2019_Kasim
atın bünyesi tarafından emilebilen kısmını kastetmektedir. Sindirilebilir enerji gereksinimi, öncelikle atın yaşaması için gerekli enerjiye ek olarak egzersiz (antrenman, yarış) sırasında harcadığı enerjiyi kapsamaktadır. Çalışmayan ve erişkin bir at günde yaklaşık 16 – 17 Mcal sindirilebilir enerjiye gereksinim duysa da bir yarış atının gereksinimi bunun iki katıdır. Lifli besinler, yarış atı beslenmesinde sıklıkla gözden kaçan ve ihmal edilen enerji kaynaklarındandır. Atların son derece gelişmiş kalın barsaklarında yaşayan milyarlarca yararlı bakteri ve tek hücreli canlılar, lifli yem maddelerini fermente edebilecek özelliktedirler. Lifli besinlerin fermantasyonu sonucu oluşan son ürünler, atın bedeni tarafından gün boyunca enerji kaynağı olarak kullanılırlar. Yemler sindirim kanalına ulaştıktan sonra fermantasyon devam eder. Yarış atlarının sağlıklı olmaları için düzenli çalışan barsak sistemine sahip olmaları esastır. Lifli besinlerin sindirilebilmesi için ince ve kalın barsakların sorunsuz olarak görevlerini yapmaları gerekir. Barsakların sağlıklı çalışabilmeleri için rasyonda, liflerden zengin yemler yeterince bulunmalıdır. Bu nedenle yarış atlarının beslenme programları yapılırken, lifli yem maddeleri önemli yer tutar. Sağlıklı bir yarış atı her gün yaklaşık 8 – 10 kg temiz ve kaliteli ot ile beslenmelidir. Bunun yanı sıra, 1 – 1.5 kg kadar yonca verilebilir. Sözü edilen miktarda verilen otu tüketen atların, günlük gereksinim duydukları sindirilebilir enerjinin yaşama payı kadarı karşılanabilir. Yaşama payı, atın canlı ağırlığını koruyabilmek ve çeşitli yaşamsal aktivitelerini (organların çalışması gibi) devam ettirebilmek için ihtiyaç duyduğu miktardır. Başka bir deyişle, hayatta ve ayakta kalabilmek için gereken miktardır. Lifli besinlerin mideye de yararı vardır. Gün içinde sık sık ve azar azar ot yiyen atlarda, mide ülserlerine ve sancıya daha az rastlanılmaktadır. Rasyondaki kaba yem (çayır otu ve kuru ot gibi), antrenman yapan ve yarış koşan bir yarış atının enerji gereksinimini tek başına karşılayamaz. Böyle durumlarda başka enerji kaynaklarına gerek duyulur. Eksik kalan kalori miktarı yulaf, arpa ve mısır gibi taneli yemler ile tamamlanır. Tahıllardaki enerjiyi veren yakıt kaynağı diyebileceğimiz madde nişastadır. Taneli yemlerdeki nişasta, glikojen sentezi için iyi bir enerji kaynağıdır. Çünkü nişastanın sindirimi sonucu, kan şekeri (glukoz) ve insulin hormonu doğrudan yükselir. Atların rasyonundaki nişastanın toplam miktarı belli bir sınır içinde olmalıdır. Eğer çok fazla nişasta içeren yemler verilirse, bunun bir kısmı ince barsaklarda sindirilemeden hızla kalın barsaklara kaçar. Kalın barsaklardaki mikroorganizmalar tarafından işlem gören nişasta, ortamda asit birikimine neden olur ve barsak içeriğinin PH’si düşer. Kalın barsaklardaki asidosis dediğimiz asit fazlalığı iştahsızlığa, sancıya ve ağaçları kemirmek, başını iki yana sürekli sallamak gibi basmakalıp hareketler göstermesine yol açar. Kalın barsaklarda fazla asit oluşumunu engellemek için atın her öğünde tükettiği nişasta miktarı sınırlandırılır. Ayrıca, nişasta yerine diğer enerji kaynağı seçenekleri tercih edilir. Kas tutulmalarında yüksek nişastalı diyetler yerine, gereksinim duyulan aynı enerjiyi karşılayacak çeşitli yağlar kullanılabilir. Bu tip beslenme ile kas yorgunluklarının azaldığı bilinmektedir. Aynı zamanda kas zedelenmelerinin işareti olan kreatin kinaz gibi, kandaki bazı enzimlerin düzeyi de düşmektedir. Pancar küspesi, yarışçılığın ileri düzeyde olduğu bazı ülkelerde atlar için alternatif enerji kaynağı olarak kullanılan bir yem maddesidir. Pancarın şekeri ayrıldıktan sonra kalan posası kurutularak at yemi olarak hazırlanır. İçerdiği lif oranı yüksektir ve fermente olabilir. Sindirilebilir enerji miktarı da yulafa yakındır. Atlar doğada çok fazla karşılaşmasalar da bitkisel yağları kolaylıkla sindirebilirler. Yağların yüksek enerji ve dolayısıyla kalori sağlayan maddeler olduğu bilinmektedir. Bitkisel yağların enerjisi nişastadan 2 kat fazladır. Pek çok bitkisel yağda uzun zincirli karbon atomları vardır. Bunlar doymamış yağlardır. Oda sıcaklığında sıvı haldedirler. Bitkisel yağların sindirimi kolaydır. Güvenilir enerji kaynakları olarak kabul edilirler. Ancak, atın rasyonuna kısa sürede fazla miktarda yağ katılırsa, barsak bozukluklarına neden olur. İnce barsaklardaki sindirimden kaçan yağlar, kalın barsaklarda nişasta gibi fermantasyona uğramaz. Çünkü bakteriler, uzun zincirli yağları fermente edemezler. Bu nedenle, nişastaya oranla daha güvenilir enerji kaynaklarıdır. Son zamanlarda yarış atlarının ticari hazır yemlerinde enerji kaynağı olarak tahıllar yerine başka seçenekler kullanılmaya başlanmıştır. Bunların başında da yağlar ve fermente olabilen lifli besinler gelir. Bu sayede yemlerdeki nişasta oranı düşürülmüştür. Aynı zamanda uygun miktarda çeşitli otlar da rasyona eklenerek, yarış atlarının enerji, vitamin ve mineral madde gereksinimleri karşılanmaya çalışılmaktadır. İyi hazırlanmış bir yarış atı yem formülasyonunda, nişasta ve diğer karbonhidratlar atın gereksinim duyduğu kalorinin yarısını karşılamalı ve %50’yi geçmemelidir. Ticari yemlerdeki pancar küspesi gibi yüksek oranda fermente olan lifli besinler ve yağlar da kalori açığını kapatmak için yardımcı olur. Cümleler doğrudur, sen doğru isen, Doğruluk bulunmaz, sen eğri isen. Yunus Emre 43 TJK’NIN SESİ KASIM 2019
Made with FlippingBook
RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=