2017_Temmuz

53 TJK’NIN SESİ TEMMUZ 2017 Kesinlikle, antrenörlerimizi denetlememiz şart. Bunların düzeltilmesi için komisyonlar kurup gerekli konuşmaları da yapıyoruz. Ne yapacağız? Antrenörlere bu fırsatları vermeyecek bir takım uygulamalara gideceğiz. Çünkü, atçılığımıza gelen taze kanları kaybetmemeliyiz, kaybedersek gidenler, dışarıdan yeni gelecekleri de engelliyorlar. At satamazsa yetiştirici, hara kapanır. Hara kapanırsa, sahaya tay gelemez. Tay gelemezse, müşterek bahisleri oynatamaz duruma gelirsiniz. Çünkü, müşterek bahisler günden güne bitmez, yaptığımız işte bir anda her şey biter. Gideni de bir daha geri döndüremezsiniz. Bizler atçıyı ayakta tutmaya çalışıyoruz. Bunun için ne yaptık son dönemlerde? Hastane masraflarını düşürdük, pansiyon hara ücretlerinde indirime gittik, ilaç ücretlerini aşağılara çektik, hipodromlardaki ahırlarımızın ücretlerini düşürdük. Bir açıdan atçıyı sübvanse etmeye çalışıyoruz. Yurtdışından getirilen kısraklara uygulanan ithal şartnamesini doğru buluyor musunuz? Çok elemelerden geçirilerek düzenlenmiş bir şartname. Bunun üzerinde çok konuşuldu, mevcut yetiştiriciyi de korumamız lazım. Çünkü, çok fazla serbest bırakılması durumunda yetiştiricimiz kazan kaldırıyor, “Bizler bu tayları nasıl satacağız” diyorlar. Benim fazla değineceğim bir konu yok. Bakanlığın takdirinde olan bir konu ve onlar uzun toplantılar sonucunda, gelen tüm teklifler doğrultusunda düzenlemeleri yapıyorlar. Tabii, burada farklı görüşler olacaktır. Örneğin, at ithalatçısı daha fazla safkan getirebilmek adına serbest bırakılmasını destekleyecektir. Yetiştirici ise, kendi taylarını veya kısraklarını satabilmek adına daha sıkı tutulması taraftarı olacaktır. Son yıllarda özel iştirakçiler aygır ithal etmeye başladı. Daha önceleri, ağırlıklı olarak Türkiye Jokey Kulübü bu işi üstlenirdi. Şu anda özel yetiştiricilerin aygır stoğunda ciddi bir artış oldu. Sizce bu gelişme doğru mudur? Ve aygır sayısını yeterli görüyor musunuz? Doğru mudur diye soruyorsanız şöyle bir cevap veririm, Türkiye Jokey Kulübü’nün 1 - 2 milyon verdiği Powerscourt’a iki kişi müracaat ediyor, yurtdışından gelen aygırlara 100 kişi müracaat ediyor. Şimdi buna yalnıştır diyebilir miyiz? Hayır… Özel girişimcilerimiz çok yüksek rakamlara almıyorlar bu aygırları, bir sene içinde de masrafı çıkartıyorlar. Pekii, biz neden bunca zamanda bu işi yapamamışız da milyon dolarlar vermişiz? Üstünde konuşulması gereken konu bu olduğunu düşünüyorum. Özel girişimciler bu konuda Türkiye Jokey Kulübü’nün önüne geçtiler. Artık, öyle bir noktaya gelecek ki kulüp, bu girişimciler için hizmet sunan durumuna gelecek. Doğru mu, değil mi? Bu kadar müracaat olduğuna göre demekki birşeyler doğru yapılıyor. Son olarak yetiştiriciliğe başlamak isteyen birisi için ne gibi tavsiyeleriniz olurdu? Benim çiftliğim olduğu için masraflarım da çok düşük seviyelerde. Bu işe başlayacak bir kişi de yüksek maliyetlerle safkanlar alıp sahaya getirirse üzülebilir. Yetiştiricilik yapıp sahaya getirebilirseniz, maliyetleriniz de gayet düşecektir. Çok yüksek rakamlara taylar alana kadar, iyi kan hattına sahip kısraklar almak, hem yetiştiriciliğimize artı bir katkı sağlar hem de sahada at koşmak isteyen atçımızı maddi olarak sıkıntıya sokmaz. Ben iyi haralar kurulmasını tavsiye ederim. Kurabiliyorlarsa yalnız, kuramıyorlarsa bir kaç kişi birleşip yetiştiricilik yapmalılar. Bu durumda bir safkanın maliyeti de kendi çiftlikleri olduğu için ciddi anlamda düşer. Ülkemizde sahaya gelen tayların neredeyse %90’ı koşamadan yada bir iki yarış koşup emekliye ayrılıyor. Bu oranları da düşürmek adına doğru yapılan yetiştiriciliğe eğilmemizi faydalı görüyorum. ŞÜKRÜ & SEMRA ERDEM VE HARA PERSONELİ...

RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=