Ekim_2020

üz yılı aşkın bir süredir gerçekleştirilen Olimpiyatlar, insanların hız, güç, dayanıklılık ve daha birçok yeteneğinin test edildiği dünyanın en büyük spor organizasyonudur. At yarışlarının olimpiyat oyunlarına dahil edilip edilemeyeceğini incelemeden önce, bir spor faaliyetinin nasıl olimpik olduğunu anlamamız gerekir. Bir spor faaliyetinin olimpik olabilmesi için ilk önce bu faaliyetin Uluslararası Olimpiyat Komitesi (IOC) tarafından tanınması gerekir. IOC, bir spor faaliyetini tanımak için bu faaliyetin uluslararası tarafsız bir organizasyon tarafından kontrol edilmesini ve denetlenmesini şart koşar. Yapılan değerlendirmeler sonrasında bir spor faaliyeti IOC tarafından tanınırsa, “uluslararası” statüsü kazanarak Uluslararası Spor Federasyonları (IFs)’nın bir parçası olur. Fakat, olimpiyat oyunlarında yer alabilmek için bu da yeterli değildir. Satranç ve bowling, IOC tarafından tanınmış sporlardır ama olimpiyatlarda yer almazlar. Olimpiyat oyunlarında yer alabilmek için Uluslararası Spor Federasyonları, sorumlulukları altındaki spor faaliyeti veya faaliyetlerinin neden olimpiyat oyunlarında yer alması gerektiğini içeren bir dilekçe ile başvuru yaparlar. Eğer IOC bu başvuruyu kabul ederse, dilekçeye konu olan spor faaliyetini; bir “spor” olarak, bir “disiplin” olarak veya bir spor dalının “yarışması” olarak olimpiyat oyunlarına dahil edebilir. Örneğin; pentatlon olimpiyatlara bir “spor” olarak dahil edilmiştir. Kadın güreşleri olimpiyatlara kabul edildiğinde yeni bir “disiplin” olarak tanımlanmıştır. Kadınlar sırıkla atlama ise atletizmin bir “yarışması” olarak olimpiyat oyunlarındaki yerini almıştır. Bu bilgilerden sonra, gelelim “At yarışları olimpik olabilir mi?” sorusuna yanıt aramaya. At yarışı, dünyanın en eski sporlarından birisidir ve atların var olduğu tüm coğrafyalarda düzenlenmektedir. Antarktika’da bile düzenlenen geleneksel at yarışları, günümüzde birçok olimpik spordan daha fazla takipçiye sahiptir. Modern at yarışları hem atların hem de jokeylerin güç ve dayanıklılığının ortaya konulduğu, at ve jokey ikilisi arasında kusursuz koordinasyon gerektiren bir spordur. En az atlar kadar idman yapan jokeyler, formlarını koruyabilmek ve kendilerini geliştirmek için her gün saatlerce egzersiz yaparlar. Çünkü jokeyler de en azından atlar kadar atletik olmalı ve yarışlara fiziksel olduğu kadar psikolojik olarak da hazırlanmalıdırlar. Bu, biniciler için de geçerlidir. Bu nedenle binicilik, ilk defa 1900 yılında Fransa’da düzenlenen oyunlara dahil olmuştur ve 1912 yılından bu yana olimpiyatlardaki yerini korumaktadır. Yazımın başında bahsettiğim gibi olimpik olması istenen her spor, uluslararası bir federasyon tarafından takip edilmeli, denetlenmeli ve de yönetilmelidir. İstenildiği taktirde, bizim de aralarında bulunduğumuz ve yaklaşık 60 üyesi bulunan Uluslararası Yarış Otoriteleri Federasyonu (IFHA) bu misyonu kolaylıkla üstlenebilir. Yani, Uluslararası Olimpiyat Komitesi’nin ilk şartını kolaylıkla yerine getirebiliriz. Şimdi at yarışlarının olimpik olması noktasında karşılaşabileceğimiz zorlukları ana başlıklar halinde inceleyelim. Tabii ki bu incelemeyi de yarış camiamızı daha çok ilgilendiren düz yarışlar hakkında ve safkan Arap ve İngiliz atları adına yapalım. Y 48 TJK’NIN SESİ EKİM 2020 OCAK-2019 ŞUBAT-2019 MART-2019 NiSAN-2019 AT YARIŞLARI OLiMPiK OLABiLiR Mi

RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=