2026_Haziran

Uzun bir yolculuğa çıkmadan önce, arabanızın tüm bakımını yaparsınız. Yarış atları da koşulara hazırlanırken, başlangıçta kapsamlı bir muayeneden geçirilmelidirler. Nasıl ki arabanın her gün bakılan kısımları varsa, yarış atlarının da her gün verilen yemi tamamen tüketmesi, rutin hareketleri, gövde ve ayaklar, nallar, dışkı ve idrar alışkanlıkları gibi özellikleri kontrol edilir. Arabaların belirli zamanlarda yapılan periyodik bakımları gibi, yarış atlarının da belli aralıklar ile kan, idrar tahlilleri, ultrason ve röntgen çekimleri ile bazı taramalar yapılır. Doğal olarak uzun aralıklı yapılan kontroller daha ayrıntılı olacaktır. Yarış atlarının bakım ve kontrollerinde seyisin, antrenörün ve veteriner hekimin inceleme alanları farklı olsa da sonuçta aynı fikirde birleşmeleri herkes için yararlı olur. Seyis tımar sırasında günlük kontrollerini yaparken, atın antrenörü sahadaki form durumundan sorumludur. Veteriner hekim, atın antrenman yapabilmesi için sağlık sorunlarını giderir, parazitlere karşı ilaç ve aşı uygulamaları yapar, beslenme programı hazırlar, gerekli takviyeleri önerir. Bazı antrenörler belli bir yarışı hedefleyip ona göre antrenman yaptırırken, bazıları ise, başta yarış programına bakmadan atı çalıştırır. Atının form grafiği yükselip yarışa hazır olunca programdan ona uygun yarış seçerler. Antrenman öncesi ve sonrası yarış atının genel durumu, çevreye ilgisi, hareketleri ile nabız ve solunum gibi fizyolojik değerleri izlenir. Tempo ve hava sıcaklığı göz önüne alınarak atın terlemesinin normal olup olmadığına bakılır. Antrenmandan sonra, solunum ve nabız sayısının kaç dakikada normal sınırlara indiği belirlenir. Bir yarış atının artan antrenman temposuna verdiği tepki çok önemlidir. Deneyimli bir antrenör, atının beden dilinden kolayca anlar. Onu dinlemek ve bize anlatmaya çalıştığını anlayabilmek, bundan sonraki antrenman programı için önemli bir rehber olur. Ondan istenilen antrenmanı yapabilmesi için her açıdan sağlıklı olması şarttır. Formda bir yarış atı, antrenmanın dozu arttıkça rahatlıkla bu ağırlığın altından kalkabilir. Antrenmana başlarken veya antrenmanın sonunda isteksiz ve ilgisiz olması, jokeyin komutlarına uymaması hatta karşı gelmesi, hareketliliğini veya canlılığını yitirmiş olması ve çabuk yorulması, bir sakatlık veya rahatsızlıktan kaynaklanıyor olabilir. Örneğin tayların kalıcı dişlerini çıkardıkları dönemde ağız içinde ağrı olabilir ve beslenme sorunları görülebilir. Ya da sindirim veya solunum sistemindeki bir hastalığın başlangıç evresinde olabilirler. Ön ayaklarda sorşin başlangıcı, küçük kemik üremeleri, tendo ve ligament zorlanmaları, tırnak içinde apse veya uygun olmayan nal çakımı da yarış atının keyfini bozan ve istenildiği gibi antrenman yapamamasına yol açan sorunlardan bazılarıdır. Yarış atlarının anne, babalarının performansları bize az çok bir ipucu verse de her atın bireysel özellikleri beklenildiği gibi olmayabilir. Bazen ebeveynlerinden daha üstün yarışlar sergileyebilmelerinin yanı sıra kimi zaman da onlara hiç benzemeyerek sahiplerine hayal kırıklığı yaşatabilirler. Her tay orijinine bakılmaksızın farklı pistlerde çalıştırılarak bireysel özellikleri ortaya çıkarılmaya çalışılır. Tayların eğitimleri harada başlar. Olanaklar ölçüsünde haralarda tayların 20 - 30 derecelik eğimli padoklarda yokuş yukarı çalıştırılmalarının tendoları geliştirdiği ileri sürülmektedir. Fakat bu çalışmanın bilgili ve bilinçli kişiler tarafından yapılması gerekir. Çünkü zayıf tendoların bu tür çalışmalarda bile hasara uğrayabileceği bilinmelidir. Çamurlu ve bataklık arazide koşan tayların kas ve eklemlerinin zorlanması, bazen ciddi sakatlanmalara yol açabilir. Ayrıca çamurlu zeminler ‘bıcılgan’ dediğimiz deri hastalığına ve tırnakların yumuşaması sonucu daha duyarlı duruma gelmelerine neden olabilmektedir. Harada yapılacak düzenli çalışmalar, tayların sırt, bel, sağrı ve karın kaslarının gelişmesine yardımcı olur. Bu aşamada önemli olan konu, tayların tam olarak güçlenmemiş tendo ve ligamentlerini fazla zorlamamak gerektiğidir. Tayların erken antrenmana alınması ile kaslarının gelişmesi hızlanır. Kalp - damar sistemi ve solunum sisteminin kapasitesi artarak yarış koşacak düzeye ulaşır. Sinir sistemi ile kaslar uyumlu çalışmaya başlar. Her hız düzeyinde taylar dengeli 76 • AT SAĞLIĞI • • Vet. Hek. Reha Gültepe

RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=