2020_Ocak
öyle bir yarışma için yeterli deneyime sahip binicileri ve atları olmamasına; II. Dünya Savaşı öncesinde yetiştirilmiş olan deneyimli atların bir kısmının yaşlanmış bir kısmının da arızalı olmasına rağmen rakipleri tanımak ve Olimpiyat tecrübesini yaşamak için 1948 Londra Olimpiyatları’na katılan Binicilik Milli Takımımız, istedikleri dereceleri elde edememişlerdi. Bu sonuçlardan sonra rakiplerimiz kadar deneyimli olmasalar da Almanya’dan yeni atlar alındı. II. Dünya Savaşı öncesinde, uluslararası binicilik yarışmalarında tecrübe edinmiş olan binicilerimizin yerini de 1947 yılında çalışmalara başlamış olan yeni binicilerimiz aldılar. Yzb. Kemal Özçelik, Salih Koç, Bedri Böke, Cevdet Sümer ve Ütğm. Alpaslan Güneş’ten oluşan beş kişilik ekibimiz ve Siyok, Başak, Atıl, Kurt, Serez, Ümit, Bahadır, Domino, Haydi, Esmeraltın, Eskimo ve Rih adlarındaki 12 attan oluşan ekibimiz, uzun bir aradan sonra gerçek anlamdaki ilk uluslararası müsabakamıza katıldılar. Böylece, 1951 yılında Uluslararası Arena’ya dönen Milli Takımımız, katıldıkları her yarışmada bir öncekinden daha iyi sonuçlar elde ettiler. Bu dönemde elde ettiğimiz başarılar arasında en çok dikkat çeken şüphesiz ki Yzb. Kemal Özçelik’in 1954 yılında Marsilya’da elde ettiği derecedir. Avrupa Şampiyonası’nda adeta uçarak geçtiği 210 santimlik bir engel hem kendisine hem de ülkemize Avrupa Şampiyonluğu’nu hediye ederken, ülkemizin günümüzde halen kırılamamış olan Binicilik Engel Atlama Rekoru’nu tayin etmiştir. Hem binicilerin kendilerini ispatladıkları hem de atların tecrübe kazandıkları anlaşılınca, takımımızın yeni hedefi 1956 Stockholm Olimpiyatları olarak belirlenmiştir. Günümüzde de tartışılmaya devam edilen atların uluslararası karantina şartnamesi, günümüzden 63 yıl önce bir ilkin yaşanmasına neden olmuştur. 1956 yılı, Olimpiyat Tarihi’ne, “Üç Olimpiyatın Düzenlendiği Yıl” olarak geçmiştir. Avustralya’da düzenlenmesi kararlaştırılan 1956 Olimpiyatları’ndaki Kış Oyunları, “Avustralya’da kış sporlarına uygun olan bir dağ bulunmaması” nedeniyle İtalya’daki Cortina d’Ampezzo Kış Sporları Merkezi’nde düzenlenirken, binicilik müsabakaları da “Avustralya’ya girecek olan hayvanların altı ay karantinada tutulma zorunluluğu” sebebiyle İsveç’in Stockholm Şehri’nde gerçekleştirilir. Binicilik spor dalının üç disiplininin yanında sporcuların aynı gün içinde, bir tanesi binicilik disiplini olmak üzere 5 farklı branşta yarıştıkları bir spor dalı olan modern pentatlon yarışması ise, müsabakada kullanılan atların hali hazırda yarışmanın düzenlendiği ülke tarafından temin edilmesi nedeniyle Avustralya’nın Melbourne Şehri’nde gerçekleştirilmiştir. Böylece, biniciliğin yer aldığı tüm disiplinler iki farklı kıtadaki (Avrupa ve Avustralya), iki ülkenin (İsveç ve Avustralya), iki şehrinde ( Stockholm ve Melbourne), iki farklı ay ve mevsimde (Sonbahar - Kış) düzenlenmiş oldu. 2020 Olimpiyat Oyunları’nda, ülkemizi modern pentatlon branşında temsil etmek için var gücüyle çalışan ve Türkiye Jokey Kulübü’nün de sponsoru olduğu Milli Pentatlet İlke Özyüksel ile dergimizin Mayıs ve Ekim 2019 sayılarında yayınlanan detaylı röportajlarımıza, www.tjk.org web adresinden ulaşabileceğinizi de hatırlatıp 1956 Olimpiyatları’na geri dönelim. 1956 Stockholm Olimpiyatları’nda 29 ülkeyi temsil eden 164 binici yarışıyordu. Ülkemizi de 6 sporcu temsil etti. Kafile Başkanı Kur. Alb. Hamdi Günsay, Mutemeti Yzb. Cavit Konker olan takımımıza Fransız Eğitmen Alb. F. A. Taton eşlik ediyordu. Engel Atlama Yarışması Takımı, yarışmaya Esmeraltın adlı atıyla katılan Yzb. Alparslan Güneş, Başak adlı at ile yarışan Bnb. Salih Koç ve Domino adlı at ile yarışan Yzb. Bedri Böke’den oluşuyordu. Üç Günlük Yarışma Takımımız ise Eskimo adlı atıyla yarışmaya katılan Yzb. Kemal Özçelik, Rih adlı at ile yarışan Yzb. Fethi Gürcan ve Temel adlı atıyla yarışan Yzb. Nail Gönenli’den oluşuyordu. Ütğm. Hikmet Harlıoğlu’nun At Bakım Subayı olduğu yarışmada, Siyok, Zambak ve Serez adlı atlar da yedek olarak yazılmışlardı ve onlar da takımımıza eşlik ediyorlardı. Portekiz Binicilik Takımı, atlarıyla birlikte Lizbon’dan bindikleri trende 5 gün ve 5 gece süren bir yolculuğun ardından İsveç’e vardılar. Rusya binicilik takımı, kara yolculuğundan sonra Estonya’nın Tallinn Kasabası’na ulaştı, buradan da deniz yoluyla İsveç’e geçtiler. Avustralya gibi denizaşırı ülkelerden gelen bazı takımlar ise İsveç’e ulaşmak için hava yolunu tercih ettiler. İlk defa, 1936 yılındaki Berlin Olimpiyatları için Yunanistan’daki Olemp Dağı’nda dev mercekler vasıtası ile yakılan olimpiyat meşalesi de 2 Haziran 1956 tarihinde bir kez daha tutuşturuldu. Bir defa yakıldıktan sonra, belirlenen rotaya göre geçtiği ülkelerin atletleri, tanınmış isimleri, güvenlik güçleri gibi daha birçok kişi tarafından kimi zaman yaya olarak, kimi zaman at sırtında, kimi zaman da uçakla taşınan meşaleler, olimpiyatların düzenlendiği ülkedeki açılış töreninde yakılan ve B BÜYÜK OLİMPİYAT MEŞALESİNİ İSVEÇ SÜVARİ BİRLİĞİ KAPTANI HANS WIKNE TUTUŞTURDU… QUEEN ELIZABETH’İN ATI COUNTRYMAN III. DRESAJ DİSİPLİNİNDE YARIŞIYORDU. A. E. HILL’İN BİNDİĞİ COUNTRYMAN III. -108,4 PUAN ALARAK MÜSABAKADAN 7’NCİ OLARAK AYRILDI… 61 TJK’NIN SESİ OCAK 2020
Made with FlippingBook
RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=