2019_Ocak

57 TJK’NIN SESİ OCAK 2019 inicilik branşı hakkında bilgi vermeden önce, toplamda 48 farklı spor dalında müsabakalar düzenlenecek olan bu muhteşem organizasyonu biraz daha yakından tanıyalım... OLIMPIYAT OYUNLARININ TARIHÇESI Dünyada 4 yılda bir düzenlenen Olimpiyat Oyunları’nda din, dil, ırk ayrımı gözetilmeksizin tüm sporcular bir araya gelir. Bu spor şöleninde kurallara bağlı kalarak, dürüstçe ve kardeşçe bir yarışın içine girilir. Günümüzde yapılan Modern Olimpiyat Oyunları’nın kökeni, Antik Yunan’da yapılan şenliklere dayanır. İlk olimpiyatlar da Eski Yunan’da Tanrı Zeus adına yapılan şenliklerdir. M. Ö. 776 yılında, Yunanistan’ın Olimpia Bölgesi’nde, Isparta Kralı Likorgos’un da önerisiyle yapılan şenlikler, tarihteki ilk olimpiyat oyunlarını temsil eder. O zamanlar 32 metre genişliğinde ve 192 metre uzunluğunda bir pistte, sadece 1 gün süren koşulardan oluşan oyunlara, sonraları değişik mesafelerde yarışlar, disk ve cirit atma, uzun atlama, boks, güreş, atlı araba yarışları gibi branşlar eklenerek şenliklerin süresi 5 güne çıkarılmıştır. İlk başlarda, ölülerin ruhlarının 8 yılda bir dirileceği inancıyla 8 yılda bir düzenlenen oyunlar, daha sonra 4 yılda bir yapılmaya başlanır. Sadece Yunanlı erkeklerin katılabildikleri yarışlar, çıplak olarak yapılır ve kadınlar tarafından seyredilemezdi. Oyunlara katılan yarışmacılar, 10 ay önceden çalışmalara başlar, şenliklerden 1 ay önce de Elius’a gelerek rakipleriyle birlikte sıkı bir çalışma içine girerlerdi. Oyunlarda yarışmacılara ödül olarak zeytin dalından yapılmış çelenkler takılırdı. M. Ö. 146’da Yunanistan’ın Romalılar tarafından işgal edilmesi üzerine oyunlar Atina’ya alındı. M. S. 392 yılında Bizans İmparatoru 2. Theodosius, Olimpiyat Oyunları’nın yapıldığı stadyum ve tapınakları yıkarak, olimpiyat geleneğine son verdi. Ayrıca, M. S. 522 & 551 yıllarında yaşanan iki deprem ve sel felaketi de bu tesislerde büyük hasar meydana getirerek Eski Olimpiyat Oyunları’nın izlerini büyük ölçüde ortadan kaldırmıştır. Modern Olimpiyatlar’ın kurucusu Baron Pierre de Coubertin’dir. İlk Modern Olimpiyat da 1896 yılında, Atina’da düzenlenmiştir. OLIMPIYAT SEMBOLLERI Olimpiyat Oyunları’nın simgeleşmiş parolası latince olan citius, altius ve fortius sözcüklerinden oluşmaktadır. Modern Olimpiyat Oyunları’nın kurucusu Baron Pierre de Coubertin, arkadaşı Rahip Didon’un öğretmenlik yaptığı okulun bayrağına yazdırdığı bu sözcükleri Olimpiyat Oyunları ruhuna uygun bulduğundan aynen almış ve simge yapmıştır. Bu üç latince sözcük, “Daha hızlı, daha yüksek, daha güçlü” anlamlarına gelen, “CITIUS - ALTIUS - FORTIUS”tur. OLIMPIYAT BAYRAĞI Olimpiyat Oyunları’nın bayrağı, beyaz zemin üzerine iç içe geçmiş beş ayrı renkteki, halkalardan oluşur. Dünyanın beş kıtasının, dostluk ve sevgi duyguları içinde birbirine bağlanmasını simgeler. Önceleri, halkaların renkleri kıtalara göre değerlendirilirken, daha sonra Uluslararası Olimpiyat Komitesi bu beş rengin Olimpiyat Oyunları’na katılan üye ülkelerin bayrak renklerini simgelediğini açıklamıştır. Olimpiyat Bayrağı, 1920 Anvers Oyunları’ndan bu yana dalgalanır. OLIMPIYAT YEMINI Olimpiyat Oyunları’nın açılış töreni sırasında oyunlara katılan bütün sporcular Olimpiyat Yemini ederler. Bu yemini, organizatör ülkenin ünlü bir sporcusu, bütün sporcular adına söyler. Yemin şu şekildedir: “Olimpiyat Oyunları’nda, ülkemin şerefi ve sporun zaferi için kurallara uyarak dürüst yarışacağımıza ve gerçek sportmenlik ruhu içinde mücadele edeceğimize ant içeriz.” OLIMPIYAT MEŞALESI Olimpiyat Meşalesi, Yunanistan’ın Olemp Dağı’nda, güneş ışığından dev mercekler vasıtasıyla tutuşturulur. Meşale, oyunların yapılacağı ülkeye kadar elden ele teslim edilmek suretiyle, geçtiği ülkelerin atletleri, tanınmış isimleri, güvenlik güçleri gibi birçok kişi tarafından taşınmakta ve taşınan bu meşale ile olimpiyat yapılacak stadyumdaki dev meşale tutuşturulmaktadır. Açılış töreninde yanan meşale kapanış töreni sonuna kadar sönmez. Olimpiyat Meşalesi, 1936 Berlin Oyunları ile olimpiyat tarihine girmiştir. OLIMPIYAT MADALYASI Herkesin merak ettiği konulardan biri de şüphesiz madalyaların gerçek altın olup, olmadığıdır. Olimpiyat Oyunları’nda birinciliği kazanan sporculara altın, ikincilere gümüş, üçüncülere de bronz madalyalar takılır. Madalyaların altın ve gümüş olanları kaplamadır. 60 milimetre çapında ve 3 milimetre kalınlığındaki bu madalyaların bir yüzünde, 1928 yılında İtalyan sanatçısı Gossoioli tarafından çizilen, elinde zafer çelengi tutan Zafer Tanrıçası Nike’ın kabartması yer alır. Madalyanın arka yüzünde ise, olimpiyatı düzenleyen ülkenin amblemi bulunur. Binicilik yarışmalarına katılan atletler, genel olarak her yıl değişir. Fakat, olimpiyatlarda Kanada adına yarışan Ian Millar 9 defa, İtalyan D’ Inzeo kardeşler 8 defa, Amerika’lı Michael Plumb ise 7 defa olimpiyatlarda ülkesini temsil etmiş sporculardır. Bu sayımızda, olimpiyatlar hakkında genel bilgiler verdim. Önümüzdeki sayıdan itibaren, atların olimpiyatlardaki yerini ve binicilik spor dalının, at terbiyesi, engel atlama ve üç günlük yarışma adlı disiplinlerini biraz daha yakından tanıyacağız... B

RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=