2017_Agustos
20 TJK’NIN SESİ AĞUSTOS 2017 Daha sonra arka arkaya iki yarış daha kazanarak kendisini bize ispatladı. Artık hedeflerimiz büyümüştü. Karayel Koşusu’nda sezonun bir diğer flaş tayı Waneta’ya geçildi. Ardından Kraliçe II. Elizabeth Koşusu’nu bizlere kazandırdı. Artık hedefimiz bütün at sahiplerinin kazanmak istediği, 2 yaşlı İngiliz taylarının en önemli yarışı olan Çaldıran Koşusu olmuştu. Yine, Waneta’nın arkasında ikinci olarak ayrıldık. Bizim için artık ne kadar önemli bir tay olduğunu ispat etmişti. Sezonun en uzun mesafeli yarışı olan Sakarya Koşusu’nu koşalım mı, koşmayalım mı? Diye konuşup, daha sonra bu önemli yarışa katılmaya karar verdik. Neden böyle bir karar aldık? Çünkü ikililiğinde uzun mesafe performansını görmek istedik. Fakat, stili dışında bir koşu gerçekleştirdi ve bundan dolayı başarısız olduğu tek yarışı Sakarya Koşusu olmuştur. Ve sezonu kapatarak, kışın tayımızı hiç koşturmama kararı aldık. Tecrübelerim ve çok değerli at sahiplerinden dinlediğim bilgiler, iyi bir grup çim atı yakaladıysan, kışın koşmamak ve onu korumak en akıllıca hareket olurdu. Biz de öyle yaptık, daha önce hatalarımız olmuştu, bu sefer aynı yalnışlara düşmedik. Bu dinlendirmemiz ona çok yaradı ve her geçen gün daha çok gelişti. Zaten bizlere kumaşını da belli etmişti. Daha sonra, “Tayımızı Yaz Sezonu’nda nerede bulunduracağız?” sorusu karşımıza çıktı. Biz İstanbul’da yaşıyoruz, fakat antrenörümüz bu tayın Ankara’da çok daha iyi bir sezon geçireceğini ve o bölgenin havasının Piano Sonata’ya çok yaradığını söyledi. Bu kadar inançlı olmasından dolayı da tereddüt etmeden kabul ettik. Ankara’da iyi bir hazırlık dönemi geçirdik. İlk koşusunda tabiri caizse, “Yem kenteri” yaparak kazandı. Halis Karataş binmişti ve çok beğendi, farklı bir tay olduğunu söyledi. Bu da bizi sevindirdi. Bir sonraki hedefimiz, sezonun ilk Klasik Koşusu olan Erkek Tay Deneme oldu. Orada, Özcan Yıldırım ile start aldık. Jokeyimiz, tayımızı iyi tanıyordu, ikililiğinde de çok binmişti. Yarış öncesi, start gerisinde tayımızın yüzü örtüldüğünden dolayı ciddi bir huysuzluk yaptı. Oysa ki biz örtülmemesi konusunda uyarılarda bulunmuştuk. Piano Sonata, kendisine istemediği birşey yapıldığı zaman tepki veren bir tay. Fakat koşu başladığı andan itibaren, binicisine yüzde yüz teslim olan ve ne denirse yapan bir tay. Bu sıkıntılara rağmen iyi bir çıkış yapıp, yarışın son düzlüğüne kadar çok rahat bir şekilde geldi. Fakat, jokeyimiz safkanı dışarı alıp oradan atağa kalkmak isteyince ayağı kaydı ve hepimizin yüreklerini ağzımıza getirdi. Yaşadığı bu sıkıntıya rağmen yarışı bırakmayıp, Pershing’in arkasında ikinci oldu. Ertesi gün yapılan kontrollerinde, her hangi bir problem rastlanmadığı görüldü ve rahat bir nefes aldık. Hatta bir basın bülteni hazırlatarak, Piano Sonata’nın sağlam olduğunu tüm yarış camiamıza duyurduk. Akabinde, tayımızı Mehmet Akif Ersoy Koşusu’na biraz daha titiz ve dikkatli davranarak, tatlı tatlı hazırladık. Bu arada Pershing, Sait Akson’u tercih ettiği için biz de Halis Karataş’la anlaştık. Çok güzel bir yarışın ardından Gazibora Khan arkasında burun farkıyla ikinci olduk. Bizim için tatminkar bir yarıştı. Sait Akson Koşusu’nu Pershing’le kazanan Halis Karataş, Gazi Koşusu için bu tayı seçti ve biz de jokey arayışına girdik. Fakat, Gazibora Khan’ın arızalanması sonucu Ahmet Çelik’in olabileceğini düşünürken, kendisi bizi aradı ve binmek istediğini söyledi. PIANO SONATA’NIN ANNESİ EMMA... OĞUZ YALÇIN VE EKİBİ...
Made with FlippingBook
RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=