasının trafik kazasına karıştığı bilgisine ulaştım. Bu rakamlar, teknoloji ne kadar gelişmiş olursa olsun, atların her zaman hayatımızın ve de trafiğin birer parçası olarak kalmaya devam edeceğini gösteriyor. Bu nedenle trafikte onlar ile karşılaştığımızda, atların da birer bilinci olduğunu unutmamalı ve hem atların hem de kendimizin sağlığı için azami dikkat göstermeliyiz... 21 TJK’NIN SESİ ARALIK 2020

RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=