2017_Aralik

21 TJK’NIN SESİ ARALIK 2017 olup yarışçılık dünyasına dahil olmamızı isterdi. Ben de binicilik müsabakası sayısı azalmaya başlayınca böyle bir karar aldım. Selman Taşbek’ten iki at satın alarak başladım. Daha sonra at sayısını arttırarak bugünlere geldim. Şu anda 12 tane atım var. Ayrıca, Çatalca’da Tevfik Çelikoğlu’ndan kiraladığım çiftliğimde yetiştiricilik yapıyorum. 2 tane damızlık kısrağım var. Onların tayları bu sene geldi. İlk defa kendi taylarımı eğitip koşma şansım olacak. Bugüne kadar koşan bütün atlarım yarış kazanma başarısını gösterdiler. Bu sonuçlar, benim için iyi bir kriter. Dolayısıyla, kurduğum sistemin ne kadar doğru olduğunu görmek benim için sevindirici oldu. Çünkü atçılığa ve biniciliğe çok emek verdim. Ortak paydası at olan ama daha önce tecrübe etmediğim farklı bir alana yöneldim. Bu alanda da, 3 senenin sonunda iyi şeyler yaptığımı düşünüyorum. Iskra isimli atım ile Cemal Kura Kupası, Harem Kupası ve Ayasofya Kupası’nı kazandık. Bu sezonu, 3 kupa ile tamamlamış olduk. Ayrıca, 3 atımız ile Dubai Yarış Festivali’ne ön kayıt yaptırdık. 3 sene içinde, 3 atım ile dünyanın en önemli yarış organizasyonlarından birine kayıt yaptırarak, hedeflerimin ilk bölümünü gerçekleştirdiğimi söyleyebilirim. Hedeflerinizden bahsedebilir misiniz? 35 sene içinde, konkurda kazanılabilecek bütün kupaları kazandım. Atçılıkta hedef bitmiyor ve ben kazanma odaklı bir sporcuyum. Dolayısıyla, yarış atçılığında da birçok kupa kazanmak istiyorum. Fakat, atçılıkta bir anda çok büyük hedefler koymak gerçekçi değil. Yavaş yavaş ilerlemeniz gerekiyor. Ben bu sene için koyduğum hedefleri gerçekleştirdiğimi düşünüyorum. Şimdi, önümüzdeki sene için hedeflerim var. Sahaya gelen taylarımı iyi hazırlayarak kendi dallarında iyi yarışlar koşmalarını bekliyorum. Tabii ki, her at sahibi gibi benim de en büyük hedefim Gazi Kupası’nı kaldırmak diyebilirim. Bu önümüzdeki yıl da olabilir, daha sonraki yıllarda da olabilir. Bir sistem içinde doğru şeyleri yaparsanız bunun çok uzak olmadığını görebiliyorum. Atçılıkta her şey mümkün. İnşallah en kısa zamanda onu da kazanırım. Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı? 3 yıl boyunca yarış yerinde edindiğim tecrübelerle, bir tay eğitim merkezinin kurulması gerektiğini düşünüyorum. Tayların, yarış hayatlarına başlayabilmeleri için “tay kırma” olarak tabir edilen taylara ilk kez binme ve temel eğitim verme görevlerini üstlenecek bir yerin hizmete açılması gerekiyor. İstatistikleri incelediğimizde, padoklardan gelen birçok tayın hiçbir koşuya katılamadan yarış hayatlarının sonuna geldiğini görüyoruz. Bu durumda, çok ciddi bir maddi ve manevi emek ortadan kayboluyor. Türkiye Jokey Kulübü’nün ilk etapta böyle bir merkezin kurulumunu üstlenmesi hem bu işin çok disiplinli bir şekilde yapılmasını sağlar hem de at sahipleri taylarını bu merkezlere güven içinde teslim edebilirler. Taylarımızın sahaya gelmeden önceki 4 - 6 aylık süreci bu merkezlerde, iyi seyislerler ve iyi bir bakımla, iyi eğitmenler eşliğinde gerçirmelerinin yarışçılığımız adına çok faydalı olacağını düşünüyorum. Ben sahip olduğum imkanlar dahilinde, taylarımın temel eğitimlerini, konkur atlarımın bulunduğu Kemer Country Clup’ta tamamladıktan sonra sahaya getiriyorum. Malesef, bazı imkanları olmayan at sahipleri, taylarını padoktan sahaya getirmek zorunda kalıyorlar. Dolayısıyla, bu konunun mutlaka bir çözüme ihtiyacı var. “Binicilik kadın ve erkeğin beraberce yapabildikleri bir spor dalıdır. Kadınlar ve erkekler müsabakalara beraber katılırlar. Kim kimi geçerse o kazanır. Binicilik, kadın ve erkek eşitliğinin olduğu bir spor dalıdır...”

RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=