2026_Mart

Önce, onu izleyen akranlarımla bir görüşümü paylaşacağım. Katılır ya da katılmazsınız, bilemem. Satvet benim bugüne kadar izlediğim “en müthiş” Arap atı. Bu safkanın Arap atçılığımızdaki ayrıcalıklı yeri yadsınamaz. Sahaya “meraklı olarak” geldiğimiz yıllarda; Çeliker, Ekiz, Göztepeli, Atahan, Doruhan gibi Arap atlarının üstünlüğü vardı. Bizler bu safkanları övdükçe, büyüklerimiz; “sizler bir de Sezgin’i görecektiniz...” derlerdi. Bir kaç yıl sonra sahaya Satvet geldi. Bu kez hem Sezgin ve hem de Satvet’i izleyenler “en büyük kim?” diye aralarında tatlı, tatlı tartışırlarken, biz “yeni yetmeler” de onları zevkle dinlerdik. Atçılık konusundaki bilgi ve değerlendirmelerine saygı duyduğum bazı büyüklerim, bu iki safkanı kıyaslayıp; “Sezgin başkaydı” diyorlar… Elbette ki Sezgin de sizlere öyküsünü aktaracağımız isimlerden biri olacak. Arap atı yetiştiriciliğimizin kan hatlarını güçlendirmek amacıyla, Sa’d 1928 Bağdat’tan satın alınıp, Karacabey Harası damızlık kadrosuna katıldı. Veliaht 15 yıllık süreçte, 75 erkek, 72 dişi tay verdi. 1928 yılından itibaren, Karacabey’de İngiliz atı yetiştiriciliği ön plana alınarak, Arap kısrağı sayısı azaltıldığı için bu aygırdan gereği biçimde yararlanılamamıştır. Sa’d 1928’in yavrularından I. Sa’d 5/42’nin yanı sıra doğrudan damızlığa ayrılan III. Sa’d 72/51 de çok ünlüdür. I. Sa’d 5/42 deyince, ilk akla gelen isim, az önce “en büyük kim” diye sorduğumuz Sezgin… Hızır’ı bilemem ama Malazgirt ve Tayyar 3 de kulağınıza çalınmıştır. Hadi, Tayyar 3’ü de duymadınız; onun yavrusu Baharbahir, biraz daha ilerleyip, Gazel 13’te duralım. Yoksa bu yazı bitmez… III. Sa’d 72/51’in yavrularından da: II. Servet, Safder, Akbatur, Ekiz, Göztepeli ve I. Uludağ, hem yarış pistleri hem de hara yaşamlarında üstün performans göstermişlerdir. Örneğin Ersoylu, II. Servet’in; Satvet, Akbatur’un şampiyon yavrularıdır. Satvet’in annesi 4. Kemiyetülırak da, safkan Arap atı yetiştiriciliğimizde ayrıcalıklı yere sahip kısraklardan birisidir. 1974 yılında, Sezgin’den doğan erkek yavrusu Sa’d 23 doğrudan aygırlığa ayrılarak Bahadırhan I, Bahadırbey, Hiratasan, Berkoş, Nurışık, Aldırmagönül gibi sahada ve harada iz bırakan yavrular verdi. SATVET’ TEN ÖNCESI Satvet bizce Mehmet Ali Kiper’le birlikte anılmalıdır. Çünkü Mehmet Ali Kiper, Arap atçılığımızın bugünkü düzeye ulaşmasında, Satvet’in ortaya çıkmasında büyük paya sahip isimlerin belki de başında geliyor. Kiper; Arap atının genetik yapısı, eşkâli ve estetiğini korumaya özen göstererek “adeta klasikleşen” birçok ana - baba eşleşmesinin yaratıcılığını yaptı. Satvet’i anlattığı yazısında; Veliaht - 4. Kemiyetülırak eşleşmesinden Ajax ortaya çıkınca inancının pekiştiğini ve bu kısrağı daha sonraki yıllarda Sezgin, Akbatur, Ekiz gibi Sa’d kanı taşıyan aygırlara çekmeyi sürdürdüğünü belirtiyor. Bizim öykümüz çok ilginç… Atilla Özsoy, Akbatur’un ilk taylarından 4. Kemiyetülırak yavrusu Padişah’ı yani Satvet’in bir yaş büyük ana - baba kardeşini 1969 yılında alan at sahibi olarak anılır. Satvet’in her yarışında, Atilla Özsoy’un kulaklarını çınlatırlardı… Özsoy; “Akbatur çok beğendiğim bir Arap atıydı. Yağışlı bir havada, 1800 metrelik koşuyu, İstanbul kum pistinde 2.09 ile kazandığı yarışını hiç unutamam. Aynı gün, İngiliz atlarının aynı mesafeli koşusu da 2.09 ile bitmişti. Padişah’ın anası 4. Kemiyetülırak da iyi bir kısraktı. Padişah’ı bu nedenle satın aldım” diyor. Satvet’in satışında ise, neden hiç ortalarda olmadığını da anlatacağız; sabredin… 1972 yılı Türkiye Büyük Millet Meclisi Koşusu. Satvet / Nadire 1 27 Türkiye Jokey Kulübü • • O BİR EFSANE •

RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=