Ekim_2020

11 TJK’NIN SESİ EKİM 2020 İZ BIRAKABİLMEK TEK HEDEFİM... 1927 yılından bu yana düzenlenen Gazi Koşusu’nu en fazla kazanan ismin 9 defa potoyu önde geçmeyi başaran Mümin Çılgın olduğunu görüyoruz. Gazi Koşusu’nu art arda yedinci defa kazanıp kazanamayacağınız bir yana, Mümin Çılgın’ın rekorunu geliştirme şansına da sahipsiniz. Böyle bir hedefiniz var mı? Jokeyliğe başladığım günden itibaren tek bir hedefim vardı; Türk Atçılığı’nda bir iz bırakabilmek. Şimdi baktığınızda Mümin Çılgın, Ekrem Kurt, Halis (Karataş) ve Selim (Kaya) ağabeylerimin atçılık var olduğu sürece isimleri anılacak şahsiyetler olduğunu görüyoruz. Halis Karataş çok uzun zamandır başjokey ve yarışçılık var olduğu sürece ismi anılacak. Selim Kaya’nın kazanmadığı yarış kalmamış. Ekrem Kurt’un ismi Apranti Eğitim Merkezi’nde yaşatılıyor. Mümin Çılgın, dokuz tane Gazi Koşusu kazanmış. Ben de bu kadar emek verdiğim bir işte, nasıl olur da bu isimler arasına girebilirim diye hep düşünüyordum. Sorunuza gelecek olursak, Mümin Çılgın dokuz adet Gazi Koşusu kazanmış ve rekoru elinde bulunduruyor. Bu çok büyük bir başarıdır. Herkes, Ahmet Çelik art arda 6’ncı Gazi Koşusu’nu da kazandı ve Mümin Çılgın’ın rekorunu kırmaya çok yaklaştı diye düşünüyor olabilir. Ama bu öyle bir şeydir ki, kazanmak kısmet olmadığı zaman ne yaparsanız yapın kazanamazsınız. 2014 yılındaki Gazi Koşusu’na Kuloğlu adlı safkan ile katılmıştık. Kuloğlu o gün yarışta sapmasaydı gerçekten çok rahat bir yarış kazanacaktık. 2013 yılında bir baş farkı ile yarışı kaybeden Çakal Carlos için son anda jokey değişikliği yapıldı. 2012 yılında ceza aldığım için binemediğim Matador Yaşar, Gazi Koşusu’nu kazandı. Bu şekilde çok başarılı bazı taylarla şansım yaver gitmedi ve Gazi Koşuları’nı kaçırdım. Bu yönden baktığınız zaman, eğer bana kısmet olsaydı bugün 8 – 9 tane Gazi Koşusu kazanmış olabilirdim. Bundan sonra da bir daha kısmet olmazsa altı galibiyette kalabilirim. Her şey nasibe bağlı. Gazi Koşusu’nu dokuz defa kazanabilmek gerçekten çok zor. Elbette, Mümin Çılgın’ın bu rekorunu egale etmeyi isterim ama bu gerçekten çok büyük bir hedef... İlk Gazi Koşusu zaferinizi kazandığınız 2015 yılında, Renk de dahil olmak üzere 21 tay start almıştı. Daha sonra her yıl sırasıyla 21, 17, 20 ve 19 rakip ile mücadele ettiniz. Fakat bu yıl Call To Victory’nin sadece 14 rakibi vardı. Bu durum 94. Gazi Koşusu’nu nasıl etkiledi? Gazi Koşusu’nda az rakibinizin olması, şansı yüksek olan taylara binen jokeyler için büyük bir avantaj getiriyor. Bazen yarış içinde sadece 2 tay bile sizi engelleyebiliyor, bir de 22 tayın start aldığını düşünün. 14 rakibinizin olduğu bir koşuda, mutlaka bir noktada birkaç tayın gücü tükenecektir. Son 600’e kadar dinç gelen at sayısı belki 10’a hatta 8’e düşecektir. Gücü tükenen taylar koşudan koptukça, sen de yarış içinde daha iyi yerler bulabiliyorsun. Mesela Renk ile kazandığımız, benim de ilk Gazi Koşusu zaferimi elde ettiğim yılı ele alalım. Ben daha önce hiç Gazi Koşusu kazanmamıştım ama Renk’e de o kadar çok inanıyordum ki, onu Sakarya Koşusu’ndan beri yakından takip ediyordum. Nitekim bazen biz Renk’e binmeyi teklif ediyorduk, ekibi başka bir jokeye söz vermiş oluyordu. Bazen de onlar Renk’e binmemi teklif ediyorlardı ama biz başka bir taya binmek için söz vermiş oluyorduk. İşte bu şekilde Renk ile Gazi gününe dek bir araya gelemedik. O gün hiç olmayacak bir şekilde, Halis (Karataş) ağabey başka bir tayı tercih etti. Özcan (Yıldırım) da kazandığı halde attan indi. Hal böyle olunca uzun zamandır binmek istediğim bir tay olan Renk için bana Gazi Koşusu’nda teklif geldi. Normal şartlar altında Gazi Koşusu öncesinde G2 Mehmet Akif Ersoy Koşusu’nu kazanan bir tayı kimse bırakmak istemez. Ama demek ki kısmet bizimmiş. Renk ile katıldığımız koşuda 20 rakibimiz vardı ve hepsini geride bırakmayı başardık. Alın yazınızda kazanmak varsa, 21 ya da 14 tayın rakibiniz olması hiçbir şeyi değiştirmez. 2016 - GRAYSTORM

RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=