2017_Kasim

41 TJK’NIN SESİ KASIM 2017 düzensizlikleri ve üreme sistemlerinde görülebilen enfeksiyonlar olduğundan bahsetmiştik. Sağlık problemlerinden bir diğeri, aşım sonrasında aygırın sperminin, kısrakta enfeksiyonlara sebep olmasıdır. Genellikle kısrakların savunma mekanizması bu durumun üstesinden gelebilir. Fakat bazen sıvı ve iltihap içeride kalmaya devam eder ve bu durum kısrağın gebe kalmasını engeller. Bu tür durumlarda birkaç tedavi bir arada kullanılır. Örneğin sıvının dışarı atılabilmesi için oksitosin hormonu tedavisi uygulanabilir. Oksitosin, biriken sıvının dışarı atılması için kasılmalara sebep olur. Bir başka yöntem de antibiyotik kullanımıdır. Bazen bölgenin temizliği için sadece yıkama da uygulanabilir. Gebelik süresince yapılan veteriner kontrolleri ne sıklıkta olmalıdır? Kısraklar için eşleşme sonrasında ilk muayene 15 - 16 gün sonra yapılır ve bu, periyodik olarak devam eder. Bunun çok erken bir süre olduğunu düşünebilirsiniz fakat insanlar bu sürede gebe olup olmadıklarını bile anlayamıyorlar. Bu kontrollerin sebebi, kısraklarda yaygın görülen ikiz gebelik durumudur. Bu istemediğmiz bir durumdur ve erken teşhisi çok önemlidir. Fakat şunu belirtmek isterim, bu sıklıkla yapılan kontoller sonucunda kısrakların kesin olarak sağlıklı taylar doğuracağını da söyleyemeyiz. %10 - 15 oranında tay, yetiştirici ya da veteriner hatalarından kaynaklanmayan sebeplerle doğum öncesinde anne karnında ölebiliyor. Gebe kısrakların beslenmesinde nelere dikkat etmeliyiz? Aşım öncesinde yaptığımız gözlemlere devam etmeliyiz. Eğer kısrağınız gebeyse ve doğum sonrasında yeniden aşım yapılması planlanıyorsa kaburgaların görülmemesini isteriz. Eğer kısrağınızın halihazırda bir tayı yoksa, yani bir tayı emzirmiyorsa ve gebe kaldıysa, karnındaki tayın gelişimi, gebeliğin son üçte birlik kısmında en üst düzeyde olacaktır. Bu süreyi gebeliğin ikinci yarısı olarak da kabul edebiliriz. Bu dönem, yetiştiriciler için çok önemlidir. Çünkü, kısrakların enerji ve diğer beslenme talepleri en üst düzeye çıkar. Bu periyotta, kısraklarınızı iyi beslemezseniz, bu durumun taylarınızın gelişimini etkileyeceği açıktır. Özellikle yarış atı yetiştiricileri için taylarının yarış kariyerinin olumsuz yönde etkileneceğini ve taylarının hiçbir zaman istenilen potansiyele erişemeyeceklerini söyleyebilirim. Ben bir veteriner olarak her zaman hazır yemlerin kullanılmasından yanayım. Çünkü hazır yemlerin hazırlanması için konusunda uzman olan kişiler tarafından ciddi bir çalışma ortaya koyuluyor. Dünya çapında birçok yetiştiricinin de hazır yem kullandıklarını görüyorum. Yem rasyonunu kendiniz belirlediğinizde büyük bir risk almış oluyorsunuz. Özel hazır yem firmaları, gebe ve / veya emziren kısraklar için özel yemler üretiyorlar. Fakat hazır yemleri de gözlemleyerek vermemiz gerekir. Üzerinde yazan miktarlar kısrağınız için fazla olabileceği gibi az da olabilir. Dolayısıyla, bir yetiştirici olarak gözünüz her zaman kısrağınızın üzerinde olmalıdır. Doğum sırasında karşılaşabileceğimiz problemler nelerdir? Doğum, başlı başına riskli bir durumdur. İstatistikleri incelediğimizde, başarılı doğumların %95 oranında gerçekleştiğini görüyoruz. Fakat, geride kalan %5’lik bir kısmın da, hem kısrak için hem de tay için ölümcül olabilen sağlık sorunlarına yol açtığını göz ardı edemeyiz. Veterinerler, bu konuda yıllarca eğitim alıyorlar, yetiştiricilik yapan kısrak sahipleri de tecrübeleri ile bu problemlerin önüne geçmeye çalışıyorlar. En önemli konu, doğumdan 24 saat önce, anne karnında sağlıklı olan bir tayı, hem kısrağa hem de taya zarar vermeden dışarıya çıkartabilmek. Doğum süreci, bazen kısrağın üreme sisteminde kalıcı zararlara sebebiyet verebiliyor. Bu nedenle, kısrak yeniden gebe kalma veya sağlıklı doğum yapma konusunda problem yaşayabiliyor. Kalıcı hasarlara sebep olmayan problemlerde ise çoğu zaman, uygun tedavi ve gerekli iyileşme süresi tanındığında, tam bir tedavi gerçekleşiyor. Fakat tüm yetiştiricilerin isteği, kısraklarının en kısa zamanda yeniden gebe kalmasıdır. Bu nedenle zaman zaman bu sürelere dikkat edilmiyor. Doğumun sorunsuz olarak gerçekleştiği zamanlarda da sağlık problemleri ile karşılaşabiliyoruz. Bunlardan en sık görüleni de rahim içinde, tayın beslenmesini sağlayan plasentanın, doğum sonrasında dışarıya atılamamasıdır. Burada doğru teşhis önemlidir. Karşılaşılan bir başka problem de erken doğumlardır. Erken doğumların sebebi de genelde kısrakların doğal ışıklanma sürelerinin az olmasıdır. Günümüzde, yetiştiricilerin çoğu, talep için yapay ışıklandırma kullanıyor. Yapay ışıklandırmaların kullanımı sayesinde erken doğumun da önüne geçebiliyoruz. Günün 16 saatini ışık altında geçiren kısraklar, günün 8 saati de karanlıkta geçiriyorlar. Işıklandırma konusunda dikkat edilmesi gereken nokta ışığın yeteri kadar parlak olmasıdır. Eskiler, elinize bir gazete kağıdı aldığınızda, boxun her köşesinde okunabiliyor olması gerektiğini söylerlerdi. Verdiğiniz bilgiler için çok teşekkür ederiz. Son olarak eklemek istediğiniz birşey var mı? Türk veterinerlerin bilgi birikiminden çok etkilendim. Buraya, yaklaşık 10 yıl önce geldiğimde, daha çok bir öğretmen olarak ders verirken, şimdi meslektaşlarımla mesleki konuları tartışabiliyorum. Bunun da Türkiye’deki yetiştiriciler için çok faydalı olacağını söyleyebilirim. KONGRESİNDE PYCOCKLA SÖYLESİ

RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=