2026_Agustos

Festivalin üçüncü gününde ise organizasyonun en heyecan verici bölümlerinden biri olan Fotomaraton Yarışması gerçekleştirildi. Festival boyunca çekilen birbirinden etkileyici kareler, alanında uzman jüri üyeleri tarafından değerlendirildi. Jüri üyeleri arasında Türkiye Jokey Kulübü’nün ödüllü fotoğrafçısı Kadir Civici’nin de yer alması yarışmaya ayrı bir prestij kazandırdı. Fotoğraflar yalnızca birer kare değil, Kapadokya’nın ruhunu ve at kültürünün estetik yönünü yansıtan güçlü hikayelerdi. Günün finalinde düzenlenen at güzellik yarışması ise festivalin en dikkat çekici organizasyonlarından biri oldu. Bölgedeki farklı çiftliklerden getirilen Friesian, Arap, Haflinger, Ahal Teke, Avrupa ve yerli pinto, Pony ve çeşitli yerli ırklardan atlar jüri karşısına çıktı. Türkiye Binicilik Federasyonu temsilcisi, Istanbul üniversitesi veteriner hekimlik yetkilisi ve benim de yer aldığım jüri ekibi olarak değerlendirmelerimizi büyük bir titizlikle gerçekleştirdik. AT GÜZELLIK YARIŞMASI NEDIR? Biraz güzellik yarışmasının kuralları ve tarihinden size bahsetmek isteriz. Bir atın güzelliği yalnızca fiziksel görünümüyle ölçülmemektedir. Elbette kondisyonu, bakımı ve genel sağlığı önemlidir; ancak bunun yanında podyuma çıkışı, yürüyüşündeki özgüveni, duruşu, karakterini yansıtışı ve sahibiyle kurduğu uyum da değerlendirmede büyük rol oynar. İyi hazırlanmış bir sunum, atın tüm özelliklerini ortaya koyarken, at ile sahibi arasındaki bağ da gözle görülür şekilde hissedilir. İşte bu nedenle jüri olarak yalnızca estetik değil, bütüncül bir bakış açısıyla değerlendirmelerimizi gerçekleştirdik. Kökeni Avrupa’daki geleneksel at gösterilerine dayanan bu organizasyonlar, kaliteli yetiştiriciliği teşvik etmek, farklı at ırklarını tanıtmak ve at kültürünü gelecek nesillere aktarmak amacıyla düzenlenmektedir. Günümüzde dünyanın birçok ülkesinde olduğu gibi Türkiye’de de atçılığın gelişimine katkı sağlayan önemli etkinlikler arasında yer almaktadır. Yıllar önce Türkiye’nin ilk at güzellik yarışması organizasyonunu gerçekleştiren ekipte yer almış biri olarak, yeniden jüri koltuğunda bulunmak benim için ayrı bir gurur ve mutluluktu. Edindiğimiz tecrübeleri paylaşmak, at yetiştiriciliğine ve at kültürünün gelişimine katkı sunmak, bu tür organizasyonların en kıymetli kazanımlarından birisi olmaktadır. Kapadokya gibi dünyanın hayranlıkla izlediği bir coğrafyada at kültürünü merkeze alan festivallerin artması, hem turizm hem de Türk atçılığının tanıtımı açısından büyük önem taşıyor. Çünkü at; tarihimizin, kültürümüzün ve geleneklerimizin en güçlü simgelerinden biri. Bu mirası yeni nesillere aktarmanın en güzel yolu ise böylesine nitelikli organizasyonlardan geçiyor. Kapadokya’dan ayrılırken geriye yalnızca güzel görüntüler değil; çocukların ponylerle kurduğu ilk dostluklar, yetiştiricilerin emekleri, festival alanındaki coşku ve at sevgisinin insanları nasıl ortak bir paydada buluşturduğuna dair unutulmaz anılar kaldı. Eminim ki bu festival, önümüzdeki yıllarda daha da büyüyerek Türk atçılığının en önemli geleneklerinden biri haline gelecektir. Bir dahaki “Rota”da görüşmek dileğiyle. 45 Türkiye Jokey Kulübü • • ROTAMIZ AT •

RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=