2021_Ekim

30 TJK’NIN SESİ EKIM 2021 YARIŞ FESTİVALİ RÖPORTAJLARI [Grup Koşular] ÖZCAN YILDIRIM [LIGHT OF DARKNESS’IN JOKEYİ] İstanbul Koşusu’nda öndeki rakibimizin tempoyu yavaş götürmesi tam olarak bizim istediğimiz durumdu. Böylece hem önde giden rakibimizi kontrol edebilecek hem de arkamızdaki rakiplerimizin sprintini engellemiş olacaktık. Son 900 - 800’lere geldiğimizde Light Of Darkness “kantarmayı doldurma”ya başlayınca bu yarışı kazanabilmek için bir şeyler yapmam gerektiğini anladım. Son 650’ye geldiğimizde öndeki rakibimizin hızlanacağını, daha sert bir tempoda koşacağını ya da kaçacağını düşünüyordum. Fakat baktım ki, rakibimiz de sabırlı bir şekilde bekleyip, yarışı kısaltmak istiyor, son 600 - 500’lerde üzerinde çok sert bir baskı oluşturursam, onun direncini kırarız ve kendimizi potoya atarız diye düşündüm. Bu düşüncem sahaya tam olarak yansıdı ve bir burun farkıyla koşuyu kazanmayı başardık. Yavaş bir tempoda seyreden yarışlarda önünüzdeki rakiplerinizi geride bırakmanız gerçekten zordur ve çok çaba gerektirir. Light Of Darkness da sonuna kadar direndi. İstanbul Koşusu’ndan yaklaşık 20 gün önce Fransa’da Grup 3 düzeyli bir yarış koşmuştuk. Ben bu yarış öncesinde 5 gün kadar Fransa’da kaldım. Oraya gittiğimde Light Of Darkness’a idman için tahsis edilen yerin gerçek bir idman pisti olmadığını, yarış öncesinde atların hazırlanması için tahsis edilen bir alan olduğunu, sadece süvari kenter yapılabileceğini gördüm. Light Of Darkness da bu nedenle biraz kilo almış ve adeta kendini salmıştı. Yarışa çıkacak bir tay gibi değildi; çiftlik havasına bürünmüştü. Bu da ister istemez orada eksik koşmamıza sebep oldu. Rakiplerimizin arasında birçok Listed, Grup Koşu kazanmış safkanın yanında bir koşu önce Epsom Derby’de o kadar tayın arasından numarayı alıp, sonuna kadar götüren ve sadece bir safkan tarafından geçilen bir safkan bile vardı. Tüm rakiplerimizin önceki yarışlarını incelediğimizde genel tercihlerinin önde gitmek olduğunu gördük. Light Of Darkness kondisyon olarak eksik olduğu için biz rakiplerimizin temposu ile koşamaz, yarışın önderliğini yapamazdık. Bu nedenle ekipçe kendi tempomuzda koşup, düzlük yarışı yapmaya karar verdik. Rakiplerimizin avantajları ve bizim dezavantajlarımız bir araya geldi ve sonuç son düzlükte ortaya çıktı. Ben Ligth Of Darkness’taki kondisyon eksikliğini önceden gözlemlediğim için onu fazla zorlamak istemedim. Fakat tayın tüm ekibine de söylediğim gibi bana Light Of Darkness ile Fransa’da 20 gün idman yapabileceğim bir imkan sağlanabilirse başarılı olabileceğimize inanıyordum. Türkiye’ye döndükten sonra bu idman eksiğini de giderdik. Light Of Darkness da kariyerinin ilk 3+ yaşlı İngilizler kategorisi yarışında, Türkiye’nin en iyi dişi safkanlarını; kendisinden yaşça büyük olan “ablalarını” geçmeyi başardı. İSTANBUL KOŞUSU AHMET ÇELİK [SHARPA’NIN JOKEYİ] Sentetik pistte, 2000 metre mesafede gerçekleşen France Galop / FRBC Anadolu Koşusu’na birlikte katıldığımız Sharpa, uzun mesafeli koşuları ve sentetik pisti seven başarılı bir safkan. Koşunun startı verildikten sonra bayrağı Çakalınoğlu adlı rakibimiz aldı. Biz de yarışa favori olarak çıkan ve en ciddi rakibimiz olarak gördüğüm Çakalınoğlu’nu markajımıza aldık. İlk 400’ün 0’28”14, 600’ün de 0’40”12 ile geçilmesi bize de yarıyordu. Koşuda 1000 metre geride kaldıktan sonra Sharpa’yı öne gelmek için “yürütmeye” başladım. Sharpa iri yapılı ve uzun aksiyonlara sahip bir safkan olduğu için düzlük mücadelesi başlayınca rakibimizin morali de bozuldu. Çakalınoğlu da çok iyi bir yarış çıkarmış olsa da bugün kazanan biz olduk. FRANCE GALOP FRBC ANADOLU KOŞUSU HASAN ALİ SAY

RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=