Ekim_2020
her dört yılda bir yapılan olimpiyatlarda, oyunların düzenlendiği yarım küreye göre bir grup diğerine göre avantajlı olacaktır. Bu da olimpiyatların eşitlik ilkesine aykırı olacaktır. MESAFE... Tüm bu kategorilere bir de mesafe kategorisi eklediğimizi düşünelim. Sprint yarışlarından tutun da en uzun mesafelere kadar birçok farklı zeminde farklı mesafe kategorilerinde düz koşu yarışları düzenlenmektedir. Birçok tay ve at kısa, orta ve uzun mesafelerde farklı sonuçlar elde edebilmekte ve başarılı oldukları mesafeler zamanla değişebilmektedir. ELEMELER VE FiNALLER... Farklı pist zeminlerinde, farklı ırklardaki, farklı yaşlardaki, farklı cinsiyetlerdeki atlar için farklı mesafelerde koşular düzenlendiğini varsayalım. Bu defa karşımıza aynı anda kaç atın birden yarışabileceği sorusu çıkacaktır. Bu durumda, olimpiyat kotasını yakalayan atların önce elemelerden geçmesi belki de çeyrek ve yarı finallerin ardından birincinin belirleneceği finallere katılması gerekir. Nitekim bu durum da bırakın peş peşe yarış koşmayı, bir sonraki yarışları için aylarca bekleyen birçok elit yarış atı için uygun olmayacaktır. MiLLiYET VE KOTA... Ülkelerini olimpiyat oyunlarında temsil edecek olan sporcuların o ülkenin vatandaşı olması gerektiği bilinen bir gerçek. Peki ya atlar ve at sahipleri? At yarışları olimpik olursa hem atların hem de at sahiplerinin, adına olimpiyatlara katılacakları ülkenin vatandaşı olması gerekiyor. At bir şirket adına kayıtlı olduğunda ise şirketin kayıtlı olduğu ülke baz alınıyor. Uluslararası Binicilik Federasyonu, son anda yapılan değişikliklerin önüne geçebilmek için at sahibi, at ve jokeyin milliyeti konusunda yapılacak olan tüm değişikliklerin ilan edilen tarihlerden önce yapılması zorunluluğunu da getirmiş bulunuyor. Ayrıca, olimpiyatlar için kota alan bir atın arızalanması durumunda, binicisi için at değiştirmeye de izin verilmiyor. Yani aslında kotayı, yarışmaya katılacak olan at, binicisiyle birlikte elde etmiş oluyor. Olimpiyatlara kıta veya ülke bazında katılacak olan sporcular, Uluslararası Olimpiyat Komitesi tarafından kota için puan verileceği önceden ilan edilen yarışmalara katılarak aldıkları puanlar sonucunda oluşacak sıralamaya göre belirleniyor. At yarışları da olimpik bir spor olsaydı, atların puan toplamak için sıkça seyahat ederek, olimpiyat kotası için yarışlara katılıp puan toplaması gerekecekti. ÖDÜLLER... Bu yazımda değineceğim son konu ise ödüller konusudur. Biniciler olimpiyat kotası için atları ile birlikte zorlu bir süreçten geçiyorlar. Ve katıldıkları yarışmalardan sonra belirli bir miktarda ödül alıyorlar. Olimpiyatlar için de ödülü binicinin mi yoksa atın mı alacağı tartışması ortaya çıkıyor. At derken burada ödül ata takdim edilemeyeceğine göre at sahibini kastediyoruz. Dolayısıyla at yarışları olimpik olduğunda buna uygun olarak bir ödül yönetmeliği de belirlememiz gerekiyor. Nitekim, olimpik branşlarda ödül yönetmeliğini incelediğimizde olimpiyatlarda birinci olan sporcu 1000, ikinci olan sporcu 600, üçüncü olan sporcu ise 350 cumhuriyet altını ile ödüllendiriliyordu. Fakat 2017 yılında yapılan değişiklik ile bu ödüller yarı yarıya indirildi. Yani günümüzde olimpiyat birincileri 500 cumhuriyet altını ile ödüllendiriliyor. Sevgili okuyucularımız, bu başlıklara daha niceleri eklenebilir, birçok problem de belki de kolaylıkla çözüme kavuşturulabilir. Ben bu yazımda sevdalısı olduğum at yarışı sporunun olimpiyat oyunlarına dahil edilip edilemeyeceğini ana başlıklarıyla tarafsızca incelemeye çalıştım. 2019 yılının Ocak ayında siz okuyucularımız ile çıktığımız olimpiyat yolculuğunun şimdilik sonuna gelmiş bulunmaktayız. Kim bilir belki de bir gün hep birlikte at yarışlarının da olimpiyat oyunlarına dahil olduğunu görebiliriz... 51 TJK’NIN SESİ EKİM 2020 MART-2020 TEMMUZ-2020 AĞUSTOS-2020 EYL Ü L-2020
Made with FlippingBook
RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=