2017_Ekim

20 TJK’NIN SESİ EKİM 2017 İngiltere’de, dokuz ve oniki haftalık olmak üzere, kalacak yerinizin ve yeme - içme masraflarınızın devlet tarafından karşılandığı ücretsiz kurslar var. Ben, Doncaster’da bulunan 12 haftalık binici - seyis kursuna kayıt yaptırdım. Bu şekilde daha kolay iş bulabilecektim. Çünkü, İngiltere’deki antrenörler hem at binebilen hem de atın bakımını yapabilen çalışanları tercih ediyorlar. Kursu, 2008 yılında, başarı ile bitirdikten sonra dünyanın en büyük ekürilerinden biri olan Godolphin’de çalışmak istedim. Fakat, kurs eğitmenlerim bunun çok zor olduğunu ve eğer mümkün olsa kendilerinin orada çalışacaklarını söylediler. Bu süreçte kariyerime, Mark Johnston’ın yanında başladım. Mark Johnston ile çalıştığımız bir yıl içinde Darley Ekürisi’nin çok kaliteli atları ile ilgilendim. Örneğin, daha sonra Godolphin’e transfer olan Mastery, Amerika Birleşik Devletleri’nde bir çok yarış kazandı. Daha sonra sırasıyla, Bryan Smart, George Foster, Donald Mc Kain, Nicky Handerson, Ralph Beckett, Charles Hills, Pat Eddery, Jeremy Gask ve en son Charlie Fellowes ile çalıştım. Sekiz yıl süren bu süreçte, çok şey öğrendim. Artık tecrübem yeterliydi. Halihazırda Godolphin’de çalışan bir arkadaşımın, birini aradıklarını haber vermesi ile iş başvurusunda bulundum. Bir gün süren deneme süreci sonrasında işe kabul edildim. İngiltere’nin en iyi antrenörleriyle çalıştığınızı söyleyebiliriz. Peki, Godolphin’de çalışma tecrübelerinizi bizimle paylaşır mısınız? İnsanlar binlerce yıldır ata biniyorlar, fakat biniş şekline baktığımızda, fazlasıyla büyük bir değişiklik olmadığını görüyoruz. Zaten küçük değişlikler de kazananı belirler. Her zaman çağının ilerisinde olan Godolphin Ekürisi’nde bütün imkanlara sahibiz. Benim çalıştığım Newmarket Tesisleri’nde, kendi idman pistimiz, havuzlarımız, havuz içi yürütme tertibatımız mevcut. Hatta atlar için jakuzilerimiz bile var. En yeni ve en kaliteli ekipmanlara sahibiz. Diğer eküriler ellerindeki imkanlara göre sistem yapıyorlar. Godolphin için bu geçerli değil. Her zaman en iyisini yapıyoruz. Godolphin, kurumsal bir firma. Disiplin ve sistem bizim için çok önemli. Her sabah kalktığımızda, bineceğimiz atların yazılı olduğu bir liste ile karşılaşıyoruz. Bu liste, antrenörlerimize verdiğimiz bilgiler doğrultusunda oluşturulan idman programını da içeriyor. Atların yanına gittiğimizde onları antrenman için hazır buluyoruz. Bizden daha erken gelen görevliler, onlara yemek verdikten sonra yirmi dakika boyunca yürüyecekleri otomatik yürütme makinalarına götürüyorlar. Biz geldiğimizde bokslarında hazır bekliyor oluyorlar. Gerekli bakımlarını yapıp eyerliyoruz ve idman başlıyor. Genelde bir saatten daha uzun süren antrenman sona erdiğinde de ihtiyaç varsa banyo yaptırıyoruz. Boksa geri geldiğimizde ise görevliler gerekli ahır temizliğini yapmış oluyorlar. Bu şekilde günde üç atı idman edebiliyoruz. Akşam üzeri tekrar geldiğimizde ise atlarımızı, programımız dahilinde otomatik makinalarda yürütüyoruz. Özel ihtiyacı olan bazı atlarımızda ise yüzme veya binek antrenman tercih ediyoruz. Boksların temizliği ve düzenini de yaptıktan sonra atlarımızı besliyoruz ve gün sona eriyor. Godolphin’de hiçbir zaman birbirimizle rekabete girmiyoruz. Bizim atlarımızın kazandıkları ikramiyeler ortak bir havuza aktarılıyor ve eşit bir şekilde paylaştırılıyor. Böylece, hepimiz başarılı olmak istiyoruz ve birbirimize yardımcı oluyoruz. Çalışma arkadaşlarımızın atlarında bir sağlık problemi farkettiğimizde, bunu mutlaka onlarla paylaşıyoruz. Böylece her ata aynı ilgiyi gösteriyoruz.

RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=