2017_Ekim

36 TJK’NIN SESİ EKİM 2017 Bir çoğumuz Veliefendi Hipodromu’nun tarihini bilmez ya da kulaktan dolma hikayeleri dinler. Yüzyıllar boyu, İstanbullular için bir mesire alanı olmuş, eski adıyla Veliefendi Çayırı’nın gerçek hikayesini, At Yarışı Yazarları Derneği Başkanı Reşat Köstem’den dinledik. “Sizlere Veliefendi Hipodromu’nun tarihinden ve isminin nereden geldiğinden bahsedeceğim. Çırpıcı Çayırı’nın Bakırköy İlçesi sınırları içinde güney ve deniz kısmında kalan bölüme 18. yy’dan itibaren Veliefendi Çayırı denmeye başlandı. Bunun nedeni de buranın sahibi olan Şeyhülislam Veliyyüddin Efendi’nin kendisine bir yerleşke yapmasıydı. Hatta bir de günümüzde bulunamayan bir çeşme yaptırmıştır. Bu önemli zat, bir anlamda buranın kurucusudur. Şeyhülislam Veliyyüddin Efendi, Yedikule’de doğmuş, asker bir aileden gelen, medrese eğitimi almış, müderrislik yapmış, kadılık görevlerinde bulunmuştur. Padişah III. Mustafa, onu bir görevden alması daha sonra da hatasını anlayarak görevine iade ederek bir özür biçiminde, Veliefendi Çayırı dediğimiz bölgeyi kendisine hediye etmiştir. Bu olay, 1730 yıllarında, Galata Kadısı olduğu döneme denk gelmektedir. Veliyyüddin Efendi, çok kereler görevinden alınıp ama her defasında tekrar görevine dönmüştür, hem de çok daha güçlenmiş olarak. Örnek vermek gerekirse, Rumeli Kadı Askeriyken görevden alan padişah, daha sonra Şeyhülislam olarak tekrar göreve getirmiştir. Şeyhülislamken görevden almış, bir kez daha Şeyhülislam olarak göreve iade etmiştir. Bunlar tarihte kolay kolay karşılaşabileceğimiz hadiseler değildir. Veliyyüddin Efendi aynı zamanda çok önemli bir hat sanatçısıydı ve III. Mustafa’ya da şehzadeliği döneminde hat dersleri vermiştir. Bundan dolayı padişahın ona karşı hassasiyeti olabilir diye düşünüyorum. Veliyyüddin Efendi, kendisine hediye edilen Veliefendi’nin bulunduğu alanı ve Çırpıcı Çayırı dediğimiz yani E5’e kadar olan kısım da vakıf yapmış. Sırf burası da değil, Bayezid Kütüphanesi’nin orada bir kütüphane yaptırmış, şu anda kabrinin bulunduğu Mahmut Buhari Tekkesi’nin içindeki mescidi inşaa ettirmiş. Daha birçok daha yerler yaptırdığı söyleniyor. Türkiye Jokey Kulübü’nün devlet arşivinde yapılan araştırmalar sonucu bir sergi gerçekleştirilmişti. Bu sergide, 1714 senesinde, yani Veliyyüddin Efendi’den evvel de bu çayırda at yarışları ve atletizm müsabakaları düzenlendiğini, yarışı kazananlara da ödüllerinin verilmesine dair devlet tarafından verilen bir belge yer almıştı. Yani, bu belgeler ile yüz yıllardır burada at yarışlarının düzenlendiğini görebiliyoruz. Veliyyüddin Efendi’nin vakfetmesinden sonra mesire alanı olarak kullanılan Veliefendi, 1911 yılında, At Neslini İyileştirme Cemiyeti’nin kurulmasıyla birlikte Enver Paşa’nın emriyle İstanbul’da at yarışlarının yapılacağı uygun yerin bulunması için görevlendirilen yerli ve yabancılardan oluşan bir heyetin dikkatini çekmişti. Heyettekiler, Veliefendi Çayırı’nın en uygun yer olacağı konusunda görüş birliğine varmışlar. Bu tarihten önce, Islah-ı Nesl-i Feres Cemiyeti’nin Veliefendi Çayırı’nda tertip ettiği yarışlar İstanbul’un sosyal hayatında yeni bir işin doğmasını sağlamıştır. VELİEFENDİ CAYIRI...

RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=