2021_Agustos
10 TJK’NIN SESİ AĞUSTOS 2021 YETİŞTİRİCİLİK, AILEMLE DAHA ÇOK VAKIT GEÇIREBILMEMI SAĞLADI... Az önce de söylediğim gibi biz kendi çiftliğimizi kurmadan önce ilk aşamada nispeten küçük bir çiftlik kiralamıştık. Yetiştiricilikte, tayınızın doğumu çok özel bir heyecandır. Daha sonra, doğan o küçücük taylara duyulan sevgi ise bambaşkadır. Biz de yeni taylarımız doğdukça onları sık sık ailecek ziyaret etmeye başladık. Ailem atlar ile bir araya geldikçe, tayların doğumuna şahit oldular, doğan tayların büyüme ve gelişim süreçlerini yakından takip ettiler. Eşim, at sahibi Sanem Kahraman atları çok seviyordu. Çocuklarım da büyüdükçe özellikle atçılığın yetiştiricilik kısmını çok sevdiler ve kısa sürede aynı benim gibi atçılıktan büyük bir keyif almaya başladılar. Böylece, yoğun iş programım nedeniyle aileme vakit ayıramamak gibi bir durumum söz konusu olmadı. Aksine, atçılığın ailemle daha çok vakit geçirebilmem konusunda katkısı olduğunu da söyleyebilirim. Benim için en önemli mutluluk, ailemin tüm fertlerinin atları çok seviyor olması. Hem oğlum Melih hem de kızım Nehir büyüdükçe atları sevmekle kalmayıp, eşimden bile daha ilgili ve detaycı oldular. Melih’in atçılıkta her geçen gün daha fazla sorumluluk alması beni ayrıca mutlu ediyor. Evlatlarımın, atçılığı devam ettireceklerini ve kısmet olursa torunlarına miras bırakacaklarına inanıyorum. BURGAS’IN BU ÖZELLIĞI ÇOCUKLARIMIN DA DIKKATINI ÇEKMIŞTI... Burgas, Hep Beraber’in Gazi Koşusu birincisi olduğu yıl dünyaya gelen taylarımızdan birisiydi. Biz, her tay doğduğunda, tayın, hangi gün, hangi saatte, kaç kilo doğduğundan günlük ateş ölçümü değerlerine, anne sütünün kalitesinden aylık düzenli olarak yaptığımız kilo ölçümü değerlerine kadar tüm önemli olduğunu düşündüğümüz detaylı bilgilerin işlendiği özel bir defter tutuyoruz. Doğdukları günden sahaya geldikleri güne kadar bu deftere işlenen kayıt, ölçüm ve değerler ışığında, Burgas o yıl içinde doğan en iyi üç tayımızdan birisi olarak dikkat çekiyordu. Garanor, Rashomon ve Burgas. Biz bu üç taydan birisi ile Gazi Koşusu’nu kazanabileceğimize inanıyorduk. Burgas’ı bu diğer iki taydan ayıran başka özellikleri daha vardı; çok zeki, cesaretli, yüksek özgüvenli ve bağımsızlığı çok seven bir taydı. Padoktaki diğer taylardan ve sert mizaca sahip, kimi zaman diğer taylara karşı saldırganlık gösteren kısraklardan hiç korkmuyor, çoğunlukla sürüden uzaklaşıp, tek başına tavlanın uzak bölümlerini keşfe çıkıyordu. Burgas’ın bu özelliği kızımın da oğlumun da dikkatini çekmişti. ŞARTLI 5 KOŞU’DAN SONRA BURGAS’DAKI “IŞIĞI” GÖRDÜK... Burgas, yarış hayatına 17 Ekim 2020 tarihinde, Ankara’da gerçekleştirilen Şartlı 1 düzeyli bir koşu ile başladı. Gökhan Kocakaya ile katıldıkları bu koşudan ikinci olarak ayrıldı. Daha sonra Ekim ayında, yanlış hatırlamıyorsam sezonun son çim yarışı bir Maiden Koşu’ydu. Ona katılalım, daha sonra yeni sezona bakarız dedik. Yine Ankara’da gerçekleşen bu koşuyu Ahmet Çelik ile kazanmayı başardılar. Bu koşu sonrasında Burgas’ı Adana Yeşiloba Hipodromu’na getirdik. Burada Mart ayının başında gerçekleştirilen Şartlı 4 düzeyli koşuya, Apranti Mert Gökalp Arslan ile katıldık ve burun farkıyla ikinci olduk. Burgas’ın babası King David (USA), Hat Trick (JPN) üzerinden Sunday Silence (USA)’a uzanıyor. Annesi Thisbe ise bir Yavuzstar kızı. King David, 1800 metre mesafe ve üstünde başarılı olmuş, Grup Koşu kazanmış bir aygır. Annesi Thisbe’nin babası Yavuzstar ise bir Gazi Koşusu galibi. Burgas’ın pedigrisini hem anne hem baba yönünden incelediğimizde, kağıt üzerindeki sonuçlara göre 1800 metre mesafenin üzerindeki mesafelerde daha başarılı olabileceği sonucu ortaya çıkıyordu. O zamana kadar katıldığımız yarışlar ise sırasıyla, 1200 - 1400 ve 1300 metre mesafeliydi. Nitekim, son yarışından 18 gün sonra Ahmet Çelik ile katıldığımız 1800 metre mesafedeki Şartlı 5 düzeyli koşuyu kazanınca, biz Burgas’daki “ışığı” gördük. Burgas, kağıdı ve pedigrisinin hakkını verince, hiçbir endişe duymadan Adana Yeşiloba Hipodromu’ndaki en önemli yarışlardan biri olan Tendürek Koşusu’na kayıt yaptırdık. Bu yarış, Gazi Koşusu yolundaki en önemli yarışlardan biridir. Hatta, “Tendürek Koşusu’nu kazanan, Gazi Koşusu’nu da kazanır” diye söylenir. Gazi Koşusu tarihini incelediğimizde, Tendürek Koşusu’nu kazanan birçok tayın Gazi Koşusu’nda da muvaffak olduğunu görebiliriz. BURGAS, O GÜN KENDI STILI DIŞINDA KOŞTU... Adana Yeşiloba Hipodromu’nun çim pisti her İngiliz atı için uygun değildir. Pistin diğer hipodromlardaki çim pistlere göre daha dar yapıda olması, virajlar dönülürken iri yapılı İngiliz atları için dezavantajlı olabiliyor. Burgas daha ufak yapılı, kompakt bir tay. Bu yapısı nedeniyle çok çevik hareket edebiliyor. Bu nedenle hiç endişe duymadan 1800 metre mesafeli bu koşuya katıldık ve Burgas muazzam bir yarış yaptı. Akabinde, yeni sezon başladı ve İstanbul’a gelip, 1900 metre mesafedeki KV9 Sadık Eliyeşil Koşusu’nu da istediğimiz gibi geçen kolay bir yarış sonrasında birinci bitirmeyi başardık. Gazi Koşusu’na giden yolda Burgas için bir yol haritası belirlemiştik, fakat sıradaki yarış olan Erkek Tay Deneme Koşusu’na katılıp katılmama konusunda ekibimizle istişareler yaptık. Bu istişareler sonucunda, Burgas’ın hakkını yememek adına, bu koşuya katılmaya karar verdik. Biliyorsunuz, dünyanın en önemli yarışçılık ülkelerinde çok uzun süredir var olan ve Üçlü Taç anlamına gelen Triple Crown unvanı ülkemizde de bulunuyor. Her ne kadar ülkemizde bugüne kadar 8 safkan Triple Crown yapabilmiş olsa da o zamanlar bu başarıya herhangi bir ödül verilmediği için bu ödülü kazanabilen olmamıştır. Burgas da bu koşu her ne kadar kendi mesafesi olmasa da formu gayet iyi bir tay. Dolayısıyla tüm ekibimizde bu yarışta da başarılı olabileceği ve bu ödülü kazanabileceği kanaati oluştu. Ayrıca, “Burgas, dişini tırnağına takarak bu yarışı ve belki de bu unvanı hak ediyor” diye düşündük. Fakat karar süreci uzadığı için Burgas’ın önceki üç yarışında jokeyi olan Ahmet Çelik’in başka bir taya binmek için söz vermiş olması sebebiyle biz de jokey değişikliğine giderek Burgas’a ilk defa binecek olan Ayhan Kurşun ile anlaştık. O gün Burgas kendi stili dışında koşmuş oldu. İstediklerimizi sahaya yansıtamadık fakat buna rağmen güçlü rakiplerimiz arasında bu Klasik Yarış’ta dördüncü olmayı başardık. O DA INANMIŞ OLACAK KI, TERCIHI BURGAS OLDU... Erkek Tay Deneme Koşusu sonrasında Ankara’ya döndük ve Gazi Koşusu öncesinde burada kalıp G2 Mehmet Akif Ersoy Koşusu’na katılmaya karar verdik. Bu koşuda Erkek Tay Deneme Koşusu galibi olan güçlü rakibimiz Anadolu Aslanı ile birlikte koştuk ve koşuyu en yakın rakibimizin 3.5 boy önünde birinci olarak bitirmeyi başardık. İşte bu şekilde Gazi Koşusu’na kadar gelmiş olduk. Burgas kariyerinin ilk galibiyetini Ahmet Çelik ile almıştı. Daha sonra birlikte katıldıkları tüm yarışları kazanıp, 5’te 5 yapmış oldular. Gazi Koşusu’na giden bu yoldaki önemli koşuları birlikte kazandıkları için biz de Ahmet Çelik ile devam etme kararı aldık. Burgas kazandıkça Ahmet Çelik de kazanmış oldu. Kahraman Ekürisi olarak, sıkça jokey değiştirmeyi doğru bulmuyoruz. Bir atımız bir jokeyle yarış kazandıktan sonra, bir sonraki yarışta jokey değiştirmek de bana göre pek etik değil. Ahmet Çelik’in de başka bir tay arayışına girip girmeyeceği konusunda herhangi bir endişemiz olmadı. Son altı Gazi Koşusu’nu üst üste kazanıp, bir rekora imza atmış olması, Ahmet Çelik’e bu Gazi Koşusu’nda bineceği tayı seçmek için bir öncelik ve avantaj sağlıyordu. Bu nedenle, o da Burgas’a inanmış olacak ki, tercihini Burgas’dan yana kullandı. YARIŞ GÜNÜ TEK BIR ENDIŞEMIZ VARDI... Gazi Koşusu’ndan önceki kayıt haftasında, koşuya katılacak tüm ekiplerde bir telaş başlar ve başta at sahibi olmak üzere tüm
Made with FlippingBook
RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=