2019_Ocak

55 TJK’NIN SESİ OCAK 2019 özlerime, tüm atçılık camiasına sağlıklı ve mutlu bir yıl dileyerek başlamak istiyoryum... Atların ön ayaklarında diz eklemi ile topuk (molet) eklemi arasında kalan incik kemiğinin iç veya dış tarafındaki bölgede, farklı büyüklüklerde görülen kemik şişkinliklerine splint adı verilmektedir. Atçılar arasında ise “kemik çıkardı” denir. Ata ön taraftan bakıldığında daha açık seçik görünen bu şişkinliklerin kaynağı kemik dokusudur. Çoğunlukla diz ekleminin üç - dört parmak altında görülen bu tür kemik çıkıntıları veya kemik üremeleri, incik kemiğinin dış tarafından daha çok iç tarafında meydana gelir. Erken müdahale edilmez ise kalıcı duruma gelir, yarış atının değerini düşürür ve antrenmandan geri kalmasına neden olur. Hem Arap hem de İngiliz atlarında, daha çok gelişme dönemindeki safkanlarda görülür. Haradaki taylarda görülmesi, beslenme yetersizliği veya dengesizliğine bağlanır. Çalışan atlarda ise, ağır antrenmanın bu olaya neden olduğu bildirilmektedir. İncik kemiğinin iç ve dış taraflarında tali kemikler vardır. Bunlara 2. (içteki) ve 4. (dıştaki) metacarpal kemikler de denir. Tali kemikler ile incik kemiği (3. Metacarpal kemik) arasında her iki tarafta interosseous ligamenti yer alır. Bu ligament, sıkı bağ dokudan oluşmuştur ve tay erişkin yaşa gelince kemik gibi sertleşir. Kemikleşen söz konusu ligament, incik kemiği ve tali kemikler ile birleşir. Genellikle kemiklerin kaynaşması 4 yaşındaki atlarda tamamlanır. İç ve dış taraftaki tali kemikleri incik kemiğine bağlayan ligamentlerde yırtılma veya kopma olursa, bunun sonucunda o bölgede şişkinlik ve diğer yangısal belirtiler ile o ayakta topallık ortaya çıkabilir. İncik kemiğinden bağımsız olarak her iki tali kemikte de biraz hareket yeteneği vardır. Her kemikte olduğu gibi, tali kemiklerinin yüzeyi de ligamentlerin yapıştığı periost denilen yumuşak doku ile kaplıdır. Ligamentler üzerindeki baskı ve gerilme, kemiğe yapıştığı bölgeye de iletilir ve kemik yüzeyinde reaksiyon başlar. Periost dışarıya doğru kavis yapar. Yarım daire şeklinde yeni kemik oluşur. Tali kemik ile incik kemiği arasındaki kemik üremelerinin saptanması daha zordur. Düzenli şekilde ve yavaş tempoda her gün çalışan, üstelik antrenmana başlayalı daha birkaç ay olmuş taylarda, bazen çalışırken veya antrenman bittikten sonra hafif bir topallık görülür. Yedek veya binek yapılırken görülmemesine rağmen, tırıs veya kenter yaparken tay topallayabilir. Veteriner hekim veya atın ilgilisi, bacaklarına elle dokunursa, tayın geri çekildiği, muayene ettirmek istemediği, hatta korktuğu fark edilir. Böyle durumlarda yeni kemik çıkmasından şüphe etmek gerekir ve röntgen çekilirse, yeni kemik oluşumu görülebilir. Yeni kemik oluşumları, önce yumuşak doku şişkinliği ile başlar. Daha sonra yumuşak doku sertleşip kemikleşerek, kemik şişkinliğine dönüşür. İncik kemiğindeki anormal kemik çıkıntılarının çoğunluğu interosseus ligamentinden kaynaklansa da kemiğe dışarıdan gelen darbe, çarpma ve vurma sonucu veya kırıkların iyileşmesi sırasında da oluşur. İki yaşındaki İngiliz tayları veya üç yaşına henüz girmemiş Arap tayları, kapasitelerinin üzerinde taşıyamayacakları şekilde ağır antrenman yaparlarsa, bu tip anormal kemik çıkıntılarının görülmesi kaçınılmaz bir sonuçtur. Antrenmandan başka, çeşitli risk faktörleri de böyle kemik üremelerine yol açar. Örneğin, diz ekleminin birinin veya ikisinin birden dönük olması, tırnakların dışa dönük olması (Charlie