2021_Ekim

1 990 Dünya Kupası’nda, Almanya ve İngiltere yarı finalde karşı karşıya gelir. 120 dakikası 1-1 biten maçın sonunda Almanlar seri penaltı atışları sonucunda 4 - 3’lük skorla finale yükselmeyi başarmıştır. Bu maçın ardından İngilizlerin ünlü forveti Gary Lineker dillere pelesenk o cümleyi söylemiştir: “Futbol 22 kişinin oynadığı ve sonunda Almanların kazandığı bir oyundur.” At yarışları belki futbol gibi Almanların yıllardır üstün olduğu bir spor olarak bilinmese de Alman Yarışçılığı’nın zirveye çıktığı günleri elbette gördük. Ancak bu yıl 100’üncü kez düzenlenen, tüm dünyanın merakla beklediği G1 Prix De L’ Arc de Triomphe’da bir Alman safkanın potoyu önde geçmesi akıllara bir kez daha Lineker’in sözünü getirdi. Öncesiyle sonrasıyla 2021 yılı L’ Arc çok konuşulan bir yarış oldu. Öyle ki son 2 ayda bu köşemizde koşuya katılması muhtemelen 3 yaşlı ve yaşça büyükleri incelemeye çalıştık. Dünyanın dört bir yanından katılımın olduğu Prix De L’ Arc De Triomphe son yılların en merakla beklenen koşularının başında geldi. 2400 metre mesafeli koşunun startıyla birlikte herhangi bir safkan liderliği almakta ısrarcı olmadı. Coolmore Ekürisi’nin safkanı Broome ilk metrelerde bir süre tempoyu belirleyen isim oldu. Ancak ilk 400 sonrası, katıldığı koşuları genelde ön grupta takip eden Godolphin Ekürisi’nin safkanı Adayar (Frankel – Anna Salai / Dubawi) jokeyi William Buick idaresinde öne düştü. Tempoyu belirleyen Adayar’ın ardında Japonların başarılı safkanlarından olan ve aylar öncesinden Oisin Murphy ile start alacağı deklare edilen kır safkan Chrono Genesis onu takip etti. Son düzlüğe de bu iki safkan önde çıktılar. Son düzlükte, bitime 500 metre kala Adayar adeta vites arttırarak koşuyu kazanmaya çalıştı. Chrono Genesis temposunu bir türlü istenen seviyeye çıkaramazken, arka plandan Adayar’ın ahırdaşı Hurricane Lane (Frankel – Gale Force / Shirocco), Coolmore Ekürisi’nin yıla damga vurmuş dişi tayı Snowfall (Deep Impact – Best In The World / Galileo), Aga Khan Ekürisi’nin koşunun favorileri arasında gösterilen kısrağı Tarnawa (Shamardal – Tarana / Cape Cross), Sealiway (Galiway – Kensea / Kendargent) ve Torquator Tasso’nun (Adlerflug – Tijuana / Toylsome) atakları görüldü. 200’den sonra favorilerden Tarnawa ve Hurricane Lane, Adayar’ın temposunun düşmesinden faydalanarak öne geldiler. “Acaba beklenen senaryo olacak mı? Favori safkanlar ilk sırada mı L’ Arc’ı noktalayacak?” diye düşünülürken en dış kulvardan koşuya büyük sürpriz olarak katılan Alman safkan Torquator Tasso’nun atakları görüldü. Jokeyi Rene Piechulek idaresinde oldukça düzgün aksiyonlarla potoyu önde geçen Torquator Tasso, 100’üncü Prix De L’ Arc De Triomphe’da zafere ulaşarak adını tarihe yazdıran isim oldu. 14 safkanın start aldığı Prix De L’ Arc De Triomphe’da Torquator Tasso’nun ardında ikinciliği Tarnawa elde ederken, Hurricane Lane üçüncü, koşuda uzun süre tempoyu belirleyen Adayar dördüncü, Sealiway ise beşinci oldu. 24.000 Euro bedelle satın alınan ve 9 Mayıs 2020 tarihinde kariyerine başlayan Torquator Tasso, ilk kez Almanya dışında start aldığı G1 Prix De L’ Arc Triomphe ile birlikte kariyerinin 11’inci startında 5’inci birinciliğine ulaşmış oldu. Daha önce 2 Grup 1 birinciliği bulunan safkan, 2020 yılında G1 Grosser Preis Von Berlin, bu yıl ise son startında G1 Grosser Preis Von Baden’i kazanma başarısı göstermişti. 2007 yılında at binmeye başlayan, 34 yaşındaki jokey Rene Piechulek yarış sonrası yaptığı açıklamada: “İnanılmaz bir his. İlk kez L’ Arc’ta bindim. Sanırım kazanmasının nasıl bir duygu olduğunu yarın anlayacağım. Günlerdir yağmurun artmasını ve pistin ağırlaşmasını bekledik. Öyle de oldu. Torquator Tasso yarış içsinde çok rahattı. Tam yarışın bittiği yerde de en yüksek performansını sahaya yansıttı” dedi. Adını 16’ncı yüzyılın İtalyan şairi Torquato Tasso’dan alan safkanın, 20 yıl harada asistan antrenörlük yaptıktan sonra 2 yıl önce bireysel olarak görevine başlayan antrenörü Marcel Weiss ise bir sonraki muhtemel hedefin G1 Japan Cup olabileceğini belirtirken ayrıca Münih’te de bir G1 yarışın programlarında bulunduğunu ve kesin kararın önümüzdeki hafta safkanın yarıştan nasıl çıktığına bakılarak verileceğini ifade etti. Asistan antrenör Julia Roemich ise “Daha önce safkanımızın gücünün sınırlarını bilemiyoruz demiştik. Şimdi ise hiç bilemiyoruz” şeklinde konuştu. Almanlar, Torquator Tasso’nun bu galibiyetiyle birlikte Star Appeal (1975) ve Danedream’den (2011) sonra 3’üncü kez G1 Prix De L’ Arc de Triomphe’de zafere uzanmayı başardılar. Yarış sonrası Godolphin Ekürisi’nin antrenörü Charlie Appleby, Hurricane Lane ve Adayar’ın önümüzdeki yıl da idmanda kalacağını açıkladı. Daha önce St Mark’s Basilica’yı ziyaret edeceği açıklanan Snowfall’un ise emekliliği henüz resmi olarak duyurulmadı. Her yönüyle çok konuşulan bir Arc daha geride kalırken, şimdiden 2022 yılı versiyonu için geri sayım başladı... NUMAN SAKAR DE TRIOMPHE RENE PIECHULEK & TORQUATOR TASSO 87 TJK’NIN SESİ EKIM 2021

RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=