2019_Subat

46 TJK’NIN SESİ ŞUBAT 2019 GENÇLIK YILLARIMIZI ÖZLÜYORUM… Biz buradan Rahvan atlarımıza binerdik, Ordu’ya at sırtında gidip, yarışımızı yapıp, tekrar döner geri gelirdik. Ona keza, Samsun’a da aynı şekilde at sırtında gider gelirdik. Zaten atlarımız hep yanı başımızdaydı. Ya ahırlarımız evin altındaydı ya da ahırı olan komşularımızın orada kalırdı. Atlarımızla hep iç içe yaşardık. O günler çok güzeldi ve bir daha geri gelmez. Teknoloji geliştikçe insanlar erimeye başladı. O yıllarda gittiğimiz şehirlerde yeni dostluklar edinir, misafir olurduk. Artık bu işler bitti. KULÜBÜMÜZÜN DESTEĞE İHTIYACI VAR… Burada çok eksiğimiz var. Özellikle geçirdiğimiz sel felaketinden sonra sahamız bakımsız kaldı. Selden sonra iki yarış yaptık ama zorla oldu. Bir sürü riskler aldık. Mesela buraya misafir gelen atçı arkadaşlarımızı ağırlayacağımız misafirhanemiz artık yok. Neden? Çünkü futbolculara verildi. Burası bir Atlıspor Kulübü, ne kadar spor tesisi olsa da atçılıkla futbol bu kadarcık bir alanda beraber yürümez. Bu sefer ne oluyor, dışarıdan gelen misafirlerimize de mahcup oluyoruz ve burayı layıkıyla kullanamıyoruz. BU COĞRAFYADA HERKES ATLARI SEVER… Karadeniz halkı 7’den 70’e atçılığa çok meraklıdır. Keşke bir hipodrom da buraya açılsa. O kadar güzel olur ki… Bakın, at deyip geçmeyeceksiniz; At, peygamberimizin Burak’ı… At, Hz. Ali’nin Düldül’ü… Bazıları atı sadece taşımacılıkta iş hayvanı diye kullanıldığını sanıyor ama değil. At, kutsal bir hayvandır. SON OLARAK… Ben Rahvan at yarışlarına sahip çıkılmasını istiyorum. Bu bizim kültürümüz. Atalarımız at sırtında bu vatanı kurtarıp bizlere emanet ettiler. Kimse diyemez ki, atsız bir savaş kazanıldı. Bizler atlarımızı çok seviyoruz ve o kutsal hayvanların hak ettiği kıymeti görmesini istiyoruz.

RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=