2018_Haziran
73 TJK’NIN SESİ HAZİRAN 2018 ’’ 2000 yılına kadar bu şekilde devam ettikten sonra, çıkan ekonomik kriz sebebiyle büyük zarar gördüm. Bütün şirketlerimi satmama rağmen krizin etkilerinden tam olarak kurtulamadım. Çünkü, bütün şirketlerim o zamanın para birimi olan Mark’a endeksliydi. Mecburen, tekrar Almanya’ya dönüş yapıp, burada bir buçuk yıl kadar çalıştım. Daha sonra, 2002 yılında tekrar Ankara’ya döndüm ve 7 yıl kadar kafe işletmeciliği yaptım. Daha sonra, 2 yıl boyunca özel bir şirkette yönetici olarak çalıştım. 2011 yılında ise, Ganyan Bayii almak için Türkiye Jokey Kulübüne başvurdum. 2012 yılında da ganyan bayii işletmecisi olarak hizmet vermeye başladım. İşletmeye başladığımızda tek dükkan ile hizmet verirken, daha sonra yanımdaki dört dükkanı da bünyemize katarak lokalimizi büyüttüm. O gün bugündür, kendi iş disiplinimle en iyisini yapmak için çalışıyorum ve her zaman nasıl daha iyi hizmet verebilirim düşüncesiyle hareket ediyorum. Bayimizde disiplinli çalışmaya, temizliğe ve düzene çok dikkat ediyoruz. Bütün masalarımızda her zaman kurşunkalem, silgi ve kupon bulunur. Biz, her ne kadar masraflı da olsa bayimizde kağıt israf etmemek ve doğayı korumak için sadece kurşun kalem kullanıyoruz. Bu şekilde, kupon tüketimimizi yarı yarıya düşürdük. Dünyadaki ağaçların kesilmemesi için ne kadar katkıda bulunabilirsem o kadar çok huzur buluyorum. Lokalimizi tercih eden yarışseverlerin istedikleri an ulaşabilecekleri bültenleri her zaman hazır bulunduruyoruz. Bunun yanında, her gün yarış programlarını A3 boyutundaki kağıtlara basarak, bütün müşterilerimizin kolaylıkla ulaşabilmesini sağlıyoruz. Gündüz yarışları bittiğinde ise, gece yarışları ve yurtdışı yarışlarına ait programları asıyoruz. Eski yarış programlarını da atık olarak değerlendirmek üzere biriktiriyoruz. Kurşun kalemlerimiz de küçülüp kullanılması zor hale gelene kadar yarışseverlere hizmet ettikten sonra, inşaat ustaları, marangozlar gibi bu kalemleri değerlendirebilecek kişilere veriliyor. Özellikle, iş yerimde temizlik, titizlik ve düzen konusunda çok hassasım. Almanya’da okuduğum yıllarda, hem lisans almak hem de öğrenci harçlığımı kazanmak için bir temizlik firmasında çalıştım. Sırtıma taktığım paraşüt ile bazıları 70 katlı olan o yüksek binaların dış cephe temizliğini yaptım. Bu nedenle temizliğin nasıl yapılması gerektiğini çok iyi biliyorum. Eşim, Kibar Ayan ile yaklaşık 20 yıldır birlikte çalışıyoruz. Lokalimizi de birlikte işletiyoruz. Bu nedenle aile işletmesi olduğumuzu söyleyebilirim. Bu durum işimize de olumlu olarak yansıyor. Çünkü, her müşterimizi ayrı ayrı tanıyoruz, onlarla ilgilenip, sohbet ediyoruz. Eşim de makinalarımızın yoğunlaştığı 18.15’te geliyor. Bunun yanında, bize yardımcı olan iki çalışanımız daha var. Lokalimizde çok nezih bir ortamımız olduğunu söyleyebilirim. Eşimin bayimizde çalışıyor olması, bir süre sonra yarışseverlerimizin davranışlarını da değiştirdi. Herkes birbirine karşı terbiyeli, saygılı ve kibar davranmaya başladı. Lokalimizi her sabah saat 10:00’da açıyoruz. Her türlü sıcak - soğuk içeceğin yanında, Ankara’nın meşhur simidi ve poğaçasını da yarışseverlerimizin hizmetine sunuyoruz. Bunu bilen müşterilerimiz, çoğu zaman kahvaltılarını burada yapmayı tercih ediyorlar. Hem içeride hem dışarıda masalarımız bulunuyor. Bu şekilde, yarışseverlerimiz açık havada yarış izleme keyfini de yaşayabiliyorlar. Ayrıca, her masanın yanında priz bulunuyor. İçeride bulunan çok sayıda klima ile bayimizi yazın serin, kışın da sıcak tutuyoruz. Giriş kapımızdaki rüzgar perdesi de uygun hava koşullarını korumamızı sağlıyor. İçeride de ayrı bir salonumuz var. Gazi Koşusu gibi büyük yarışları bu salonda yer alan dev perdeye yansıtarak yayınlıyoruz.
Made with FlippingBook
RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=