BİR EKÜRİNİN DOĞUŞU Biz ekürinin kuruluş yıllarına dönecek olursak… Turhan Ekürisi’nin böyle bir başlangıç yapmasında antrenör Nubar Uncuyan’ın büyük bir payı vardı. Onun katkısını, Nazım Mutlu’nun Zaimoğlu Ekürisi ile birlikteliğine benzetebiliriz. Mutlu ve Uncuyan, atlarını sadece koşulara hazırlayan isimler değil, eküriye katılacak safkanları seçen ve ekürileri yöneten kişilerdi. Alınacak safkanları seçen dedik ama Nubar Uncuyan bu konudaki bir farklılığı “Erbatur’u ben değil, O seçti” diyerek vurguluyor. Antrenörü ile Turhan Ekürisi arasındaki güven ve birlikteliğin Süleyman Sırrı Turhan’ın vefatı sonrasında da sürmesi, iki taraf içinde övgü kaynağıdır. Albatur’un alınışını Nubar Uncuyan anlatıyor: - Süleyman Beyle, bir arkadaşım vasıtasıyla tanışıp, çalışmaya başladık. Vadi’yi almışlar, koşuyorlardı. Antrenör arkadaşım bu atı sen çalıştır dedi, kabul ettim. İyi koştuk, kazandık. Daha sonra bu işi yapmamaya karar verdim ve antrenörlüğü bıraktım. Evim İncirli’de. Bir gün Osmaniye’den eve giderken, Süleyman Beyle karşılaştık. “Neredesin, ben de seni arıyorum. Deli bir atım var; gel şuna bir bakıver” dedi. At da Eğinli… Sahaya girmiyor; girse bile zağmaya dokundurtmuyor… Birkaç yarış koşup, onunla da kazandık. Sonra bu atı sattı. O günlerde de devlet haralarının satacağı taylar, sahaya geldi. Süleyman Bey “Taylar gelmiş, gidip bakalım. İçlerinden birini beğen, onu alıp seninle ortak koşalım” dedi. Taylar Karamehmet ahırlarında kalıyordu. Karamehmet ahırlarına gidip baktıkları, Çifteler Harası’nın Veliefendi’ye getirdiği 1978 doğumlu, on bir safkan Arap tayıydı. Bu tayların sadece orijinlerini yazsak, okurların çoğu onların adlarını, hatta kardeşlerini bile söyleyeceklerdir. Çünkü öylesine akılda kalan isimler ve orijinler ki… Nevzat Zaimoğlu’nun aldığı Tulhak, Özden Odacıoğlu’nun aldığı Özüşan, Hakkı Erdem’in Ganyan’ı, Cemal Türkmenoğlu’nun I. Elhan’ı, Bülent Koçak’ın Başefendi’si, Süleyman Sırrı Turhan’ın aldığı (Satvet - Mencule 11) orijinli Albatur’u… Aralarındaenyüksek fiyataulaşan,Nevzat Zaimoğlu’nun 1 milyon 150 bin Lira ödeyerek aldığı Tulhak olurken, Albatur 700 bin Lira ile dördüncü sıradaydı. Mehmet Ali Kiper 1981’in üç yaşlı taylarını değerlendirdiği Yarış ve Yetiştiricilik Yıllığı’ndaki yazısında, Tulhak’ı ilk sıraya koyup, Özüşan, Savatlı ve Albatur’u da iyiler arasında sayıyordu. Nubar Uncuyan, Albatur’un alınışını anlatırken, sanki o günleri yeniden yaşıyor: - Gidip taylara baktık. Birinci, ikinci derken üçüncü tayda elim, ayağım düşüverdi; karşımda Albatur… Bu atı al, şampiyonlar şampiyonu olur dedim. Arka ayağında biraz problem var ama kemik oturmuş, zarar vermez. “Tamam, alalım. Sen mi bakacaksın bu ata” diye sorunca; bakarım ama bir şartım var dedim. Ben ortaklığa falan gelemem. At yarışını koşar; ben de hak ettiğimi alırım. - Tamam, anlaştık... Albatur 62 • www.tjk.org • O BİR EFSANE •
RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=