2021_Ocak

12 TJK’NIN SESİ OCAK 2021 ÜM dünya için olduğu gibi atçılık camiamız açısından da oldukça zorlu bir seneyi ardımızda bıraktık. 2020 yılı senin için nasıl geçti? Bu sene çok güzel ve bereketli geçti benim açımdan. 2 tane G1 Yarış kazandım. Buna ilave olarak birçok önemli yarıştan da yine zaferle ayrıldım. Sizlerle bir araya geldiğimiz bugün itibarıyla 2020 yılının bitmesine çok az bir süre kaldı, umarım bu zaman zarfında elde ettiğim başarılara yenilerini ekleyebilirim. Bunun olması için elimden gelen gayreti gösteriyorum. Ancak yine de istediğim seviyede olduğumu söyleyemem. Çok daha iyi olmak için fazlasıyla efor sarf ediyorum. Hedeflerime giden yolda 2020 yılı benim için güzel bir basamak oldu. m Geride bıraktığımız yılda pandemi kaynaklı yaşanan tüm sıkıntılara rağmen başta G1 Cumhuriyet ve Byerley Turk Koşuları olmak üzere birçok Açık Koşu’dan zaferle ayrıldın. Bu süreçte kendini nasıl hazır tuttun? Özel diyetisyenim, psikoloğum ve spor hocalarımla birlikte şahsi bir program dahilinde çalışmalarımı sürdürdüm. 7 / 24 esasına dayalı olarak günün her vakti birbirimizle irtibat halindeydik. Pandemi dolayısıyla evde olmam gereken zamanlarda online olarak bana verilen programı uygulamaya devam ettim. Yediğime içtiğime ve uykuma çok dikkat ettim. Bu şekilde kendimi zinde tuttum. m İdol olarak gördüğün bir isim var mı? Gerek kariyerinde gelmiş olduğu nokta, gerekse de kişiliği bakımından Halis Karataş diyebilirim. Kendisi tam anlamıyla bir centilmen. Hipodrom içinde ve dışında her konuda bize ve daha genç arkadaşlara yardımcı olabilmek için elinden geleni yapıyor. Yarış esnasında da kimseyi üzmez. Atından alabileceğinden daha fazlasını istemez. Halis Karataş Ağabey hepimiz için gerçekten çok güzel bir örnektir. m Bu sezon aklında en çok yer eden yarış hangisi oldu? Cumhuriyet ve Byerley Turk Koşuları bu sene bende ayrı bir iz bıraktı. Cumhuriyet Koşusu’nda atım Demirperde beklediğimizin aksine starttan çok yavaş bir çıkış yaptı. Ancak son 800’den itibaren atımın aksiyonlara temiz reaksiyonlar verdiğini fark ettim ve o andan itibaren işlerin lehime gelişeceğini hissettim. Atıma zaten çok güveniyordum, gerçekten de kalitesi tartışılmaz bir safkan. Cumhuriyet Koşusu gibi önemli bir mücadele için çok sıkı hazırlık yapmıştık. Ekibimizle birlikte harcadığımız yoğun mesai sonrasında pistten zaferle ayrılmak inanılmaz mutlu hissettirdi, bu sezon elde ettiğim en önemli galibiyetlerden bir tanesi diyebilirim. Özellikle Ulan Bator’la katıldığım Byerley Turk Koşusu tam anlamıyla bir taktik yarışı oldu. Koşu öncesinde kafamızda bir plan belirlemiştik ve bu planı istediğimiz gibi uygulayabilmemiz halinde zafer elde edeceğimizi de biliyorduk. Belirlediğimiz taktik neticesinde birincilik elde etmemiz de bizi ayrıca mutlu etti. “ULAN BATOR ILE ARAMIZDA ÇOK ÖZEL BIR ILIŞKI VAR” m Byerley Turk Koşusu’nda birinci olması halinde tüm zamanların en çok G1 Yarış kazanan atı olarak adını tarihe yazdıracak olan Long Runner’ın önünde mücadeleyi tamamlayarak galibiyete uzandın. Senin açından nasıl bir yarış oldu? Long Runner’la rekabet ettiğimiz Byerley Turk Koşusu’nda düşük bir tempo vardı. Benim bindiğim Ulan Bator da son derece iddialı bir Grup Yarış atıydı ve o gün de muhteşem bir performans sergiledi. Yarış 100 - 150 metre daha sürseydi bile geçilebileceğimize inanmıyorum. Starttan tam istediğim gibi çıkmıştı. Son 1000’e geldiğimizde biraz daha gücümüzü muhafaza edebilir miyim düşüncesiyle atımı hızlandırmadım. Bu sayede 200 - 250 metrelik bir enerji tasarrufunda bulundum. Sonrasında atımın tüm gücünü piste yansıtmasına izin verdim. O da bana tüm aksiyonlarımda harika cevaplar verdi. Ulan Bator televizyonda görüldüğünden çok da yakışıklı, aynı zamanda fiziği de olan mükemmel bir at. Ona ilk bindiğimde bana müthiş bir güven vermişti. Onunla belirli bir süreyi beraber geçirdikten sonra, özellikle çim yarışlarında hava kötüyse ve pist çamurluysa kendini kolladığını, adeta rölantiye aldığını fark ettim. Başka bir ifadeyle sahip olduğu 5 vitesin yalnızca 4’ünü kullanıyordu. Bu durumu ilgililerine de ilettim ve söz konusu olayı sonraki süreçte kendileri de gördüler. Bunun neticesinde atı iyi analiz ettiğimi anladılar. Sonrasında ise atla iyi bir uyum yakaladığıma inandılar ve safkan bende kaldı. Ulan Bator ile aramızda çok özel bir bağ kurduk ve birbirimizi çok sevdik. Bundan sonraki süreç bize neler getirecek hep birlikte göreceğiz. Long Runner’a da değinmeden geçmeyelim. Gerçekten mükemmel bir safkan. Tüm zamanların en çok G1 kazanan atı unvanını elde ederek bunu ispatladığını düşünüyorum. T Akın Sözen, Ekrem Kurt Apranti Eğitim Merkezi’nden 2004 yılında birincilikle mezun oldu.

RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=