2020_Ocak

“Mitanni ülkesinden Kikkuli şöyle der;” “Sonbahar gelip atları çayırlığa salıverince, onlara koşum takımlarını takar ve 4.8 km (3 mil) koşturur. Yaklaşık 100 metre (10 IKU) galoba kaldırır. Tekrar 150 metre galop koşturur, takımları çıkarır, bakımlarını yapar ve su içirir. Ahıra götürür, bir avuç (1 UPNU) buğday, iki avuç arpa, iki avuç kuru ot karıştırır ve yedirir. Yem bitene kadar yerler. Yemlerini bitirince onları hareket etmesinler diye boyunları yukarı gelecek şekilde bağlar. Akşam olur olmaz ahırdan çıkarır ve 1.6 km (1 mil) koşturur. 150 metre galoba kaldırır. Geri getirince koşum takımlarını çözer, bakımlarını yapar, su içirir, ahıra sokar. Üç avuç ot, iki avuç arpa, iki avuç buğdayı karıştırır ve yedirir. Yemlerini bitirince burunsallıklarını takar ve ahırdan çıkarır. 1.6 km (1 mil) koşturur, 100 metre galoba kaldırır, geri getirir, çözer ve bakımlarını yapar, su içirir. Sonra da ahıra sokar, iki avuç buğday, bir avuç arpa, dört avuç ot karıştırır ve yedirir. Bu yemler bitince tüm gece boyu kuru ot yerler, gün ışıyınca ahırdan çıkarır ve koşum takımlarını takar.” Kitap böyle uzun uzun devam eder. Savaş şartlarında atların dinamik ve saldırgan olmaları için neler yapılması gerektiği ve nasıl “tavlaya” çekilecekleri anlatılır. Kikkuli’nin kuralları, atların nasıl eğitilmeleri gerektiğine yönelik olarak Hippolojist biliminin (atbilimi) Hitit Ordusu’nda, Anadolu’da ve Mezopotamya’da etkin olarak kullanılmış olduğunu gösterir. Kikkuli’nin günümüzden 3.300 yıl önce uyguladığı yöntem, Avustralya’daki New England Üniversitesi tarafından aynen uygulanmış, günümüzde de böyle bir eğitimin atlar için gerekli olacağı sonucuna ulaşılmıştır. Hitit tabletlerinin ortaya çıkardığı gibi, tarihin ilk büyük at terbiyecisi Anadolu’dan çıkmıştır. 71 TJK’NIN SESİ OCAK 2020

RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=