2018_Ekim
17 TJK’NIN SESİ EKİM 2018 DÜŞÜK DIYAFRAM İlk olarak sağlam bir ekipman, 2.8 diyaframlı lensler fotoğrafın kalitesine katkıda bulunan önemli bir unsurdur. Eğer yoksa diğer kalitedeki lensler ile güzel kareler de yakalayabiliriz. Burada asıl nokta modelimiz olan atların doğayla, mekanla ve coğrafik koşullarla uyumudur. Eğer bir harada fotoğraf çekiyorsak ve karşımızda onlarca at varsa, sade bir fon tercih edilmeli ve gerekirse atların koşturulacağı yön tespit edilip arka planda kalan ayrıntılar azaltılmalıdır. Sadece atlara odaklanmak için dikkat dağıtıcı unsurları eritmenin bir diğer yolu da düşük diyaframlı bir değer kullanarak çekim yapmaktır. Bu da 2.8 diyafram aralığındaki ekipmanlarla başarılı sonuçlar vermektedir. YÜKSEK ENSTANTANE Atlar genelde hareket halindeyken, yüksek enstantaneli çekimler sayesinde daha keskin ve net fotoğraflar elde edilebilir. Yani 1 / 250 ve üstü enstantane değerleri, her ışık koşulunda fotoğrafın net çıkmasını sağlayacaktır. Diyafram değeri ise, otomatik olarak gerçekleşeceğinden, yarış halinde özellikle enstantane modu (S modu olarak da adlandırılır) kullanmak son derece isabetli bir tercih olacaktır. Atlar koşarken sürekli yer değiştirir ve ani hareketler yapar, bunun için en doğru çekim tekniği yüksek enstantaneli çekimlerdir. Hareket ne kadar hızlı olursa olsun, deklanşöre bastığımızda net bir görüntü elde edebiliriz. IŞIK VE İSO DENGESI Önemli konulardan biri de ışık ve İSO ilişkisidir. Bu değer “Asa” olarak da bilinir. Yeni makinelerde çok üst seviyelere dayanmış durumdadır. Benim tavsiyem aşırı grenlenmenin önüne geçmek için maksimim İSO değeri 6000 olmalıdır. Böylelikle ortaya çıkan sonuç, düşük ışık ortamlarında daha tatmin edici olacaktır. Eskilerin tabiri ile kumlanma sorununu en aza indirmek için olabildiğince düşük İSO değeri ile fotoğraf çekmek gerekir. Daha çok alaca karanlık saatlerinde devreye giren İSO ayarı, fotoğrafımıza bir parça daha aydınlık katacaktır. KOMPOZISYON Kompozisyon, bir fotoğrafın olmazsa olmazıdır. Etkili fotoğraf çekebilmek için bol bol fotoğraf izlemek ve “Ben olsam bu fotoğrafı nasıl çekerdim?” sorusunu kendimize sormamız gerekir. Bir at ile karşılaştığımızda ilk iş olarak onu çekmek yerine önce sevmeli, onunla zaman geçirmeliyiz. Kafamızda nasıl bir fotoğraf çekeceğimize dair fikrimiz olmalı ve sonrasında çekime geçmeliyiz. Atlar doğası gereği insana en yakın varlıklardır. Bizler gibi duygulara sahiplerdir. Bu nedenle onların duygularını ortaya koyacak kompozisyonlar yaratmalıyız. Atlar estetik varlıklar oldukları için güzel neticeler verir, ancak bizim fotoğrafımızın bir adım daha ileride olmasını istiyorsak, hissederek ve kendimizi vererek çekim yapmalıyız. Bol fotoğraflı günler dilerim... temel kurallar KADİR ÇİVİCİ AT FOTOGRAFÇISI
Made with FlippingBook
RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=