Chaplin’in ayakları gibi) dengesiz tırnak yapısı, mineral madde eksiklikleri veya yetersizlikleri ve aşırı beslenme. Bu etkenler arasında yer alan ayaklardaki yapısal bozukluklar (çarpıklıklar) ve tırnağın dengesiz olması, atın ayaklarını sağa sola çarpmasına ve darbe sonucu kemiğin de dış yüzeyinden başlayan (periostitis) üremeye neden olur. Çok sert zeminde atı çalıştırmak da kemik üremelerine yol açabilen riskli bir iştir. Yarış atlarında süspansör ligamentlerin aşırı gerilmesine bağlı olarak, tali kemikler tırnağa yakın tarafta bulunan serbest uç kısımlarından kırılabilirler. Bu kırıklarla ilişkili olarak, aynı bölgede kırıkların iyileşmesi sırasında kemik çıkıntıları meydana gelir. Daha az görülen bir durum da şöyle olur: Hızlı koşu sırasında binici veya jokeyin aniden dizginleri çekmesi ile atı durdurmaya çalışması veya aniden sert dönüşler yapması sonucu, atın adımlarındaki karışıklık ve dengesizlik yüzünden, kemiklerin farklı bölgelerine her zamankinden değişik oranda ve daha fazla ağırlık ve basınç gelir. Bu da başta kemik üremeleri olmak üzere kırık, çatlak, burkulma ve kopma gibi sonuçlar doğurur. Küçük kemik üremeleri gözden kaçabilirse de büyümüş olanlar hemen fark edilir. O bölge normalden sıcak, bastırıldığı zaman ağrılı ve şişmiştir. Zaman geçtikçe yangının azalmasıyla birlikte, başlangıçta hissedilen ağrı duygusu hafifler. Şişkinlik sertleşir, sabit kalır ve bir süre sonra soğuyarak ağrısız duruma geçer. Atın topallaması genellikle orta düzeydedir, yürüyüşü normal görünse de tırısa kalkınca topallamaya başlar. Yumuşak zemine oranla, sert zeminde çalışan atlarda topallık daha belirgin şekilde ortaya çıkar. Kemik üremesi küçük ise, topallık ara sıra görülür. Yangı kronik hale geçince, atın topallaması da azalabilir. Ağrı ve şişkinlik gibi klinik belirtiler, incik kemiklerindeki üremelerin tanısına yeterlidir. Fakat, röntgen çekilerek, oluşan yeni kemik çıkıntısının kökeni, yayılışı, boyutu ve tali kemik kırığı olup olmadığı hakkında kesin bilgi verir. Kalıcı topallığa yol açan süspansör ligament hasarının varlığı için, ultrason çekilmesi gereklidir. Topallığın kaynağını belirlemek için bölgesel anestezi yapılabilir. Tali kemik ile süspansör ligament arasındaki kemik üremelerinin tam tanısı ve oluşabilecek sonuçları değerlendirmek için nükleer sintigrafi ve bilgisayarlı tomografi gibi gelişmiş tanı tekniklerinden olanaklar ölçüsünde yararlanılır. İncik kemiğinde oluşan kemik çıkıntılarının sağıtımı için önce buzlu bandaj ve hortum ile soğuk su tutulması gibi bölgesel soğuk uygulamaları yapılır. Böylece o bölgedeki yangı ve şişkinlik azaltılacaktır. Nonsteroid antiinflamatuvar (ağrı kesici, yangı giderici) ilaçlar, oral veya enjeksiyon şeklinde kullanılabilir. Kronik duruma geçmiş ve soğumuş kemik üremelerine koterizasyon (sıcak dağlama) sıvı azot ile kriyoterapi (soğuk dağlama) ve blister (yakıcı, irkiltici ilaçlar, vezikan) uygulanabilir. Her birinin tekniği ve iyileştirme süreci farklıdır. Burada amaç, kronik duruma geçmiş olayı tekrar akut şekle dönüştürmek, bölgeye gelen kan akımını arttırmak ve iyileştirmeyi hızlandırmaktır. Operatif sağıtım, en son çare olarak düşünülmektedir. Çünkü operasyondan sonra, kemik yüzeyinde tekrar reaksiyon meydana gelip, yeniden kemik üremesi oluşma riski vardır. İşi bilen yapar, Az bilen akıl verir, Bilmeyen eleştirir, Yapamayan çamur atar… Konfüçyüs S SAĞ ÖN İNCİK KEMİĞİNDE ÜREME...

RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=