2019_Ocak
31 TJK’NIN SESİ OCAK 2019 t yolculuğumda yaş, ırk, cins ayrımı gözetmeyen bir rota çizdim. Bu rota üzerinde “At”ın bulunduğu noktalarda duraklayarak yol aldım ve şimdi de at sevenlere TJK’nın Sesi’ndeki köşemden seslenebildiğim için çok mutluyum. Bundan sonrası için de hedefim; “At dünyasına dair ne varsa; yarışçılık, binicilik sporunun diğer dalları ve atların hayatımızda sanat kültür ve terapi içeren rollerini, endüstriyel katkılarını ortaya çıkarma ve paylaşma yolunda sizlerle birlikte yürümek” diye belirledim. İLK DURAĞIMIZDA ENDURANS VARDI At ve biniciliğin her dalı elbette kendine has özellikler taşımaktadır. Endurans da binicilik sporunun büyük bir ilgi gören ve hızla gelişen dallarından biridir. Türkiye Binicilik Federasyonu tarafından düzenlenen atlı dayanıklılık (Endurans) yarışmaları, atçılık camiasının yarışmacılarını ve at severleri bir araya getiriyor. Yarışmacılar bakir bir doğanın ortasında sürdürdükleri mücadeleyi, yağmura aldırış etmeden belki de “ıslanmanın keyfine varırcasına” severek ve hissederek sona erdiriyorlar. Atlı dayanıklılık, diğer adıyla enduransın; at ve sporcunun, yarışmanın niteliğine göre değişmekle birlikte 100 - 120 kilometreleri bulan doğal bir parkurda sürat ve dayanma yeteneğinin sınandığı bir müsabaka türü olduğunu gördük. Endurans yarışmasında toplam uzunluk, “lup” da denilen etaplara bölünüyor. Yarışmacılar, bu lupları tamamlayıp veteriner kontrolü için başlama noktasına geliyor. Tüm giriş ve çıkışlar hakemler tarafından izleniyor, kaydediliyor, yönetiliyor. Veterinerler tarafından atların sağlık kontrolleri yapılıyor ve yarışmacıların atlarını nasıl sürdüğü, zarar verip vermediği, atların yarışmayı sürdürüp sürdüremeyeceğine orada karar veriliyor. Buradan çıkardığım ders; “Atlar asla yalan söylemez...” Yarışmanın öğretici yanı; uzun mesafelerde bile atların sağlığına zarar vermeksizin biniş yapabilmek... Yarışma başlangıcında ve lup aralıklarında, atlarımız veteriner kontrolünden geçiriliyor, kalp atım hızına bakılıyor, ayaklarda sakatlık, aşırı terlemeye bağlı sıvı kaybı var mı? diye bakan hakemler, yorulmaya karşı da emin olarak, yarışmaya devam ya da eleme veriyor. Aslında buradaki sihir, atlarımızın kapasitesini zamana ve mesafeye, doğru dağıtarak bu mücadeleyi tamamlayabilmektir. ATA SEVDALI BAKAN Ata olan ilgisi, sevgisi ve usta biniciliğiyle tanınan Gıda Tarım ve Hayvancılık Eski Bakanı, AK Parti Diyarbakır Milletvekili Sayın Mehmet Mehdi Eker de Endurans yarışmalarına katılan bir isimdir. “Toplum olarak atlı sporlarla daha fazla haşır neşir olmamız lazım” diyen Mehmet Mehdi Eker, Endurans yarışlarıyla ilgili şunları söyledi: “Bu sporda atlar ve sporcular ayrı ayrı lisans alabiliyor. Daha önce farklı mesafelerde yarışmış lisanslı bir sporcuyum. Toplum olarak at ve atlı sporlardan ayrı düştük. Atçılık sadece hipodromlarda yapılan koşudan ibaret, belirli bir sosyal sınıfın sporu gibi yanlış bir algı geliştirilmiş. Benim birey olarak atlarla ilgilenmem ve bir ata lisans almak için yarışmaya katılma sebeplerimden birisi, bu yanlış algıyı kırmaktır. Bunu topluma yansıtmamız için de sadece böyle birkaç faaliyet ile sınırlı tutmamamız lazım.” Biniciliğin genel karakterine de değinen Mehdi Eker, “Binicilik insanın kendi dışındaki bir canlı ile senkronize bir spor yapmasıdır” diyerek sözlerini şu muhteşem cümle ile tamamladı: “Burada amaç sadece yarışmak değil, bizim dışımızda bir canlının ruhunu, psikolojisini doğru anlayıp hissetmek ve bu yolla tabiatı tanımaktır.” Türkiye’de atçılığın en önemli kurumu TJK’nın bir mensubu olarak, ilk durağımda sizlere at ile insan iletişimini ve Endurans yarışmacılığını kısa da olsa anlatmaya çalıştım. Yazımı; “Rotamız At, takipte kalın” diyerek bitirmek istiyorum... A
Made with FlippingBook
RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=