2025_EYLUL

Demirkır, safkan Arap atçılığımızda, sadece yaşıtları arasında yıldızlaşan değil, unutulmaz şampiyonlardan bir tanesi… 11 yaşına kadar pistlerde kalıp, tam 9 yıl süren yarış yaşamına sahip; 9 yılda koştuğu 77 yarıştan 37’sini kazanıp, 16’sında plase olan unutulmaz bir safkan… Gerçi bu tür istatistiklerde kimse Kafkaslı’nın eline su dökemez. Atları konuştuğumuza göre “ayağına su dökemez” dememiz mi? Gerekirdi, bilemedim… Kafkaslı, Demirkır’dan 21 yıl sonra, 2005’te sahaya gelip, 6 sezonda 127 yarış koştu. Kafkaslı son yılı olan 2010’da da, ortalamalarının altına düşmeyerek 21 startta, 7 birincilik, 3 ikincilik, 4 üçüncülük elde etti. G1 Tarım ve Orman Bakanlığı Koşusu’nu o yıl kazandı. Yine o yıl, G1 Kanuni Sultan Süleyman Koşusu’nda ikinci, G1 TBMM Koşusu’nda üçüncü oldu. Bunları eleştiri olarak değil, safkanların gücünü, dayanıklılığını ve farklı jenerasyonlar arasındaki başarılarını anlatabilmek amacıyla söylüyorum. Örnek verdiğimiz bu iki isim ve benzer performansı paylaşan diğer safkanlar, pistlerden daha erken ayrılsalar iyi olur muydu? Büyük olasılıkla evet… Demirkır ve Sezgin I son yıllarındaki performansları ve geciken emeklilikleriyle benzerlik gösteriyorlar. İkisi de son yıllarında, az sayıda start alıp, koşu kazanmadan pistlere veda etmişler. Bu sonuca bir de şu açıdan bakmak gerekmez mi? İlgilileri yeni sezona umutla başlamasalar ya da olacakları önceden bilebilseler, sizce devam ederler miydi? Bence hayır… Peki, o günlerdeki koşullar farklı uygulamalara uygun muydu? Arap atları için söylüyorum. Koşmak ya da TİGEM’e damızlık olarak satmak dışındaki olasılıklar yok denecek kadar azdı ve bunun da ne kadar cazip olduğu tartışılır… Örneğin 2010 yılı sonunda, TİGEM 50 bin Liralık fark nedeniyle Kafkaslı’yı aygır olarak satın almamıştı. ŞAMPİYONUN ŞİFRELERİ Demirkır’a gelecek olursak; onun şifrelerini çok daha önceki tarihlerde, 1979 - 80 yıllarında aramak gerek… Demirkır, Mustafa Demir’in atıydı. Kısa bir süre önce kaybettiğimiz Ali Güneş ekürinin antrenörlüğünü yapıyordu; “Mustafa Demir eski atçılardandır. Aldemir, Kırdemir, Köroğlu’nu koştu.” deyince hafızamı yokladım. Aldemir, Kırdemir pek yabancı gelmediler ama hatırladıklarım, sadece adları oldu. Köroğlu deyince; “Köroğlu 4’mü?” diye sordum ve o kır at gözümün önünden “şöyle bir” geçti. 3 yaşlı dönemine Adana’da güzel bir başlangıç yapmıştı, demek ki oradan aklımda kalmış. Laf aramızda 45 yıl önceden söz ediyoruz… Köroğlu 4, yarış hayatına 1980 yılında Adana’da başlamış, katıldığı 6 yarışın biri Açık Koşu olmak üzere dördünü kazanıp, Barbaros 6’nın kazandığı iki Açık Koşuyu da ikinci ve dördüncü sırada tamamlamış. Dördüncü kaldığı koşuda Ersoylu ile Yusufçuk ikinci ve üçüncü olan isimler. Demirkır 68 • www.tjk.org • O BİR EFSANE •

RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=