2020_Subat
20 TJK’NIN SESİ ŞUBAT 2020 ELIM Kaya… Yarışçılığımızın renkli ismi, başarılı jokeyi… Kazanmadığı koşu, kaldırmadığı kupa neredeyse yok… Yarışseverin çok sevdiği isimlerden… At aşığı, mesleğinde zirveyi görmüş ve bu sahada güzellikleri de acıları da tatmış… Ve usta jokey ile TJK’nın Sesi için bir araya geldik… İşte, Selim Kaya ile yaptığımız o sohbet… - Artık sizi hipodromlarımızda at üzerinde çok sık göremiyoruz. Neden? - Özel yarışlarda, özel atlara binmeye çalışıyorum. Ancak, yaz sezonunda at binmeye daha fazla ağırlık veriyorum ve sahada daha çok boy gösteriyorum. Daha çok, Kısa Vadeli ve Grup Koşuları tercih ediyorum. Bazen istisnalar oluyor ve kıramadığım kişilerin atlarına da biniyorum. Normalde Kısa Vadeli ve Grup Yarışlar haricinde, diğer sınıf yarışlarda at binmek istemiyorum. Bunun birçok sebebi var. Bu tip koşularda genç isimlerin, apranti kardeşlerimizin şans bulmasını istiyorum. Ben günde 6 yarış kazansam da, ayda 4 - 5 yarış kazansam da aynı yerde olacağım. Benim geldiğim yer, yaptıklarım ve kazandıklarım ortada. Kariyer anlamında Türkiye’de bunun üzerine koyabileceğim daha ne var? Az ve öz at binmemin başka sebeplerinden birisi de Ömer (Kaya) kardeşimi ve Remazan (Kaya) ağabeyimi kaybettikten sonraki durumum ve bu süreçte yaşadıklarım. Bu da bir etken benim açımdan. Bazen sahadaki sorunlara bile kafayı takıyorum. İyi olsun istiyorum her şey. Kocaeli ve İstanbul’da orta pistte bazı sorunlar vardı. Atını seven, o sorunları bildirir. Ben, Türkiye Jokey Kulübü Yönetim Kurulu Üyesi Yüksel Göktürk Beyefendi’ye bir yarış günü Ankara’daki bu sorunlardan bahsettim. Sağ olsun, o da not aldı, ilgilendi. Pistteki sorunlar düzeldi. Söyleyince, anlatınca çözülebiliyor demek ki problemler. Susmakla, konuşmamakla, ilgilenmemekle, bildirmemekle çözülmez ki sorunlar… “REMAZAN AĞABEYİMİN KAYBIYLA SORUMLULUĞUM ARTTI” - Sizin gibi jokey olan kardeşiniz Ömer Kaya ve at sahibi ağabeyiniz Remazan Kaya’yı peş peşe kaybetmenin acısını yaşadıktan sonra hayatınızda neler değişti? - Hep söylediğim gibi, bizler bu camiaya bir bedel ödemişiz. At koşmuşuz, yetiştirmişiz, binmişiz. Ailece yapmışız bunu. Her işin bir bedeli, bir karşılığı vardır. Önemli olan yaptığın işin kalitesidir. İyi işlere imza atmışsan, bu gelecek kuşaklara da aktarılır. Senden sonra gelenler de o iyiyi, daha iyiye götürmek zorundadır. Çok daha önce, Ali ağabeyimi de atın üzerinde kaybetmiştik. Remazan Ağabey, Safkan Arap Atı Yetiştiricileri ve Sahipleri Derneği Başkanı’ydı. Başkan olmasına karşıydım ve kendisine “Başkan olma!” demiştim. Çünkü; üzerinde aile, atlar, çocuklar gibi bir sürü sorumluluk vardı. “Arap atçılığı için bir şeyler yapmam lazım. Eksiklikler var. Benim de güzel planlarım, hedeflerim var!” diyordu. Gün geldi, dernekle alakalı mahkemelik oldu. Duruşma sırasında da tansiyonu yükseliyor, beyin kanaması geçiriyor ve yoğun bakıma kaldırılıyor. Ardından kendisini kaybettik. İçime doğmuş sanki. Allah’ın dediği olur. Kader bu. Daha öncesinde, kardeşim Ömer Kaya... Handikap Koşu’da attan düştü. Vefat etti. Onun da kaderinde, böyle olması varmış. O gün olmasa, belki de 10 yıl sonra olacaktı. Genç yaştaydı, çok erken gitti. Allah bunları bize gösterdi. Ömer’in ölümü çok ani oldu, Remazan Ağabeyim 4 ay hastanede kaldı, ölüm kalım savaşı verdi, ama kaybetti. İki ölüm arasındaki o süreç, bizlere çok şeyi de gösterdi. Her yaşanan bir ders hayatta. Kupaları kaldırmak, şampiyonluklar yaşayıp sevinmek varsa, bu da varmış hayatta. “Başıma neden geldi?” dememek lazım, isyan etmemek lazım. Hayat denge işiymiş. Bugün ben, yarın o. Hayat böyleymiş. Her şey Allah’tan geliyor, artık her şey bir imtihan diyerek mutlu oluyorum. Yoksa mutlu olma şansım, şansımız yok. O gün, neler çektik, neler yaptık, geldiğimiz yer ortada. Zor günlerdi. Remazan Ağabeyin kaybıyla, bana daha fazla yük ve sorumluluk yüklendi. Ben de inşallah ailem adına gerekeni yapacağım. Ömer kardeşimin de Remazan Ağabeyimin de mekanları cennet olsun. Çok şükür ki arkalarından kimse kötü konuşmadı, konuşamaz. Camiamıza, özellikle rahmetli ağabeyimin çok faydası oldu. Remazan Kaya bir ekoldür, bu camianın da temel taşlarından birisidir. Unutulmayacak bir isimdir. Birçok apranti ve genç jokey arkadaşımız onun için hala dua ederler. Sahada çok kişi de hala onun adını en güzel şekilde anar. “MYSTICAL STORM’A TEK ŞARTLA BİNDİM VE GAZİ KOŞUSU’NU KAZANDIK” - İlk ve tek Gazi Koşusu zaferini yaşadığınız Mystical Storm’u anlatır mısınız? - Onun hikayesi güzeldir. Mystical S Sahalarımızın usta jokeylerinden Selim Kaya, sessizliğini TJK’nın Sesi Dergisi Yayın Yönetmeni Mehmet Bilbaşar’a bozdu... REMAZAN VE Ö MER KAYA
Made with FlippingBook
RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=