2017_Aralik

20 TJK’NIN SESİ ARALIK 2017 Birçok başarının altına imza attığınızı biliyoruz. Bize bu başarılarınızdan bahsedebilir misiniz? Biniciliğe 35 yılınızı verdiğiniz zaman sizin için bir tutku haline geliyor ve bu sporu çok daha farklı bir sahiplenme duygusu ile yapıyorsunuz. Ben biniciliğe başladığımda, 23 yaşındaydım ve hiçbir altyapım yoktu. Bu farkı kapatmak için Hollanda’da bir çiftlik kiraladım ve kış aylarını atlarımla birlikte bu çiftlikte geçirdim. Burada hem en iyi binicilik öğretmenlerinden ders aldım hem de 25 yıl boyunca Hollanda, Belçika, Almanya ve Fransa gibi ülkelerde müsabakalara katıldım. Böylece, hem biniciliğimi hem de vizyonumu geliştirdim. Cumhurbaşkanlığı Kupası ve Başbakanlık Kupası da dahil olmak üzere Türkiye’de kazanılabilecek bütün Klasik Kupaları kazandım. 6 defa Binicilik Balkan Şampiyonu oldum. Yurtdışında katıldığım uluslararası şampiyonalarda birçok kupa kazandım. Ayrıca, Milli Takım ile katıldığımız yarışmalarda, takım sıralamasında ciddi başarılarımız oldu. Türkiye’de bugüne kadar en fazla kupa kazanmış olan 5 biniciden bir tanesi olduğumu söyleyebilirim. Binicilikte dünyada ne konumdayız? Biniciliğimizin yurtdışına erişme seviyesini ciddi olarak tartışmamız gerekiyor. Avrupa’nın uzağında olmamız bizi çok etkiliyor. Orada, her yere rahatlıkla ulaşım sağlayabiliyor ve atlarınızla gidip müsabakalara katılabiliyorsunuz. Türkiye’nin, Avrupa’dan uzakta olması ile birlikte çeşitli sağlık sertifikaları ve karantina problemleri sebebiyle sporcular, yurtdışında düzenlenen müsabakalara çok sık katılamıyorlar. Bu durum, özellikle yeni nesil sporcular için çok büyük bir dezavantaj oluşturuyor. Çünkü, Türkiye’de katıldığınız müsabakalarda, aynı yerlerde, aynı engellerde, aynı kişilerle yarışıyorsunuz. Bu da sporcuların gelişmesinin önünde bir engel olarak karşınıza çıkıyor. Avrupa’da ise her hafta sonu, farklı köy ve kasabalarda müsabakalar düzenleniyor. Dolayısıyla bütün bu yarışmalara katılarak hem farklı yerlerde yarışma imkanına sahip oluyorsunuz hem de etrafınızdaki yarışmacıları izleyerek bilginizi arttırıyor ve vizyonunuzu geliştiriyorsunuz. Bu konuda federasyonumuzun binicilere yol göstermesi gerekiyor. Bu aşamada, bunun yapıldığını düşünmüyorum. Dolayısıyla, Dünya ve Avrupa Şampiyonaları’nda hiçbir zaman yer alamıyoruz. Yurtdışında sadece Balkan Şampiyonası’na katılabiliyoruz. Hedeflerimizi yüksek tutmamız ve yurtdışında bu işi yapabilecek sporcuları desteklememiz gerekiyor. Bunun da Binicilik Federasyonu’nun asli görevi olduğunu düşünüyorum. Yarışçılık dünyası ile nasıl tanıştınız? Türkiye Jokey Kulübü Asli Üyesi ve at sahibi Hakan Özcan ile 30 yıllık bir arkadaşlığımız var. Her zaman emekli

RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=