2019_Eylul
14 TJK’NIN SESİ EYLÜL 2019 D.T. : 1957 yılı Yarış Yetiştiricilik Mecmuası’nın Şubat Sayısı’ndaki bir diğer konu da Aziz Yener tarafından kaleme alınan “Bir Haranın Kuruluşu” başlıklı yazı. Burada benim dikkatimi çeken bir nokta var; yazıda, tüm dünyada bir haranın kurulmasının başlıca iki sebebi vardır deniliyor. Birincisi; heves ve zevk. İkincisi; alım - satım yapmak. Günümüzde de bu geçerliliğini koruyor mu? Sen bu konuda ne düşünüyorsun? S.O. : Günümüzdeki örnekleri inceleyelim. Yazıda da değinilen büyük haralardan bahsedeceğim; heves ve zevk kısmını ele alırsak, dünyaca ünlü aygırları olan ve Fransa ile İngiltere’de büyük haralara sahip olan Aga Khan Ekürisi bir toplantıda yaptıkları açıklamada, “At yarışları bizim için sadece bir hafta sonu eğlencesi...” dediler. Ben bu açıklamayı çok enteresan buldum. Dışarıdan bakıldığında, hiç de öyle durmuyor değil mi? Ben haralarına gittiğimde, esasında gerçekten ailenin at yarışlarını sevmesi ve kendi zevki için bu kadar yatırım yaptıklarını gördüm. Ama Coolmore Ekürisi’ni ele alırsak, sen de çok iyi biliyorsun ki, hara kurmalarındaki amaçlarının tamamen ticari olduğunu söyleyebiliriz. Yine çok doğru yapılmış bir saptama olduğunu söyleyebiliriz. D.T. : Şimdi, 1957 yılında çıkan Yarış Yetiştiricilik Mecmuası’nın Eylül Sayısı’na geldik. Biz günümüzde yılda bir adet Yarış Yetiştiricilik Mecmuası çıkartıyoruz. O dönemde, bazı yıllarda birkaç adet Yarış Yetiştiricilik Mecmuası çıkartıldığını görüyoruz. Bu kısa bilgiyi verdikten sonra, Eylül Sayısı’nda, yeni aygırlara kaliteli kısrakların çekilerek denenmesi gerektiği yazılmış. Yani, ilk jenerasyon yavrularını verecek olan aygırlara şans tanımamız gerekiyor, bu şansı da kaliteli kısraklar ile tanımalıyız ki, süratli ve kesin olarak bunun başarıya dönüşmesi sağlanabilsin. Sen bu konuda ne düşünüyorsun? S.O. : Kesinlikle doğru. Sen de iyi bilirsin çünkü devamlı yurtdışı satışlarına gidip - geliyorsun, yeni çıkan aygırların ilk jenerasyon tayları, henüz daha koşmadan kapış kapış gidiyor. Eskilere, başarısız olanlara pek rağbet olmuyor. Burada bir nevi kısrağın öneminden bahsediliyor. Yani, yeni aygırlara iyi anneler göndererek o aygırların başarı şansını arttırmalıyız. Günümüzde, aygırlar kendilerini ispat ettikten sonra kısraklarımızı gönderiyoruz. Hele yeni aygırların üçüncü seneleri, en çok boşluğa düştükleri yıl oluyor. Çünkü, birli, ikili tayları oluyor ve henüz koşmamış oluyorlar. At sahibi ve yetiştiriciler de “Önce bir koşsunlar da öyle bakalım.” diyorlar. Bu nedenle üçüncü yıl aygırlar için tehlikeli bir yıldır. D.T. : O zaman, bir nevi bu ilk jenerasyon aygırlara, daha doğrusu aygırlığa yeni başlamış bu safkanlara şans tanımamamız, atçılığı baltalamaktır. Bu durum tüm dünya atçılığı için de geçerlidir. S.O. : Tabii Demir, ben kendi programımda da hep söylerim, “Aygırdan aygır çıkartabilmemiz lazım.” Bu söz de gerekliliğini ortaya koyuyor. Yani, kendi aygırımızı kendimiz üretmemiz lazım. Biz, “Babası varken oğluna niye çekelim?” diyoruz. Ama yurtdışında bazı aygırlar var, oğulları yarış kazanıyor. O sırada babası, dedesi ve genelde aygırlığı bırakmış olsalar da dedenin babası hayatta oluyor. Ama üç jenerasyon hayatta. Bizde ise genelde bir aygır öldükten sonra oğlunu aygır yapıyoruz ya da yapmıyoruz... Bence bu yazı çok güzel bir örnek ve yine 1957 yılında ileriye dönük güzel bir yazı. D.T. : İleriyi görmüşler değil mi?.. Yine, ancak o yıllarda öğrenebileceğimiz bir bilgi içeren ve yine Aziz Yener tarafından kaleme alınan “Amerika Haraları’nda Şampiyon Aygırlar” adlı bir yazı var. Amerikan Yarışçılığı’nı taşıyan at, 1780 yılında ilk Epsom Derby’yi kazanan Diomed’dir. S.O. : Gazi Koşusu’ndan önce yaptığımız Atçılık Sohbetleri programında, bir yazı - tura atıldığından bahsetmiştim. Orada yazı - tura sonucunda kazanan kişi Earl Of Derby olmuştu. Kazandığı için yarışa sponsor oldu ve ismi verildi. Kaybeden kişi de Sir Charles Bunbury idi. 1780 yılındaki ilk İngiltere Derby’sini kazanan Diomed’in sahibiydi. Darley Arabian Hattı’ndan gelen Diomed de 19 yaşında Amerika’ya gidiyor ve aygırlığa başlıyor. Esasında, Amerika’ya daha önce Byerley Turk Hattı’ndan da bir at daha gitmiş ama pek de başarılı olamamış. D.T. : Şunu diyebilirim ki, Amerikan Yarışçılığı Secretariat ile popülerleşti. Fakat Secretariat’ın öncesi de var ve tohumlar o yıllarda atıldı... Sadun’cuğum çok güzel bir program olduğunu düşünüyorum. S.O. : O kadar çok bilgi ve o kadar güzel yazılar var ki... Biz bu programı çok daha uzun yapabilirdik. Ama süremiz kısıtlı tabii. D.T. : Biraz tarihin tozlu sayfalarına daldık. Tabii, burada fasikül fasikül Yarış ve Yetiştiricilikler var. Hepsini incelemeye kalksak, içinden çıkamayız. Bu üç sayıdaki bütün konulara bile değinemedik ama programımızın süresini doldurduk. Değerli izleyicilerimiz, bir Atçılık Sohbetleri Programı’nın daha sonuna geldik. Bizi Youtube kanalımızdan izlediğiniz ve okuduğunuz için teşekkür ederiz. Hoşçakalın...
Made with FlippingBook
RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=