2022_Ocak

36 TJK’NIN SESİ OCAK 2022 Probiyotik ve prebiyotikler... Bağırsaklarda yaşayan yararlı mikroorganizmalara probiyotik denir. Bunlar çoğunlukla bakteri ve mayalardır. Bağırsaklarda uygun yoğunlukta oldukları zaman, sindirim işlemlerine yardımcı olurlar, atın yemden daha çok yararlanmasını sağlarlar ve B vitaminlerini sentezleyerek, bu vitaminleri metabolizma olayları için atın kullanımına sunarlar. Ayrıca bağırsak kanalında yaşayan probiyotik mikroorganizmalar, hastalık yapıcı bakterilerin çoğalmasını engelleyerek atın sağlığına önemli katkıda bulunurlar. B vitaminlerinin yanı sıra, ürettikleri enzimler ve uçucu yağ asitleri de sindirime yardımcı olur ve bağırsak sağlığını korur. Probiyotiklerin zararlı bakterilere karşı koruyucu duvar oluşturması, bağışıklık sistemini uyarması ve sindirime destek olarak atın yararlanabileceği maddeler üretmesi çok önemlidir. Probiyotiklerin bir başka yararı da antikor üretimini harekete geçirerek, hastalık yapan mikropların etkisiz hale getirilmesinde rol oynamasıdır. Ayrıca yangı giderici sürecin aktörlerini teşvik ederek yangısel olayların söndürülmesine yardımcı olurlar. Yarış atlarını yemlerine katılan probiyotik ürünlerdeki yararlı bakteri ve mayalar, bağırsaklara ulaştıkları zaman, bu bölgeye tutunarak çoğalırlar ve kendi kolonilerini meydana getirirler. At için güvenli ve yararlı bu mikroorganizma toplulukları özellikle kalın bağırsakta bolca bulunurlar. Dışkının büyük kısmında yer alırlar. Diğer hayvan türlerinde yapılan araştırma sonuçlarına göre, insan ve geviş getirenlere ait elde edilmiş bilgilerin atlara uygulanabilmesi mümkün değildir. Çünkü aynı türden probiyotiklerin farklı suşları (mikroorganizmaların genetik olarak özelleşmiş alt türleri) arasında bile benzer özellikler görülmeyebilir. Bu nedenle genelleme yapmak doğru olmaz. Sindirim kanalının değişik bölgelerinde farklı mikrobiyal koloniler yaşar. Hepsi az veya çok, sindirim ve bağışıklık sistemine yardımcı olup atın sağlığını korurlar. Mikrobiyom yapısındaki değişiklikler atın sağlığını doğrudan etkiler. Probiyotiklerin etkinliği için prebiyotiklere ihtiyaç vardır... Probiyotikler ile karıştırılabilen ve son yıllarda sık kullanılan bir kavram olan prebiyotikler, sindirilmeyen bazı besinleri tanımlar. Probiyotiklerin beslenmesi, çoğalması ve etkin şekilde çalışabilmeleri için prebiyotik besinlere gerek duyulur. Daha farklı bir deyişle, prebiyotikler, probiyotiklerin yiyecekleridir. Yarış atı beslenmesinde en çok bilinen prebiyotikler, yulaf kabuğu, soya fasulyesi kabuğu ve pancar posası (küspesi) dır. Bağırsak kanalındaki yararlı mikroorganizmaları besleyen ve onların çoğalmasına yardımcı olan prebiyotikler, at tarafından sindirilemeyen, lifli besinlerdir. Probiyotikler ve prebiyotikler, birbirlerinden ayrı düşünülemezler. Yararlı bakterileri etkin hale getiren ve onlara enerji veren prebiyotik besinlerdir. Bu iki grup birlikte görev yaparlar. Sindirim sisteminin düzenli çalışmasını sağlar ve bağışıklık sistemine destek olurlar. Prebiyotikler, sindirilemeyen selülozlu (lifli) besinler oldukları için kalın bağırsakta parçalanırlar ve fermente olurlar. Prebiyotikler ile beslenen probiyotikler sayesinde zararlı bakteriler bağırsaklarda barınamazlar. Prebiyotiklerin metabolizma hızını arttırdığı ve bağırsakların çalışmasına yardımcı olduğu da bilinmektedir. Bu yüzden yarış atlarının rasyonunda her gün prebiyotik yemler bulunmalıdır. Halk arasında en çok bilinen probiyotik içeren yiyecek yoğurt olmasına rağmen, yarış atlarında kullanımı çok yaygın değildir. Buna karşın sadece yarış atları için pelet, şurup, paste ve toz gibi farklı şekillerde üretilmiş ticari probiyotik ürünler vardır. Uzun süre kullanılan antibiyotikler, hastalık yapıcı mikropların yanı sıra, kalın bağırsaktaki yararlı bakterileri de yok edebilirler. Bozulan bağırsak mikrobiyomunu tekrar eski dengesine getirebilmek için, antibiyotik kullanımından sonra ata probiyotik verilmesi yararlı olur. Sık sık yapılan şehirlerarası yolculuklar ile yoğun antrenman ve yarış programının neden olduğu stresten dolayı atın bağırsak sağlığını korumak için söz konusu böyle zamanlarda da probiyotiklere başvurulmalıdır. Bazı bilim insanlarına göre bağırsaklar, ikinci beyinlerdir... İçerdiği çok sayıda sinir hücresi ve kendi çalışmasını kontrol eden enterik sinir sistemi nedeniyle bazı bilim insanları bağırsaklara, “ikinci beyin” tanımlaması getirmektedirler. Bağırsak rahatsızlıklarının atın fiziksel sağlığını bozmasının yanında, psikolojik sorunlara da yol açması ve bunun davranış bozuklukları şeklinde ortaya çıkması, ikinci beyin tanımlamasını doğrulamaktadır. Atın sinirli olması, çevresindeki yiyecek dışı cisimleri en çok da ahır kapısını sürekli ısırması, huysuz ve saldırgan olması yarış performansını da doğal olarak düşürmektedir. Atın fiziksel ve psikolojik sağlığı için bağırsak - beyin ekseni güçlü tutulmalıdır. Sevebilen ve çalışabilen insan, sağlıklıdır... Sigmund Freud

RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=