KANTARMA DESTEĞI 2011 yılının Ağustos ayında gerçekleştirilen Plevne Koşusu sahalarımızda ender görülen bir olaya sahne oldu. Birbirinden iddialı 4+ yaşlı safkan Arap atlarını bir araya getiren mücadelenin favorisi Cüneyt Çalıcıoğlu’nun sahibi ve yetiştiricisi olduğu, jokey Halis Karataş idaresindeki Gelibolu isimli safkandı. Sorunsuz bir şekilde startı verilen koşunun ilerleyen metrelerinde Halis Karataş idaresindeki safkanın kantarma kayışı bir anda koptu. Kısa süreli panik yaşayan usta jokey belirli bir müddet boyunca kantarmadan yoksun bir şekilde mücadelesine devam etti. Son derece büyük bir tehlike arz eden durumun üstesinden tecrübesiyle gelmeye çalışan Karataş’ın imdadına meslektaşı Erhan Yavuz yetişti. Koşuda Semra Ulusoy’a ait Eskişehirli isimli safkanla start alan Yavuz, rakibinin zor durumda olduğunu fark ederek hemen ona doğru yanaştı. Erhan Yavuz, Halis Karataş’ın kopan kantarmasının parçasını yakalayarak rakibine verdi ve atın kontrolünü yeniden kazanmasını sağladı. Bunun neticesinde durumu toparlayan Karataş her geçen metrede rakipleriyle arasında olan farkı yeniden açtı ve pistten birincilikle ayrılmayı başardı. Rakibine yardımcı olarak bir anlamda kazanmasının da yolunu açan jokey Erhan Yavuz idaresindeki Eskişehirli ise koşuyu dördüncü olarak noktaladı. Jokey Erhan Yavuz’un bu takdire şayan hareketi uluslararası spor kamuoyunun da dikkatinden kaçmadı. Dünya Fair Play Konseyi tarafından “Davranış” dalında ödüle layık görülen jokeyimiz, bu onura nail olan ilk jokey olarak kayıtlara geçmeyi başardı. Erhan Yavuz yaptığı açıklamada; “Böyle anlamlı bir ödülü uluslararası arenada almış olmaktan dolayı çok mutluyum. Ben o koşuda yapmam gerekeni yaptım. Halis (Karataş) Ağabey’in canı o anda bana emanetti, göz ardı edemezdim. Yine aynı olayı yaşasam farklı davranmam, düşünmeden yine yaparım.” şeklinde konuştu. Başarılı jokeyin ülkemizde ve yurt dışında büyük takdir toplayan bu davranışı, Türk yarışçılığında “Fair Play” denilince bugün bile akla ilk gelen hadiseler arasında kendisine ön sıralarda yer bulmaktadır. MUTLAK PROFESYONELLIK Sahalarımızın en başarılı jokeyleri arasında yer alan Selim Kaya kariyeri boyunca birçok koşuyu kazanma başarısı gösterdi. Ancak kazanmış olduğu koşuların içinde bir tanesi kendisi ve Türk yarışçılığı için ayrı bir anlam ifade ediyor. 27 Ekim 2002 tarihinde düzenlenen Cumhuriyet Koşusu, dönemin en başarılı safkan Arap atlarını bir araya getirdi. Toplamda 15 safkanın birincilik mücadelesine sahne olan yarış günün sonucu en çok merak edilen koşuları arasındaydı. Bu yarışı tecrübeli jokey için farklı kılan ise pistte Kaya Ekürisi’ne ait Yavuzca’ya karşı İbrahim Tamer’e ait Tamerinoğlu isimli safkanla yarışacak olmasıydı. Yavuzca’nın jokeyi ise Selim Kaya’nın kardeşi Mehmet Kaya’dan başkası değildi. 1600 metre mesafe çim pistte koşulan yarışın son metreleri büyük bir heyecan yaşattı. Neredeyse potoya kadar luta tutuşan Kaya Kardeşler’den kazanan baş farkıyla Selim Kaya yani Tamerinoğlu oldu. Koşunun ardından birçok duyguyu aynı anda yaşan tecrübeli jokeyin göstermiş olduğu profesyonellik ise büyük bir takdir topladı. Selim Kaya’nın meslek etiğine göstermiş olduğu hassasiyet bu mesleği yapmak isteyen gençler açısından güzel bir Fair Play örneği teşkil etmiştir. Dünyada ilk kez bir jokeye verilen Fair Play ödülü Erhan Yavuz’a dönemin Avrupa Fair Play Birliği Başkanı Carlos Goncalves tarafından Macaristan Gödöllö şehrindeki Sisi Saray’ında takdim edildi. 54 • www.tjk.org • FAIR PLAY •
RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=