2019_Subat
55 TJK’NIN SESİ ŞUBAT 2019 ebe kısrağın uterusunun (rahmi) içinde, gebelik süresi boyunca, göbek kordonu fetus (tay) ile plasenta arasındaki bağlantıyı kurar. Bu kordon yardımı ile büyümekte olan tayın gereksinim duyduğu besin maddeleri ve oksijen taya ulaştırılır. Tay doğduğu zaman, göbek kordonu doğum sırasında kopar. Tayın karın bölgesine giren kan damarlarını içeren bu açıklık (göbek deliği) doğumda genellikle kasılıp büzülür ve daralır. Bazı durumlarda, doğum sırasında göbek kordonu hızla çekilir veya normal olarak kopması zor olabilir. Göbek deliğinin çevresindeki yumuşak dokular çok gerilebilir, uzatılabilir veya yırtılabilir. Dokuların zedelenmesi ile birlikte bu açıklık tam olarak kapanmayabilir. Diğer bazı durumlarda da, travmatik nedenler, genetik özellikler ve bölgedeki karın kaslarının gelişmesindeki aksaklıklar, göbek kısmında boşluk oluşmasına ve göbek deliğinin kapanmamasına neden olur. Çok ender görülen bir durum da, kısrağın ayakta doğum yapması veya doğum sürecinde tay dışarı çıkarken kısrağın yattığı yerden ayağa kalkmasıdır. Birdenbire gelişen doğum sancıları ile kısrak yatmaya fırsat bulamadan tay doğarsa, annesinin arka tarafında göbek kordonundan asılı kalabilir. Zorlanan göbek kordonu çevresindeki dokularda (özellikle karın kasları) yırtılmalar meydana gelebilir. Göbek deliği tam anlamıyla kapanamadığı için açık kalır. Taylardaki göbek fıtığının tanınması çok kolaydır. Göbek kordonunun kopması sırasında çeşitli nedenlerden dolayı meydana gelen açıklık, doğumdan sonra tay ayağa kalktığı zaman farkedilebilir. Tam göbek kordonunun taya bağlandığı bölgede, deri altında değişik büyüklüklerde olabilen, içi su dolu balon gibi şişkinlik veya kabarıklık şeklinde görülür. Bu şişkinlik, içinde barsakların bir kısmını ve periton denilen karın zarını bulunduran göbek fıtığıdır. Yapısı kese biçimindedir ve içinde taşıdığı tayın barsaklarından dolayı şişkin gözükür. Tay ayakta dururken, fıtık kesesinin üst tarafında karın duvarında fıtık deliği bulunur. Fıtıklaşan organlar, karın boşluğuna itildiği zaman, bu delik dışardan parmak ile hissedilir. Taylardaki göbek fıtığı göze hoş görünmemesinden çok, içine hapsettiği barsakların boğulması veya düğümlenmesi ve kan akışının engellenmesi riskini de taşır. Fıtık bölgesindeki barsaklara kan akımının kesilmesi sonucu, doku ölümleri başlar. Bu durum sonuçta tayın ölümüne kadar gidebilir. Veteriner hekimler fıtık tanısından sonra, fıtığın büyüklüğüne bakarak, sağıtımın gerekip gerekmediğine karar verirler. Taylarda görülen doğumsal göbek fıtıkları, bazen bir parmağın bile giremeyeceği kadar küçük deliğe sahip olabilirler. Bu tip fıtıklar zaman geçtikçe kendi kendine kapanır. Göbek fıtığının sağıtımında pek çok seçenek vardır. En yaygın sağıtım, kansız yapılan sıkıştırma yöntemidir. Bu tarz sağıtımda tay anestezi altına alınarak hareket etmesi engellenir. Fıtık kesesi içindeki karın organları (çoğunlukla barsaklar) yavaş ve dikkatli şekilde karın boşluğu içine doğru itilir. Sonra fıtık bölgesindeki bollaşmış ve gevşek durumdaki deri