2019_Temmuz

82 TJK’NIN SESİ TEMMUZ 2019 40.000 yıllık uyku sona mı eriyor? 2018 yazında, dünyanın en soğuk bölgelerinden birisi olan Sibirya steplerinde tesadüfen bulunan donmuş tayın hikâyesi, sanılanın aksine henüz noktalanmamış olabilir. İlk bakışta karkasın çok iyi korunmuş olmasından dolayı yakın tarihte hayatını kaybettiği düşünülen ancak yapılan araştırmalar sonrasında buzul çağında yaşamış olduğu anlaşılan tay, bilim insanlarını ve kamuoyunu şaşırtmaya bu noktada son vereceğe benzemiyor. Geride bıraktığımız Mart ayında damarlarında halen sıvı vaziyette olan kan bulundurduğu tespit edilen yavru at, şimdilerde bilim dünyasına bu önemli soruyu sordurmaya hazırlanıyor: Acaba bu talihsiz hayvan yeniden hayata döndürülebilir mi? Yaklaşık 2.6 milyon yıl önce tüm gezegeni etkisi altına alan ve 11.700 yıl öncesine kadar hüküm süren son buzul döneminde (Pleistosen Dönem), üzerinde yaşadığımız dünya bugünkü halinden oldukça farklıydı. Günümüzde nesilleri tükenmiş yünlü mamutlar, dev ayılar ve kılıç dişli kaplanlar gibi birçok farklı hayvan türünün yaşadığı buzul döneminin sona ermesiyle beraber, bu canlıların da devri kapanmış oldu. Soğuk havanın yeryüzünden çekilip yerini ılıman iklime bırakmasına uyum sağlamayan bu gösterişli yaratıklar, bugün başta Rusya’nın karlarla örtülü stepleri olmak üzere dünyanın farklı noktalarındaki buzlu coğrafyalarda uyudukları yerlerde gün yüzüne çıkarılmayı bekliyor. Rusya’nın kuzeydoğusunda yer alan Verkhoyansk Vilayeti’nde avcılıkla uğraşan yerel halkın buzlar altında kendilerini bekleyen hazinenin farkına varmaları, bölgeye olan rağbeti fazlasıyla arttırdı. Bugüne kadar zorlu araziden çok değerli mamut boynuzları başta olmak üzere birçok kalıntı çıkarmayı başaran avcılar, buldukları ganimetleri satarak hayatlarını kazanmaya başladı. Ancak mamut boynuzu avcıları için bir rutin haline gelen bu uğraşın beklenmedik bir keşfin öncüsü olacağından kendileri de dâhil kimsenin haberi yoktu. Avcılar, 2018 yılının Temmuz ayında Yakutistan’daki “Cehennem Çukuru” olarak adlandırılan Batagaika Krateri’nde yaptıkları keşif kazısı esnasında normalin dışında bir çıkıntı fark etti. Yeni bir ganimete rast geldiklerini düşünen ekip, sıcaklığın eksi 33 dereceye indiği arazide derinlere indikçe, bunun bir tay karkası olduğunun farkına vardı. Talihsiz yavruyu uzun uğraşlar sonucu toprak altında bulunduğu çukurdan çıkaran avcılar, durumu Kuzeydoğu Federal Üniversitesi’ne bildirdi. Çok süre geçmeden bölgeye gelen araştırma ekibi, üzerinde inceleme yapmak adına karkası çok dikkatli bir biçimde taşıyarak laboratuvara götürdüler. İlk bakışta, tayın vücudundaki tüm detayların çok iyi korunmuş olması araştırmacıları yavrunun yakın bir tarihte ölmüş olabileceği düşüncesine itmişti. Öyle ki, atın vücudundaki kıllar, yelesi ve toynakları ilk günkü canlılığına eş değer şekilde korunmuş vaziyetteydi. Uzun süren çalışmalar neticesinde 2019’un Nisan ayında gerçek, tayın vücudundan alınan örnekler üzerinde yapılan testler yardımıyla ortaya çıktı. “Cehennem Çukuru” olarak adlandırılan bölgede hayatını kaybeden bu talihsiz atın tam 40.000 yaşında olduğu ortaya çıktı. Bu ilginç sonuç karşısında şaşkınlığını gizleyemeyen Kuzeydoğu Federal Üniversitesi Mamut Müzesi başkanı Semyon Grigoriev, “Hayvanın kürkünün korunması çok nadir bir durum. Artık, son buzul çağındaki nesli tükenmiş atların renklerini tam olarak söyleyebiliriz. Ancak sıvı kan ve idrarın keşfi daha da nadir ve ilginç bir olay çünkü bu denli eski buluntularda, genelde kan çevrenin ve geçen uzun zamanın etkisiyle tozlaşmış veya pıhtılaşmış şekilde bulunur. Sıvı kanın elde edilmesiyle gerekli şartlar da oluşursa, soyu tükenmiş bu tayın klonlanması için harekete geçebiliriz” ifadelerini kullandı. Daha önce buna benzer yalnızca bir vakanın olduğunu söyleyen Grigoriev, 2013 yılında, yine Rusya’nın kuzeydoğu kıyılarındaki Küçük Lyakhovski Adası’ndaki yetişkin bir mamutun donmuş vücudundan, benzer nitelikteki örneklerin çıkarılabildiğini söyledi. Talihsiz tayın hayatını kaybettiğinde en fazla 2 haftalık olduğunu belirten Semyon Grigoriev, “Bu atın, 40.000 ila 30.000 yıl öncesinde, günümüzde Yakutistan olarak isimlendirdiğimiz bölgede yaşam alanı oluşturmuş bir türün ilk örneklerinden olduğunu vurgulamak istiyorum” ifadelerini kullandı. Donmuş tayın Lenskaya veya Lena atı olarak isimlendirildiğini belirten Grigoriev, tüm benzerliklerine rağmen bu yavrunun, genetik olarak bugün aynı bölgede yaşayan atlardan biraz farklı olduğunun da altını çizdi. Tayın, zorlu iklim şartlarına sahip bu dönemdeki diyetini anlamak için bağırsaklarını inceleyecek olan ekip, daha sonra da otopsi yapacak. Bu yolla, buzul çağının son dönemlerinde yaşamış hayvanların beslenme alışkanlıklarını anlamayı hedefleyen bilim insanları, sonucu en kısa sürede kamuoyu ile paylaşacaklarını belirtti. Uluslararası araştırma ekibi, yaklaşık 40.000 yıl önce donmuş bu tayın, doğal yollarla oluşmuş bir tuzağa düşerek boğulmuş olma ihtimali üzerinde duruyor. Bilim kurulu tarafından yapılan ölçümler neticesinde, omuz yüksekliğinin 98 cm. olduğu belirlenen yavru at için şu günlerde klonlama hücreleri geliştirilmeye çalışılıyor. Çok iyi korunmuş olan kas dokusunda ve iç organlarda sağlam hücreler bulunması durumunda gerekli materyallerin ortaya çıkacağını ifade eden ekip, sonraki adımda elde edilmesi muhtemel 400 asırlık embriyoyu günümüzde yaşayan bir atın rahmine yerleştirecek. Bu işlemin olumlu sonuçlanması durumunda ise, 2 haftalık ömrü talihsiz şekilde sonlanan tay, 40.000 yıl sonra bir başka anneden yeniden doğarak hayata gözlerini açacak. MEHMETCAN KANIK CEHENNEM ÇUKURU... TAYIN BULUNDUĞU HALİ... TAY ÜZERİNDE YAPILAN İNCELEMELER... BUZUL ÇAĞI DÖNEMİ CANLILARI...

RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=