2019_Ocak

42 TJK’NIN SESİ OCAK 2019 ‘‘ İnsandan sonra yaratılan en değerli varlık olan atlar, tarih boyunca önemini korumuştur. Arap Yarımadası’nda, 1900’lü yıllar ve öncesi hakkında edindiğimiz bilgiler, bu kıymetli canlıların hayatımızdaki önemini bir kez daha gözler önüne sermektedir... O yıllarda, Suriye’de yetişen atlar, Mısır gibi Afrika ülkelerinde, Asya’da ve hatta Avrupa’da ilgi görmüştür. Hem Irak hem de Suriye topraklarında yetişen taylar, önce Urfa veya Mardin’in güneyinde kalan bölgeye götürülür, bu topraklarda istenilen yaşa geldikten sonra Bağdat’a, oradan da Hindistan’a sevk edilirlermiş. O dönemde yazılan eserleri incelediğimizde, Arapların asil kısraklarını elden çıkartmak istemediklerini ve sadece kendi aralarında alıp - sattıklarını ve hatta, kısrakların ihracatının önüne geçmek için Suriye’nin güney taraflarında satılan kısrakların Şeria Nehri’ni geçmemesi, denize inmemesi gibi şartlar koyduklarını görmekteyiz. Yine bu dönemde kısrakların ne kadar değerli olduğunu gösteren bir başka gelenek de, “Metani” adı verilen bir usüldür. Metani, kısrağı satın alan veya sadece aşım yaptırmak isteyen kişinin, ilk üç doğumda dişi tay doğarsa, bu tay veya tayları, kısrağın sahibine veya satın aldığı kişiye vermesidir. Bu nedenle kısrağı satın alan kişinin, aşım yapacağı aygırı, kısrağın sahibine bildirmesi gerekir. Aşım sonrasında doğan tay, on günden sonra ölürse zarar ilk sahibe, on günden önce ölürse ikinci sahibe aittir. Dikkat çeken bir başka konu da at sahipliğinde ortaklık ile ilgilidir. Arabistan’ın at ticareti, sadece Suriye ile Irak’a mahsustur. Eğer o dönemlerde yaşayan bir at sahibi olsaydınız, bir aygırın veya bir kısrağın yarısına veya bir ayak olarak adlandırılan dörtte birine sahip olabilirdiniz. MUSUL VILAYETI Dünya haritasını incelediğimizde Mardin İlimiz’in, Darley Arabian’ın doğduğu Suriye - Halep ile o zamanlar atçılığın bir diğer önemli merkezi olan Irak - Musul’un arasında, biraz daha kuzeyinde yer aldığını görebiliriz. Hem Suriye’de hem de Musul’daki atlar, Mardin’in sınırdaki Nusaybin İlçesi’nden başlayıp, güneye doğru uzanan otlaklarda yetiştirilmişler ve hatta, her yıl ilkbahar ve sonbaharda, İstanbul’un çeşitli yerlerinde düzenlenen at yarışlarına katılmışlardır. 1900’lü yılların başlarında, bu yarışların düzenlenmesi için 30.000 Kuruş tahsis edilmiştir, koşuya uzak yerlerden iştirak edecek olan subaylar ve atların nakliyatı için Harbiye Nezareti celilesi tarafından ciddi bir yardım, kolaylık ve imkan sunulmuştur. İhsan Abidin Akıncı, Osmanlı Atları adlı eserinde, Musul Vilayeti hakkında şu notları düşmüştür: “Vilayet, tarım itibarıyla pek parlak bir geleceğe sahiptir. Vilayetin etrafı, gayet mümbit ve mahsuldardır. Dicle, Yukarı Zap, Aşağı Zap Nehirleri’yle sulanır ve suya doyurulur. Vilayetin en mümbit kısmı doğu bölgesidir. Burada, Selçuklular ve Osmanlılar’dan sonra hicret eden Türkistanlı Türkmenler mevcuttur. Bu vilayet dahilinde, Filye-i tayi, Şımar, Hamuvend aşiretleri bulunur. Vilayette bu gibi aşiretlerin ikametinden dolayı ehli hayvanları fazladır. At ve kısrak mevcudu 200.000 kadar tahmin edilmektedir. Vilayet, ekili arazi itibarıyla birinci sınıftan olan Suriye, Ankara gibi başlıca vilayetlerimiz meyanındadır. Hayvanların tamamı son derece iyidir. Fakat, yıllık Hindistan’a vaki olan tahminen 2.000 kadar aygır ihracatı, hayvanların ıslahı emrinin önemini göstermektedir. İyi bir aygır bulmak için kısrak sahiplerinin pek büyük fedakarlıklara katlanması icap etmektedir. Musul’daki hayvanlar, yükseklik itibarıyla küçüktür. 1.40 - 1.56 metre yükseklikte hayvanları her yerde bulmak kabildir. Arap hayvanları burada fazla bir ağırlık ve yüksekliğe sahiptir. Erbil, Süleymaniye, Revanduz taraflarında, Acem hayvanları vardır. Binaenaleyh, vilayet dahilinde Arap ile Acem hayvanlarının ve yine Arap ile yerli hayvanların çiftleşmesinden husule gelmiş güzel mahsuller vardır. Bunlara genel olarak Kürt atları denilmektedir. 37. ADANA AYGIR DEPOSU İÇİN MUSUL CİVARINDAN SATIN ALINMIŞ ARAP AYGIRI. [ZİRAAT NEZARETİ UMÛR-İ BAYTARİYYE MÜDİRİYYETİ KOLEKSİYONU]

RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=