kısmına bir kıskaç veya elastik halka takılarak kelepçe gibi dışarıdan kapatılır. Bölgeye takılan kıskaç, fıtık açıklığını kapatacak, tekrar açılmasına engel olacak ve boşluğun skatriks (nedbe) dokusu ile adeta mühürlenerek kapanmasını sağlayacaktır. Anestezinin etkisi geçip, tay kendine gelince genel durumu kontrol edilir ve tekrar kısrağın yanına dönmesine izin verilir. Annesinden ayrılmamış taylara bu işlem yapılacaksa, müdahale sırasında kısrağın tayı görebilmesi, her ikisinin de sakin durması açısından yararlı olabilir. Tayın fıtık bölgesine kıskaç takılmasından yaklaşık bir hafta on gün sonra, sıkıştırılmış deri parçası kan akımından yoksun kaldığı için beslenemeyecek ve kuruyup düşecektir. Bu yöntemin en çok tercih edilen sağıtım şekli olmasının nedeni, kesme işlemi yapılmadığı ve dolayısıyla kansız biçimde gerçekleştirildiği içindir. Böylece fıtık bölgesi en az risk ile iyileştirilmiş olur. Buna rağmen bazı veteriner hekimler, göbek fıtığına müdahale etmeden önce, ahır çevresindeki sinek sayısının azalması için havaların soğumasını önermektedir. Bu sayede fıtık bölgesindeki sıkıştırılmış deri parçası kopup düştükten sonra, bölgenin mikrop kapması ve enfeksiyon riski azaltılmış olur. Büyük fıtık kesesi içindeki barsakların düğümlenmesi, boğulması veya katlanması durumunda mevsim değişikliği gibi nedenler beklenmeden tay hemen açık operasyona alınmalıdır. Steril koşullarda çalışılır ve operasyon sonrası fıtık bölgesinde asepsi kurallarına uyulursa, herhangi bir kontrendikasyon olmadan iyileşme sağlanır. Doğumdan sonra göbek fıtığı görülen taylarda, fıtık bölgesinde normal koşullarda kanama, enfeksiyon ve yangı belirtileri olmaz. Eğer bu belirtilerden biri bile görülürse, hemen veteriner hekime başvurmak gerekir. Yeni doğan taylarda göbek fıtığı oluşmaması için bazı basit önlemler almak yararlı olur. Öncelikle göbek bölgesi ve göbek kordonuna dikkatli yaklaşmak ve muamele etmek gerekir. Bu bölge her türlü basınç ve baskıdan uzak tutulmalıdır. Doğum sonrası göbek kordonunun dışarıdan müdahale edilmeden doğal şekilde kopması çok önemlidir. Doğum sırasında ve sonrasında, hiç bir zaman göbek kordonu çekilmemelidir. Eğer kendiliğinden kopmuyorsa, bu işten anlayan bir hara görevlisi veya veteriner hekim kordonun uygun yerini bulup, her iki taraftan sıkıca kavrayarak kopuncaya kadar büker. Bükülen kordon genellikle kolayca kopup ayrılır. Kıskaç veya elastik halka kullanılarak sıkıştırılmış fıtık bölgesi, işlemden sonra hergün kontrol edilmelidir. Bu yöntemin başarı şansının yüksek olması, yaygın bir şekilde kullanılmasını sağlamıştır. Fakat veteriner hekimler, tayın ilgililerini olası risklere karşı bilgilendirmelidir. Kıskacın veya elastik halkanın gevşediği veya yeterince sıkı olmadığı durumlarda ve enfeksiyon belirtileri görüldüğünde, veteriner hekime haber verilmelidir. Ben daima şuna inanmışımdır ki, her birimiz hiç olmazsa yoksulluğun bir parçasını sona erdirebilmek için küçük bir şey yapabilir. Albert Schweitzer G
Made with FlippingBook
RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=