2019_Subat

ngel atlama, çeşitli konumlarda hazırlanmış engelli bir parkur üzerinde yarışmacı ve at ikilisinin denendikleri ve bu sayede atın engele karşı olan dikkatini, atlamadaki kudret, kabiliyet ve itaatini, binicisinin ise denge, uyum ve yumuşaklık esasları dahilindeki hissiyat ve becerisini ortaya çıkartan bir yarışma disiplinidir. Biniciler, birbirlerine yakın mesafede konumlandırılmış olan 10 - 13 adet yapay engeli, ceza puanı almadan en kısa sürede aşmaya çalışırlar. Yarışmalar, bireysel veya takım olarak iki kategoride değerlendirilir. 3 adet eleme turundan sonra, finale kalacak olan 20 binici belirlenir. Bu 20 binici de 2 tur olarak düzenlenen final müsabakasında mücadele ederler. Her iki final müsabakasında elde edilen puanlar toplanır, puanı en yüksek olan ve en az ceza puanı alan sporcu birinci ilan edilir. Bu disiplin, 18’inci yüzyılda, İngiltere’deki açık arazilerde, tilki avcıları arasındaki rekabet sayesinde ortaya çıkmıştır. Bu arazileri, birbirinden ayırmak için dikilen çitlerin boyu uzadıkça, atlama yeteneği olan atlara ihtiyaç duyulmuş, en iyi atı seçmek için de yarışmalar düzenlenmiştir. Günümüzde kullanılan atlama tekniği, “Modern Biniciliğin Babası” olarak bilinen İtalyan binici Federico Caprilli tarafından bulunmuştur. Bu teknik bulunmadan önce, biniciler bir engeli atlamak için atın üstünde arkaya doğru yaslanıp, dizginleri sertçe çekiyorlardı. Bu pozisyon da atlar için hiç konforlu olmuyordu. Caprilli’nin geliştirdiği teknik ise, çok daha doğal olan ve günümüzde uluslararası olarak kullanılan “Öne Oturma” tekniğidir. Engel atlama disiplininde, ordularda görev yapan biniciler, uzun bir süre zirvede kaldılar. Fakat, teknolojinin ilerlemesiyle beraber, mekanize birlikler artınca, atlı birliklere verilen önem de nispeten azaldı. Bunun sonucu olarak, podyumda sivil sporcuları da görmeye başladık. Ordu takımlarının önemini kaybetmesi, kadınlar için de bir fırsat oldu ve 1956 yılında Stockholm’de düzenlenen Olimpiyatlarda, ilk defa bir kadın sporcu engel atlama disiplininde yarışma şansını elde etti. Binicilik yarışmalarına katılan atletler, genel olarak her yıl değişir. Çünkü, bir atlet olimpiyatlarda yarıştıktan sonra, 4 yıl içinde daha iyi performans gösteren başka bir sporcu olursa, bir öncekinin yerini alır. Fakat, olimpiyatlarda Kanada adına yarışan Ian Millar 9 defa, İtalyan D’ Inzeo kardeşler 8 defa, Amerika’lı Michael Plumb ise 7 defa olimpiyatlarda ülkesini temsil etmiş sporculardır. Ian Miller, bütün spor dalları arasında, en çok olimpiyata katılma rekorunu kırmış bir sporcudur. İlk defa, 1972 yılında Almanya’da düzenlenen oyunlara katılan Ian Miller, 2012 Londra Olimpiyatları’na kadar, her 4 yılda bir ülkesini temsil etmiş başarılı bir sporcudur. İlk madalyasını ise, 2008 yılında Beijing’de düzenlenen oyunlarda almıştır. İkinci olup, gümüş madalyasını aldığı sırada 61 yaşında olan Ian Miller, bütün olimpik spor dalları için bir istisna oluşturmaktadır. E ATLARIN OLİMPİYAT TARİHİNDEKİ YERİ Atlar, Olimpiyat Tarihi’ndeki yerlerini, ilk defa İ. Ö. 680 yılında düzenlenen Antik Olimpiyat Oyunları’nda almışlardır. Atlar ile çekilen araba yarışlarından yüzyıllar sonra, modern oyunların başladığı 1896, 1900, 1904 ve 1908 yıllarında düzenlenen olimpiyatlara katıldılar. Engel atlama, at terbiyesi ve 3 günlük yarışma disiplinlerinde düzenlenen ilk başarılı organizasyon ise 1912 yılı Olimpiyatları’nda gerçekleşmiştir. O tarihten günümüze kadar, olimpiyatlarda binicilik spor dalında yarışan 2067 binici, 65 farklı ülke adına mücadele etti. IAN MILLER 53 TJK’NIN SESİ ŞUBAT 2019 1. Bir engelin düşmesi, suya basılması veya havuz engelinin iniş tarafında sınırları belirleyen çıta üzerinde iz bırakılması 2. İtaatsizlik 3. İz şaşırma 4. Atın ve / veya sporcunun düşmesi 5. İzinsiz yardım alınması 6. Belirli zamanın veya en fazla zamanın aşılması CEZA PUANLARI

RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=